dask

Afyonkarahisar'da "Mehmet Akif Ersoy'da Azimet ve Büyük Taarruz" paneli düzenlendi

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 27.04.2026 - 16:29, Güncelleme: 27.04.2026 - 16:31 121 kez okundu.
 

Afyonkarahisar'da "Mehmet Akif Ersoy'da Azimet ve Büyük Taarruz" paneli düzenlendi

Afyonkarahisar'da "Mehmet Akif Ersoy'da Azimet ve Büyük Taarruz" paneli düzenlendi
AFYONKARAHİSAR (AA) - İstiklal Marşı'nın kabulünün yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen "4 Şehir 4 Mekan 4 Akif Esaretten İstiklale, İstiklalden İstikbale Mehmet Akif Sempozyumu"nun üçüncü oturumu olan "Mehmet Akif Ersoy'da Azimet ve Büyük Taarruz" başlıklı panel, Afyonkarahisar'da gerçekleştirildi. Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) öncülüğünde, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) işbirliğiyle düzenlenen sempozyumun açılışı, AKÜ Eğitim Fakültesi Abdullah Kaptan Konferans Salonu'nda yapıldı. İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, açılış töreninde yaptığı konuşmada, sempozyumun geçmişe yönelik bir anma etkinliğinin çok ötesinde, Mehmet Akif Ersoy'un fikir dünyasının esaret, vahdet, cesaret ve azimet duraklarıyla yeniden keşfedildiği, o sarsılmaz karakterinin günümüze taşındığı bir istikbal yolculuğu olduğunu söyledi. Yiğitbaşı, bu sempozyum yolculuğunun 10 Nisan'da Balıkesir'de, Milli Mücadele'nin birleştirici gücünün hissedildiği müstesna bir mekana, Zağnos Paşa Camii'ne uzandığını belirtti. Balıkesir Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen oturumda, Mehmet Akif Ersoy'un 1920 yılında Zağnos Paşa Camii'nin minberinden yükselen ve Anadolu'nun dört bir yanına dalga dalga yayılan meşhur hutbesinin, "vahdet" düşüncesi ekseninde analiz edildiğini aktaran Yiğitbaşı, şunları kaydetti: "Bu bağlamda Akif'in hakkı yaşatmak ve tefrikayı bırakıp birleşmek üzerine bina ettiği o kutlu çağrı yeniden yankılandı. Sunulan tebliğlerle Akif'in halkın arasına karışarak Kuvayımilliye ruhunu İslam kardeşliğiyle nasıl mayaladığı, zayıflayan toplumsal direnci inançla nasıl yeniden ayağa kaldırdığı derinlemesine incelendi. Balıkesir günleri bir kere daha gösterdi ki, Akif'in kaleminden dökülen mısralar cepheye koşan bir askerin yüreğindeki en güçlü mühimmat, ayrılığa düşmek üzere olan bir milletin ise en sarsılmaz tutkalı olmuştur. Konuşmacılarca vurgulanan vahdet ruhu, aslında bugün de bizlerin üzerinde titrediği birlik ve beraberlik ruhunun, şuurunun sönmez bir nişanesine işaret etmektedir." Azimet kavramı ekseninde Mehmet Akif Ersoy'u anlamanın yalnızca bir şairi ya da mütefekkiri anlamanın ötesinde bir milletin en kritik eşikte nasıl bir dil kurduğunu, nasıl bir duruş sergilediğini ve nasıl bir ahlaki zeminde varlığını sürdürdüğünü kavramak olduğunu anlatan Yiğitbaşı, "Akif için azimet sadece bir kelime değil, kainatta geçerli olan tek kanun olan eylem ve hareketin de kendisidir. O, Allah'ın dahi her an bir yaratış faaliyeti içinde olduğunu hatırlatarak, insanın boş durmasını ilahi kanuna bir isyan olarak görmüştür." diye konuştu. Vali Naci Aktaş da Mehmet Akif Ersoy'un milletin en buhranlı dönemlerinde kalemiyle umut aşıladığını dile getirerek, Ersoy'un sözüyle cesaret verdiğini, parçalanmaya yüz tutmuş gönüllerde birlik duygusunu yeniden tesis ettiğini anlattı. AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ise bazı şahsiyetlerin yalnızca yaşadıkları çağı değil, kendilerinden sonraki asırları da aydınlatan birer kutup yıldızı gibi olduğunu söyledi. Karakaş, "Böyle bir şahsiyet olan milli şairimiz, büyük mütefekkir ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy, milletimizin sinesinden çıkmış, bu coğrafyanın en karanlık, en buhranlı günlerinde umudun ve dirilişin sesi olmuştur." dedi.
Afyonkarahisar'da "Mehmet Akif Ersoy'da Azimet ve Büyük Taarruz" paneli düzenlendi

AFYONKARAHİSAR (AA) - İstiklal Marşı'nın kabulünün yıl dönümü dolayısıyla düzenlenen "4 Şehir 4 Mekan 4 Akif Esaretten İstiklale, İstiklalden İstikbale Mehmet Akif Sempozyumu"nun üçüncü oturumu olan "Mehmet Akif Ersoy'da Azimet ve Büyük Taarruz" başlıklı panel, Afyonkarahisar'da gerçekleştirildi.

Türkiye Büyük Millet Meclisi (TBMM) öncülüğünde, Ankara Sosyal Bilimler Üniversitesi (ASBÜ), İstanbul Sabahattin Zaim Üniversitesi, Balıkesir Üniversitesi, Kastamonu Üniversitesi ve Afyon Kocatepe Üniversitesi (AKÜ) işbirliğiyle düzenlenen sempozyumun açılışı, AKÜ Eğitim Fakültesi Abdullah Kaptan Konferans Salonu'nda yapıldı.

İçişleri Bakan Yardımcısı Kübra Güran Yiğitbaşı, açılış töreninde yaptığı konuşmada, sempozyumun geçmişe yönelik bir anma etkinliğinin çok ötesinde, Mehmet Akif Ersoy'un fikir dünyasının esaret, vahdet, cesaret ve azimet duraklarıyla yeniden keşfedildiği, o sarsılmaz karakterinin günümüze taşındığı bir istikbal yolculuğu olduğunu söyledi.

Yiğitbaşı, bu sempozyum yolculuğunun 10 Nisan'da Balıkesir'de, Milli Mücadele'nin birleştirici gücünün hissedildiği müstesna bir mekana, Zağnos Paşa Camii'ne uzandığını belirtti.

Balıkesir Üniversitesinin ev sahipliğinde gerçekleştirilen oturumda, Mehmet Akif Ersoy'un 1920 yılında Zağnos Paşa Camii'nin minberinden yükselen ve Anadolu'nun dört bir yanına dalga dalga yayılan meşhur hutbesinin, "vahdet" düşüncesi ekseninde analiz edildiğini aktaran Yiğitbaşı, şunları kaydetti:

"Bu bağlamda Akif'in hakkı yaşatmak ve tefrikayı bırakıp birleşmek üzerine bina ettiği o kutlu çağrı yeniden yankılandı. Sunulan tebliğlerle Akif'in halkın arasına karışarak Kuvayımilliye ruhunu İslam kardeşliğiyle nasıl mayaladığı, zayıflayan toplumsal direnci inançla nasıl yeniden ayağa kaldırdığı derinlemesine incelendi. Balıkesir günleri bir kere daha gösterdi ki, Akif'in kaleminden dökülen mısralar cepheye koşan bir askerin yüreğindeki en güçlü mühimmat, ayrılığa düşmek üzere olan bir milletin ise en sarsılmaz tutkalı olmuştur. Konuşmacılarca vurgulanan vahdet ruhu, aslında bugün de bizlerin üzerinde titrediği birlik ve beraberlik ruhunun, şuurunun sönmez bir nişanesine işaret etmektedir."

Azimet kavramı ekseninde Mehmet Akif Ersoy'u anlamanın yalnızca bir şairi ya da mütefekkiri anlamanın ötesinde bir milletin en kritik eşikte nasıl bir dil kurduğunu, nasıl bir duruş sergilediğini ve nasıl bir ahlaki zeminde varlığını sürdürdüğünü kavramak olduğunu anlatan Yiğitbaşı, "Akif için azimet sadece bir kelime değil, kainatta geçerli olan tek kanun olan eylem ve hareketin de kendisidir. O, Allah'ın dahi her an bir yaratış faaliyeti içinde olduğunu hatırlatarak, insanın boş durmasını ilahi kanuna bir isyan olarak görmüştür." diye konuştu.

Vali Naci Aktaş da Mehmet Akif Ersoy'un milletin en buhranlı dönemlerinde kalemiyle umut aşıladığını dile getirerek, Ersoy'un sözüyle cesaret verdiğini, parçalanmaya yüz tutmuş gönüllerde birlik duygusunu yeniden tesis ettiğini anlattı.

AKÜ Rektörü Prof. Dr. Mehmet Karakaş ise bazı şahsiyetlerin yalnızca yaşadıkları çağı değil, kendilerinden sonraki asırları da aydınlatan birer kutup yıldızı gibi olduğunu söyledi.

Karakaş, "Böyle bir şahsiyet olan milli şairimiz, büyük mütefekkir ve dava adamı Mehmet Akif Ersoy, milletimizin sinesinden çıkmış, bu coğrafyanın en karanlık, en buhranlı günlerinde umudun ve dirilişin sesi olmuştur." dedi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.