dask

Bakırhan, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu:

Siyaset (AA) - Anadolu Ajansı | 05.05.2026 - 16:06, Güncelleme: 05.05.2026 - 16:11 108 kez okundu.
 

Bakırhan, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'nda konuştu:

- "(Terörsüz Türkiye) Gelin, süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı 'barış izleme ve takip kurulu' olsun. Meclis'teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun"
TBMM (AA) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Gelin, süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı 'barış izleme ve takip kurulu' olsun. Meclis'teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun." dedi. Bakırhan, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına, Trendyol Süper Lig'e yükselen Amed Sportif Faaliyetler ile Erzurumspor kulüplerini kutlayarak başladı. Orta Doğu'da belirsizliklerin sürdüğünü dile getiren Bakırhan, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın bölgedeki bütün dengeleri yeniden harekete geçirdiğini söyledi. Körfez ülkelerinin eski güvenlik konumlarını kaybettiğini ifade eden Bakırhan, "Hürmüz Boğazı artık bir hegemonya mücadele alanına döndü. Irak'ta kalıcı bir yönetim mimarisinin kurulmaması, Lübnan'da bitmeyen savaş, halklar arasında ciddi tehditler ve tehlikeler meydana getiriyor. Böylesi bir tabloda Türkiye açısından en rasyonel yol, dostlarını çoğaltmak ve düşmanlarını azaltmaktır. Türk'ün tarihsel dostu Kürt, Kürt'ün tarihsel dostu da Türk'tür." diye konuştu. Tuncer Bakırhan, "Kürt jeopolitiğinin" risk değil, fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirterek, eşit yurttaşlık, demokrasi ve barış temelinde kurulacak yeni birlikteliğin yalnızca içeride değil, bölgede de Türkiye'yi stratejik bir güç haline getireceğini dile getirdi. Türkiye'nin iç barışını sağlaması durumunda, bölgeye huzur, istikrar getirebilecek bir güç haline geleceğini vurgulayan Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü: "Peki Türkiye bu güce nasıl kavuşabilir? Bu tarihsel rolü nasıl oynayabilir? Bu soruların cevabı Kürt meselesinin demokratik çözümündedir. Biz Kürt meselesini çözeceksek, her defasında Orta Doğu'daki gelişmelere, Balkanlar'daki gerilimlere, Kafkasya'daki çatışmalara, Akdeniz'deki hesaplara bakarak mı karar vereceğiz? Bu mantık, doğru bir mantık değildir. Son 20 yılda sadece yanı başımızda 14 büyük savaş yaşandı. Bu bakımdan ertelemeyle yol alabileceğimiz bir eşikte değiliz. Barış, kaygı ve tereddütlerle değil, barış cesaretle olur. Bugün barış için tüm şartlar uygundur." "Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Bakırhan, terör örgütü PKK üyelerinin silah bırakmasıyla ilgili "teyit ve tespit" meselesinin hukukun önüne konulan bir duvar değil, hukuka açılan bir kapı olması gerektiğini kaydetti. Bu konudaki önerilerini aktaran Bakırhan, şu görüşleri paylaştı: "Şunu teklif ediyoruz: Sayın Kurtulmuş, komisyondaki partilerin koordinatörlerini önce çağırın. Elimizde müşterek bir belge, komisyonun hazırladığı rapor var. Özel yasayı hemen Meclise sunalım. Bu teklif bir haftada yasallaşsın. Siyaset yol açsın, ülke rahatlasın, yasal adımlar atılsın. Öcalan'ın sürece katkı sağlayacağı özgür iletişim koşulları oluştursun. PKK gereğini yapmasa o zaman toplum çıkıp 'bu taraf görevini yapmadı' desin. Biz de kamuoyunun önünde söz veriyoruz. Özgür demokratik siyaset için yasal düzenlemeler yapılırsa ve buna rağmen PKK gereğini yapmazsa söz olsun, ilk sözü biz söyleyeceğiz, ilk eleştiriyi biz yapacağız ve bu durumu kabul etmeyeceğiz. Ama söz olsun, bunun gereğini yapmayan iktidarı da eleştireceğiz." Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nu anımsatan Bakırhan, "Biz istiyoruz ki bu sefer bu rapor raflarda beklemesin. Kaderi önceki raporlar gibi olmasın. Raporun somut önerileri ortadadır. Daha fazla geciktirmeden gereğini yapalım." değerlendirmesinde bulundu. - MHP lideri Bahçeli'nin açıklamaları DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın hukuki durumunun açık ve net bir çerçeveye kavuşturulmasını isteyerek, şöyle devam etti: "Öcalan'ın fiziki koşullarının iyileştirilmesi, görüşme ve iletişim imkanlarının genişletilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi için zorunludur. Böylesi bir ağır süreçte muhatabın çalışma, görüşme, iletişim imkanlarından yoksun bırakılması siyaset aklıyla açıklanamaz. Sayın Bahçeli'nin 'Öcalan'ın statüsü ne olacaktır?' sorusu bu açıdan tarihidir. Sayın iktidar, bu soru orta yerde hala duruyor ve hala cevabını beklemektedir. Bugün Sayın Bahçeli'nin, Grup Toplantısı'nda statü ve yasal adımlar atılması konusunda ortaya koyduğu çerçevenin altına imza atıyoruz. Sayın Erdoğan'ın da belirttiği gibi 'süreci sonuna götürenler tarihe geçecektir' sözü üzerine bizler diyoruz ki tarih cesaret edenleri yazar. Buyurun tarihi birlikte yazalım Sayın Erdoğan." Bu sürecin zorlu bir süreç olduğuna işaret eden Bakırhan, süreçte birçok engelin aşıldığını, azımsanmayacak gelişmeler yaşandığını vurguladı. Bakırhan, "Yarım asırlık örgüt silahı devreden çıkardı, bu çok önemlidir. Meclis de inisiyatif aldı, bu da kıymetlidir. Şimdi gelin bu süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı 'barış izleme ve takip kurulu' olsun. Meclis'teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun. Bu kurul denetleyen değil, takip eden ve kolaylaştıran bir mekanizma olabilir. Atılması gereken adımları hızlandırır. Ortak aklı işletip sürecin kazasız ve güven içinde ilerlemesine katkı sunabilir. Bu kurul akademi ve sivil toplum ile istişarede bulunabilir. Bu kurum süreçle ilgili atılması gereken adımları siyasi liderler ve aktörlerle görüşüp hızlandırarak ortak akıl ve vicdanı işletebilir." ifadesini kullandı.
- "(Terörsüz Türkiye) Gelin, süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı 'barış izleme ve takip kurulu' olsun. Meclis'teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun"

TBMM (AA) - DEM Parti Eş Genel Başkanı Tuncer Bakırhan, "Terörsüz Türkiye" sürecine ilişkin, "Gelin, süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı 'barış izleme ve takip kurulu' olsun. Meclis'teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun." dedi.

Bakırhan, DEM Parti TBMM Grup Toplantısı'ndaki konuşmasına, Trendyol Süper Lig'e yükselen Amed Sportif Faaliyetler ile Erzurumspor kulüplerini kutlayarak başladı.

Orta Doğu'da belirsizliklerin sürdüğünü dile getiren Bakırhan, ABD ve İsrail ile İran arasındaki savaşın bölgedeki bütün dengeleri yeniden harekete geçirdiğini söyledi.

Körfez ülkelerinin eski güvenlik konumlarını kaybettiğini ifade eden Bakırhan, "Hürmüz Boğazı artık bir hegemonya mücadele alanına döndü. Irak'ta kalıcı bir yönetim mimarisinin kurulmaması, Lübnan'da bitmeyen savaş, halklar arasında ciddi tehditler ve tehlikeler meydana getiriyor. Böylesi bir tabloda Türkiye açısından en rasyonel yol, dostlarını çoğaltmak ve düşmanlarını azaltmaktır. Türk'ün tarihsel dostu Kürt, Kürt'ün tarihsel dostu da Türk'tür." diye konuştu.

Tuncer Bakırhan, "Kürt jeopolitiğinin" risk değil, fırsat olarak görülmesi gerektiğini belirterek, eşit yurttaşlık, demokrasi ve barış temelinde kurulacak yeni birlikteliğin yalnızca içeride değil, bölgede de Türkiye'yi stratejik bir güç haline getireceğini dile getirdi. Türkiye'nin iç barışını sağlaması durumunda, bölgeye huzur, istikrar getirebilecek bir güç haline geleceğini vurgulayan Bakırhan, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Peki Türkiye bu güce nasıl kavuşabilir? Bu tarihsel rolü nasıl oynayabilir? Bu soruların cevabı Kürt meselesinin demokratik çözümündedir. Biz Kürt meselesini çözeceksek, her defasında Orta Doğu'daki gelişmelere, Balkanlar'daki gerilimlere, Kafkasya'daki çatışmalara, Akdeniz'deki hesaplara bakarak mı karar vereceğiz? Bu mantık, doğru bir mantık değildir. Son 20 yılda sadece yanı başımızda 14 büyük savaş yaşandı. Bu bakımdan ertelemeyle yol alabileceğimiz bir eşikte değiliz. Barış, kaygı ve tereddütlerle değil, barış cesaretle olur. Bugün barış için tüm şartlar uygundur."

"Terörsüz Türkiye" sürecine değinen Bakırhan, terör örgütü PKK üyelerinin silah bırakmasıyla ilgili "teyit ve tespit" meselesinin hukukun önüne konulan bir duvar değil, hukuka açılan bir kapı olması gerektiğini kaydetti.

Bu konudaki önerilerini aktaran Bakırhan, şu görüşleri paylaştı:

"Şunu teklif ediyoruz: Sayın Kurtulmuş, komisyondaki partilerin koordinatörlerini önce çağırın. Elimizde müşterek bir belge, komisyonun hazırladığı rapor var. Özel yasayı hemen Meclise sunalım. Bu teklif bir haftada yasallaşsın. Siyaset yol açsın, ülke rahatlasın, yasal adımlar atılsın. Öcalan'ın sürece katkı sağlayacağı özgür iletişim koşulları oluştursun. PKK gereğini yapmasa o zaman toplum çıkıp 'bu taraf görevini yapmadı' desin. Biz de kamuoyunun önünde söz veriyoruz. Özgür demokratik siyaset için yasal düzenlemeler yapılırsa ve buna rağmen PKK gereğini yapmazsa söz olsun, ilk sözü biz söyleyeceğiz, ilk eleştiriyi biz yapacağız ve bu durumu kabul etmeyeceğiz. Ama söz olsun, bunun gereğini yapmayan iktidarı da eleştireceğiz."

Milli Dayanışma, Kardeşlik ve Demokrasi Komisyonu Raporu'nu anımsatan Bakırhan, "Biz istiyoruz ki bu sefer bu rapor raflarda beklemesin. Kaderi önceki raporlar gibi olmasın. Raporun somut önerileri ortadadır. Daha fazla geciktirmeden gereğini yapalım." değerlendirmesinde bulundu.

- MHP lideri Bahçeli'nin açıklamaları

DEM Parti Eş Genel Başkanı Bakırhan, terör örgütü PKK elebaşı Abdullah Öcalan'ın hukuki durumunun açık ve net bir çerçeveye kavuşturulmasını isteyerek, şöyle devam etti:

"Öcalan'ın fiziki koşullarının iyileştirilmesi, görüşme ve iletişim imkanlarının genişletilmesi, sürecin sağlıklı ilerlemesi için zorunludur. Böylesi bir ağır süreçte muhatabın çalışma, görüşme, iletişim imkanlarından yoksun bırakılması siyaset aklıyla açıklanamaz. Sayın Bahçeli'nin 'Öcalan'ın statüsü ne olacaktır?' sorusu bu açıdan tarihidir. Sayın iktidar, bu soru orta yerde hala duruyor ve hala cevabını beklemektedir. Bugün Sayın Bahçeli'nin, Grup Toplantısı'nda statü ve yasal adımlar atılması konusunda ortaya koyduğu çerçevenin altına imza atıyoruz. Sayın Erdoğan'ın da belirttiği gibi 'süreci sonuna götürenler tarihe geçecektir' sözü üzerine bizler diyoruz ki tarih cesaret edenleri yazar. Buyurun tarihi birlikte yazalım Sayın Erdoğan."

Bu sürecin zorlu bir süreç olduğuna işaret eden Bakırhan, süreçte birçok engelin aşıldığını, azımsanmayacak gelişmeler yaşandığını vurguladı.

Bakırhan, "Yarım asırlık örgüt silahı devreden çıkardı, bu çok önemlidir. Meclis de inisiyatif aldı, bu da kıymetlidir. Şimdi gelin bu süreci risklerden koruyacak, takibini yapacak bir mekanizma kuralım. Adı 'barış izleme ve takip kurulu' olsun. Meclis'teki siyasi partilerin vereceği üyeler süreci takip etsin, kolaylaştırıcı olsun. Bu kurul denetleyen değil, takip eden ve kolaylaştıran bir mekanizma olabilir. Atılması gereken adımları hızlandırır. Ortak aklı işletip sürecin kazasız ve güven içinde ilerlemesine katkı sunabilir. Bu kurul akademi ve sivil toplum ile istişarede bulunabilir. Bu kurum süreçle ilgili atılması gereken adımları siyasi liderler ve aktörlerle görüşüp hızlandırarak ortak akıl ve vicdanı işletebilir." ifadesini kullandı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.