dask

Borsa Meydanı'nda "gastronominin turizme etkileri" ele alındı

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 16.04.2026 - 12:30, Güncelleme: 16.04.2026 - 14:29 228 kez okundu.
 

Borsa Meydanı'nda "gastronominin turizme etkileri" ele alındı

- İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap: - "Turistler bir ülkeyi ziyaret ettiklerinde o ülkenin ruhuna nüfuz etmek için yeme içme kültürü ile de tanışmak isterler" - Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler: - "Şehrimiz 26 coğrafi işaret ile lezzetlerini ve kültürünü tescillemiş durumda"
İSTANBUL (AA) - İstanbul Ticaret Borsasının (İSTİB) düzenlediği "Borsa Meydanı'nda Sektörler Konuşuyor" toplantısında, gastronominin turizme etkileri ele alındı. İSTİB'den yapılan açıklamaya göre, Güvenilir Ürün Platformu işbirliğiyle düzenlenen Borsa Meydanı'ndaki toplantıda bu ay "gastronominin turizme etkisi" konusu ele alındı. Çevrim içi gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap yaptı. Gazeteci Celal Toprak'ın yönettiği toplantıya, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Elif Balcı Fisunoğlu, Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Koralı, Ev Dışı Tüketim Gıda ve Gıda Dışı Tedarikçileri Derneği HORECADER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Alıcılar ve Midpoint AR-GE Şefi Rıza Belenkaya katıldı. Toplantıda konuşan Kasap, gastronominin doğru yönetildiğinde sadece turizme değil, ihracata da katkı sağlayan güçlü bir yapıya dönüşebileceğine dikkati çekerek, "Turistler bir ülkeyi ziyaret ettiklerinde o ülkenin ruhuna nüfuz etmek için yeme içme kültürü ile de tanışmak isterler. Gastronomi turizminin gelişmesinin kökeninde bu istek var." ifadelerini kullandı. Gastronomi turizminin kontrolsüz yürümesinin bazı sorunlara yol açabileceğini vurgulayan Kasap, yemek kültürü ve mutfak değerleri turizme açılırken planlama, denetim ve sürdürülebilirlik ilkelerinin gözetilmeden hareket edildiği takdirde bekleneni vermeyeceğini söyledi. Kasap, yerel yemeklere yönelik şu değerlendirmelerde bulundu: "Bir bölgenin yerel yemekleri popüler olur, turist akını başlar ama standartlar belirlenmez, üretim ve sunum denetlenmez, yerel kimlik ve yemeklerin otantikliği korunmaz ve üstelik kapasite planlaması yapılmazsa olacaklar bellidir. Talep artınca her yer 'aynı yemeği' yapmaya başlar ama çoğu orijinal tariften sapar ve kalite düşer. Yemekler turistin damak zevkine göre değiştirilir ve özgünlük kaybolur. Fiyatlar şişer ve yerel halk bile kendi yemeğine ulaşmakta zorlanabilir. Başta gelir artar ama zamanla 'turistik tuzak' algısı oluşur ve cazibe düşer. Yani kısa vadeli kazanç, uzun vadeli zararı getirir. Bu nedenle gastronomi turizminde her adımı dikkatle atmalıyız." - "Şehrimiz 26 coğrafi işaret ile lezzetlerini ve kültürünü tescillemiş durumda" Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler de gastronomi turizminin büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, "Ordu olarak, hem özgün lezzetlerimizi üretmekte hem de yenilikçi sunumlarla bu ürünleri pazarlamaktayız. Şehrimiz, 26 coğrafi işaret ile lezzetlerini ve kültürünü tescillemiş durumda." ifadelerini kullandı. Fındık üretiminde dünyaca tanınan bir marka olmanın yanı sıra, fındığa katma değer kazandırmak için çalışmaları hızla sürdürdüklerini belirten Güler, gastronomi turizmi alanındaki potansiyeli de en verimli şekilde değerlendirmeyi planladıklarını ve bu alanda gerçekleştirecekleri adımlarla Ordu'nun turizm ve kültür alanındaki değerini daha da yükseltmeyi hedeflediklerini açıkladı. - "33 ülkede reklam filmleriyle Türk gastronomisini tanıtıyoruz" Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Elif Balcı Fisunoğlu ise gastronomi turizminin küresel çapta tanıtılmasına yönelik yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, "200'den fazla ülkede global televizyon kanalları ve 7 binin üzerinde sosyal medya influencer ile işbirliği yaparak, 33 ülkede reklam filmleriyle Türk gastronomisini tanıtıyoruz." değerlendirmesinde bulundu. Türk ürünlerinin global pazarda sergilenmesi ve satışının sağlanması gerektiğini düşündüklerini kaydeden Fisunoğlu, söz konusu gelişimin sadece tanıtım ile değil aynı zamanda geleneksel değerlere sahip çıkarak ve bunu korumakla mümkün olacağını vurguladı. Fisunoğlu, Türkiye'de lahmacun gibi geleneksel yemeklere bile "Turkish pizza" denmesinin, hatta global markaların mantı gibi geleneksel lezzetleri adını değiştirerek ihraç etmelerinin, bu alanda atılması gereken adımların önemini gösterdiğini belirterek, "Bu lezzetleri sadece tanıtmakla kalmamalı, aynı zamanda marka değerleriyle dünyaya sunmalı ve imajını değiştirmeliyiz." değerlendirmesini yaptı. Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Koralı da mutfak başarısının temelde güçlü bir tedarik zinciriyle şekillendiğini belirterek, "Mutfağımızın uluslararası alanda güçlü bir şekilde temsil edilebilmesi için, yerel ürünlerle desteklenen tedarik zincirine ihtiyacımız var. Tarladan sofraya ulaşan ürünün süresi ne kadar kısalırsa, ortaya çıkan lezzet de o kadar yüksek olur." ifadelerini kullandı. Koralı, ayrıca 12 ay boyunca hizmet veren dijital rehberlerin hayata geçirilmesinin gastronomi turizmi için büyük bir öneme sahip olduğunu ve bir turistin, şehre adım attığında nerede, hangi yemeği bulacağını hızlıca keşfetmesi için dijital altyapının önemini vurguladı.
- İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap: - "Turistler bir ülkeyi ziyaret ettiklerinde o ülkenin ruhuna nüfuz etmek için yeme içme kültürü ile de tanışmak isterler" - Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler: - "Şehrimiz 26 coğrafi işaret ile lezzetlerini ve kültürünü tescillemiş durumda"

İSTANBUL (AA) - İstanbul Ticaret Borsasının (İSTİB) düzenlediği " Borsa Meydanı'nda Sektörler Konuşuyor" toplantısında, gastronominin turizme etkileri ele alındı.

İSTİB'den yapılan açıklamaya göre, Güvenilir Ürün Platformu işbirliğiyle düzenlenen Borsa Meydanı'ndaki toplantıda bu ay "gastronominin turizme etkisi" konusu ele alındı.

Çevrim içi gerçekleştirilen toplantının açılış konuşmasını İSTİB Meclis Başkanı Ahmet Bülent Kasap yaptı. Gazeteci Celal Toprak'ın yönettiği toplantıya, Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler, Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Elif Balcı Fisunoğlu, Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Koralı, Ev Dışı Tüketim Gıda ve Gıda Dışı Tedarikçileri Derneği HORECADER Yönetim Kurulu Başkanı Murat Alıcılar ve Midpoint AR-GE Şefi Rıza Belenkaya katıldı.

Toplantıda konuşan Kasap, gastronominin doğru yönetildiğinde sadece turizme değil, ihracata da katkı sağlayan güçlü bir yapıya dönüşebileceğine dikkati çekerek, "Turistler bir ülkeyi ziyaret ettiklerinde o ülkenin ruhuna nüfuz etmek için yeme içme kültürü ile de tanışmak isterler. Gastronomi turizminin gelişmesinin kökeninde bu istek var." ifadelerini kullandı.

Gastronomi turizminin kontrolsüz yürümesinin bazı sorunlara yol açabileceğini vurgulayan Kasap, yemek kültürü ve mutfak değerleri turizme açılırken planlama, denetim ve sürdürülebilirlik ilkelerinin gözetilmeden hareket edildiği takdirde bekleneni vermeyeceğini söyledi.

Kasap, yerel yemeklere yönelik şu değerlendirmelerde bulundu:

"Bir bölgenin yerel yemekleri popüler olur, turist akını başlar ama standartlar belirlenmez, üretim ve sunum denetlenmez, yerel kimlik ve yemeklerin otantikliği korunmaz ve üstelik kapasite planlaması yapılmazsa olacaklar bellidir. Talep artınca her yer 'aynı yemeği' yapmaya başlar ama çoğu orijinal tariften sapar ve kalite düşer. Yemekler turistin damak zevkine göre değiştirilir ve özgünlük kaybolur. Fiyatlar şişer ve yerel halk bile kendi yemeğine ulaşmakta zorlanabilir. Başta gelir artar ama zamanla 'turistik tuzak' algısı oluşur ve cazibe düşer. Yani kısa vadeli kazanç, uzun vadeli zararı getirir. Bu nedenle gastronomi turizminde her adımı dikkatle atmalıyız."

- "Şehrimiz 26 coğrafi işaret ile lezzetlerini ve kültürünü tescillemiş durumda"

Ordu Büyükşehir Belediye Başkanı Hilmi Güler de gastronomi turizminin büyük bir potansiyele sahip olduğunu vurgulayarak, "Ordu olarak, hem özgün lezzetlerimizi üretmekte hem de yenilikçi sunumlarla bu ürünleri pazarlamaktayız. Şehrimiz, 26 coğrafi işaret ile lezzetlerini ve kültürünü tescillemiş durumda." ifadelerini kullandı.

Fındık üretiminde dünyaca tanınan bir marka olmanın yanı sıra, fındığa katma değer kazandırmak için çalışmaları hızla sürdürdüklerini belirten Güler, gastronomi turizmi alanındaki potansiyeli de en verimli şekilde değerlendirmeyi planladıklarını ve bu alanda gerçekleştirecekleri adımlarla Ordu'nun turizm ve kültür alanındaki değerini daha da yükseltmeyi hedeflediklerini açıkladı.

- "33 ülkede reklam filmleriyle Türk gastronomisini tanıtıyoruz"

Türkiye Turizm Tanıtım ve Geliştirme Ajansı Genel Müdür Yardımcısı Elif Balcı Fisunoğlu ise gastronomi turizminin küresel çapta tanıtılmasına yönelik yoğun bir çalışma yürüttüklerini vurgulayarak, "200'den fazla ülkede global televizyon kanalları ve 7 binin üzerinde sosyal medya influencer ile işbirliği yaparak, 33 ülkede reklam filmleriyle Türk gastronomisini tanıtıyoruz." değerlendirmesinde bulundu.

Türk ürünlerinin global pazarda sergilenmesi ve satışının sağlanması gerektiğini düşündüklerini kaydeden Fisunoğlu, söz konusu gelişimin sadece tanıtım ile değil aynı zamanda geleneksel değerlere sahip çıkarak ve bunu korumakla mümkün olacağını vurguladı.

Fisunoğlu, Türkiye'de lahmacun gibi geleneksel yemeklere bile "Turkish pizza" denmesinin, hatta global markaların mantı gibi geleneksel lezzetleri adını değiştirerek ihraç etmelerinin, bu alanda atılması gereken adımların önemini gösterdiğini belirterek, "Bu lezzetleri sadece tanıtmakla kalmamalı, aynı zamanda marka değerleriyle dünyaya sunmalı ve imajını değiştirmeliyiz." değerlendirmesini yaptı.

Turizm Restoran Yatırımcıları ve Gastronomi İşletmeleri Derneği Yönetim Kurulu Başkan Yardımcısı Ebru Koralı da mutfak başarısının temelde güçlü bir tedarik zinciriyle şekillendiğini belirterek, "Mutfağımızın uluslararası alanda güçlü bir şekilde temsil edilebilmesi için, yerel ürünlerle desteklenen tedarik zincirine ihtiyacımız var. Tarladan sofraya ulaşan ürünün süresi ne kadar kısalırsa, ortaya çıkan lezzet de o kadar yüksek olur." ifadelerini kullandı.

Koralı, ayrıca 12 ay boyunca hizmet veren dijital rehberlerin hayata geçirilmesinin gastronomi turizmi için büyük bir öneme sahip olduğunu ve bir turistin, şehre adım attığında nerede, hangi yemeği bulacağını hızlıca keşfetmesi için dijital altyapının önemini vurguladı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.