Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (2)
Bahçeli, MHP TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu: (2)
- "Huzurlarınızda 'Terörsüz Türkiye' hamlesine karşı atılan elim ve şeni iftiraları hem reddediyor hem de mefluç ve müflis muhataplarına misliyle iade ediyorum" - "Ruhları vücutlarından başıboş gezen sipariş ve tasarlanmış milliyetsiz milliyetçiler, sorarım sizlere, terörün sona ermesiyle vasat bulacak şahlanmış Türkiye, tomurcuk tomurcuk açmış barış ve huzur neden uykularınızı bu kadar kaçırıyor" - "Aziz Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, adına eko-sistem denilen, bununla mündemiç organize suç örgütü olduğu ileri sürülen mafyalaşmış bir oluşum tarafından, belediyenin kaynakları, yani devletin parası kullanılarak bedeli mukabilince satın alınmıştır"
TBMM (AA) - MHP Genel Başkanı Devlet Bahçeli, "Huzurlarınızda 'Terörsüz Türkiye' hamlesine karşı atılan elim ve şeni iftiraları hem reddediyor hem de mefluç ve müflis muhataplarına misliyle iade ediyorum." dedi.
Bahçeli, partisinin TBMM Grup Toplantısı'nda yaptığı konuşmada, 17'nci toplantısını yapacak olan Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu'nun artık son düzlüğe girdiğini belirtti.
Komisyon çalışmaları sonucu hazırlanması gündemde olan, sınırları millet-devlet hassasiyeti ve hükümranlık haklarıyla ihata edilmesi gereken yasal, hukuki ve demokratik çerçevenin önümüzdeki sürecin yol haritası olmasının herkesin ortak kanaat ve kararı olduğunu söyleyen Bahçeli, "Bundan sonra İmralı'ya gidecek heyetin teşekkül ve tespitinin yapılması da muhtemeldir. Günlerdir süregelen İmralı'ya gidilsin mi, gidilmesin mi tartışmalarına bir nokta koyulmalıdır." değerlendirmesinde bulundu.
Bahçeli, dürüst ve samimi ölçülerde "Terörsüz Türkiye" hedefinin hayat ve zemin bulması isteniyorsa İmralı'ya gidilmesine ayak sürümenin hiçbir manasının olmayacağını belirterek, şöyle konuştu:
"Sürecin asıl muhataplarından birisiyle doğrudan temas kurulmayacaksa sonuç nasıl alınacak, ilerleme nasıl kaydedilecek? Şayet Meclis'te kurulan Komisyon bu çerçevede karar alamazsa, hiç kimse bu ziyarete yanaşmazsa, herkes üç maymunu oynamanın merakında ısrar ederse, açık açık söylüyorum, alırım yanıma üç arkadaşımı, kendi imkanlarımızla İmralı'ya gitmekten gocunmam, çekinmem, bir masa etrafında yüz yüze gelmekten de imtina etmem. Karanlıkta göz kırpmam, ipe un sermem, söyleyeceğim ne varsa mertçe, özgüven içinde muhatabımın gözünün içine baka baka söylerim."
- "Türkiye'de barış ve huzur neden uykularınızı bu kadar kaçırıyor"
"PKK’nın lağvedilmesinin hitamında bütün kanlı silahların ya teslimi ya da yakılması mukadder bir akıbet olarak önümüzde durmaktadır." ifadesini kullanan Bahçeli, şunları kaydetti:
"Suriye'de SDG/YPG'nin merkezi hükümetle entegrasyon müzakereleri, alınan mesafeler, bazı provokasyonların varlığına rağmen diyalogların günbegün makul bir çizgide seyretmesi kayda değerdir. Suriye Cumhurbaşkanı'nın ABD Başkanı'yla gerçekleşen yapıcı ve olumlu görüşmesi barışçıl arayışları kamçılamasının yanında, 10 Mart Mutabakatı'nın uygulanması için net mekanizmalar üzerinde uzlaşılması memnuniyet vericidir.'Terörsüz Türkiye, Terörsüz Bölge' hedeflerinin neresi kötüdür? Mazisi 41 yılı bulan, esasen ideolojik feyzi 1,5 asra yaklaşan ağır ve silahlı bir musibeti ülke gündeminden tamamıyla çekip çıkarmanın yanlış olan yanı nedir? İşkembeden sallayanları, takılmış plak gibi aynı ezberleri seslendirip duranları terörün bitişi niye rahatsız etmekte, niçin deliye çevirmektedir?
Ruhları vücutlarından başıboş gezen sipariş ve tasarlanmış milliyetsiz milliyetçiler, sorarım sizlere, terörün sona ermesiyle vasat bulacak şahlanmış Türkiye, tomurcuk tomurcuk açmış barış ve huzur neden uykularınızı bu kadar kaçırıyor? Müzakere yokken, mütareke yokken, taviz yokken, teslimiyet yokken, gizli pazarlık yokken, hepsine birden var demek, sürekli çürük tahtaya çivi çakmaya kalkışmak manen, ahlaken ve vicdanen utanç duyulacak bir yüzsüzlük değil midir? Huzurlarınızda 'Terörsüz Türkiye' hamlesine karşı atılan elim ve şeni iftiraları hem reddediyor hem de mefluç ve müflis muhataplarına misliyle iade ediyorum. 'Terörsüz Türkiye'nin mahsurlu olduğunu ileri sürenlere, sizin alternatifiniz, sizin politik vizyonunuz, sizin çağı ve yüzyılı okuyacak milli tasavvur ve teklifiniz nedir diye sormak en tabii hakkımızdır."
MHP Genel Başkanı Bahçeli, boş sallayıp dolu tutmanın kurnazlığında marjinalleşmiş siyasilerle ilgilerinin ve işlerinin olmadığını, olmayacağını belirterek, "Birliğimizi koruyacağız. Dirliğimizi koruyacağız. Beraberliğimizi koruyacağız. Ant olsun, şart olsun, Türkiye'nin ve Türk milletinin ali ve asli çıkarlarından milim de olsa ödün vermeyeceğiz. Hep birlikte Türkiye olduğumuzu sonuna kadar haykıracağız." dedi.
Melez ve kopya edilmiş, ana akım ve kaynaktan tamamıyla kopmuş sözde milliyetçi, sözde demokrat, sözde insan sever, sözde aydınların telkinine aldırmayacak, kaale ve ciddiye almayacaklarını kaydeden Bahçeli, "Doğru bildiğimiz istikamette, sağlam irademizle, aydınlık yarınların izinde kararlılıkla ilerleyeceğiz. Durmayacağız, sinmeyeceğiz, ürkmeyeceğiz, mevzu vatan ve millet olduğu sürece gözümüzü daldan budaktan asla uzak tutmayacağız. Şimdi ülkemizin önemli fertleri olan milletvekili arkadaşlarıma, dava arkadaşlarıma burayı şereflendiren dava insanlarına sesleniyorum İmralı'ya gitmeme izin veriyor musunuz?" ifadelerini kullandı.
Bunun üzerine milletvekilleri ayağa kalkarak Bahçeli'nin sözlerini alkışladı.
- "Hukukun üstünlüğü hepimiz için bağlayıcıdır"
İstanbul Cumhuriyet Başsavcılığının "İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik 3 bin 741 sayfalık iddianamesini hazırlandığını ve mahkemeye sunulduğunu aktaran Bahçeli, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Burada iddianamenin ayrıntılarına girecek değilim. Kaldı ki bu bizim işimiz de değildir. Artık Türk adaleti karar ve hükmünü verecektir. Bundan kaçış ve kurtuluş yoktur. En başta CHP yönetimi olmak üzere, herkesin yargıya saygı duyması, hakim ve savcılara hakaret eden ahlaksız üsluptan sakınması gerekmektedir. Hukukun üstünlüğü hepimiz için bağlayıcıdır. Türkiye Cumhuriyeti bir hukuk devletidir. Herkes hukuk önünde eşittir. Hiç kimsenin ayrıcalığı ve imtiyazı yoktur. Ekrem İmamoğlu ve onunla birlikte yargılanan 105'i tutuklu 407 kişinin hakkında mahkemenin ne diyeceği, nasıl bir sonuca ulaşacağı, hükmü nasıl vereceği yakında belli olacaktır. İddianamenin karalanması CHP'ye bir şey kazandırmayacak, bilakis korku ve kaygının tezahürü olarak değerlendirilecektir. Bu meyanda olmak suretiyle bizim iki konuda samimi ve sahici beklentimiz vardır ve şunlardır: Yargılama hızla tekemmül ettirilmeli, siyasi kuşatmaya alınarak tavsamasına ve tartışılmasına daha fazla müsaade edilmemelidir. Geciken adaletin adalet olmayacağı ortadadır."
- "Başta TRT olmak üzere tüm televizyonlardan canlı yayınlanmalı"
"İmamoğlu çıkar amaçlı suç örgütü"ne yönelik yargılamanın en başta TRT olmak üzere, tüm televizyonlardan canlı yayınlanması gerektiğini ifade eden Bahçeli, "Türk milleti olan biten ne varsa görüp öğrenmelidir. İstanbul Büyükşehir Belediyesini saran devasa boyutlu iddiaların mahkemede görüşülmesi ve duruşma etapların doğrudan takip edilmesi aynı zamanda hukuk ve demokrasi güvenliğimizi de destekleyecektir." diye konuştu.
Bahçeli, iddianamenin ayrıntısına girmeyeceğini belirterek, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Zira her şey kamuoyunda biteviye tartışılmakta, bilen de bilmeyen de gece gündüz ahkam kesmektedir. Ancak bariz ve aşikar olan bir hususun altını kalın şekilde çizmenin de büyük bir ihtiyaç olduğu düşüncesindeyim. O da şudur; Aziz Atatürk'ün kurduğu Cumhuriyet Halk Partisi, adına eko-sistem denilen, bununla mündemiç organize suç örgütü olduğu ileri sürülen mafyalaşmış bir oluşum tarafından, belediyenin kaynakları, yani devletin parası kullanılarak bedeli mukabilince satın alınmıştır. İş bununla da kalmamış, müteakiben Türkiye'nin satın alınması konusunda ahlak ve yasa dışı rüşvet, ihalelerden komisyon ve yolsuzluk fırtınası esmeye başlamıştır. Önümüzdeki cumhurbaşkanlığı seçiminin finansmanı amacıyla dehşet verici, dahası hırs ve ihtirasla perçinli gayri meşru, gayri hukuki bir tertip ve teşebbüsün içine girilmiştir. Zanlılar bellidir, ifadeler ve itirafçılar bilinmektedir. Türkiye'yi satın almak için rüşvet ve yolsuzluk kulvarından mıntıka temizliğine soyunanlar çok geç olmadan yakayı ele vermişler, Türk devletinin CHP kongreleri gibi satılık olmadığını çok şükür göstermişlerdir. Bize göre iddianamenin özü ve özeti budur."
- "Milletimizin helal rızkı dolandırılmış, belediye kasası boşaltılmıştır"
"Devamlı ekonomik sorunlardan bahseden CHP yönetimini milletimizin verdiği vergileri, henüz bıyığı terlememiş yavrularımızın haklarını, emeklilerimizin umutlarını, çiftçilerimizin alın terlerini, esnaf, memur ve işçilerimizin nafakalarını gasp ederek siyaset operasyonuna alet etmişlerdir." diye konuşan Bahçeli, CHP'nin deprem konutlarından yol, köprü, tünel, savunma sanayisi ve şehir hastanelerine varıncaya kadar yapılan yatırım seferberliğini eleştirmesinin yavuz hırsızın ev sahibini bastırması gibi beyhude bir çırpınış olduğunu söyledi.
Bahçeli, şöyle devam etti:
"Emeklilerimizin parası CHP'nin para kulelerindedir. Milletimizin helal rızkı dolandırılmış, belediye kasası boşaltılmıştır. Bunun adı hortumculuk değil, yüzyılın soygunudur. Ne hukuktan, ne demokrasiden, ne işsizlikten, ne enflasyondan, ne de ekonominin diğer konu başlıklarından bahsetmeye bu yolsuzluk markalarının yüzü kalmamıştır. Türk milleti kesintisiz şekilde sahnelenen ekonomik soygunların az veya çok benzerlerine defalarca şahit, maalesef defalarca da mahkum olmuştur."
- "Devletin kasasına sızan haramzadelerle hesaplaşmalıyız"
"CHP yönetimi gibi suçlu, hem de mütekebbir ve üst perdeden bakanların sahte sözleriyle ekonominin karalanmasına şahit oluruz." diyen Bahçeli, ekonominin rakam, oran, yüzde, matematik ve grafikten çok daha öte bir alan olduğunu söyledi.
Türkiye ekonomisinin toparlanma ve düze çıkma aşamasında olduğuna dikkati çeken Bahçeli, enflasyonun düşeceğini, hayat pahalılığının biteceğini, kişi başına düşen gelirin insanca yaşamaya dayanak olacağını belirtti.
Bahçeli, fiyat istikrarı, finansal istikrar ve makro ekonomik istikrarın sağlanacağına vurgu yaparak, şu değerlendirmelerde bulundu:
"Bu amaca ulaşabilmek için yolsuzluk bataklığını kurutmak da mutlak bir zorunluluktur. Bizim temennimiz, herkesin ahlaki sorumlulukla elini taşın altına koymasıdır. 'Örtünme, beslenme ve barınma' sorunlarının hep birlikte, vicdan seferberliğiyle üstesinden gelmek mümkündür. Karanlıktan şikayet etmek yerine bir mum da biz yakabilir, bu ışıkta ise yeryüzü refahına kısa zamanda ulaşırız."
(Bitti)
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
