Diyarbakır'da "Dicle DÜHAK Yargı Simülasyonu" programı başladı
Diyarbakır'da "Dicle DÜHAK Yargı Simülasyonu" programı başladı
- Eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop: - "Hukukçunun özelliği hayatın görünen ile görünmeyen yüzünü beraber idrak edebilmesidir. Dolayısıyla hukuk-hayat ilişkisi bir denge içerisinde yürütülmelidir. İşte o da aslında adalettir. Adalet, hayat ile hukuk kuralları arasındaki doğru orantının adıdır"
DİYARBAKIR (AA) - Diyarbakır'da düzenlenen "Dicle DÜHAK Yargı Simülasyonu" programı başladı.
Dicle Üniversitesinin (DÜ) ev sahipliğinde, Dicle Üniversitesi Düşünce ve Hareket Kulübü (DÜHAK) tarafından, Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Diyarbakır Valiliğinin destekleri ile DÜ 15 Temmuz Kültür ve Kongre Merkezi'nde gerçekleştirilen programın açılışına, eski TBMM Başkanı Mustafa Şentop ile Gençlik ve Spor Bakan Yardımcısı Enes Eminoğlu katıldı.
Programda konuşan eski TBMM Başkanı Şentop, çok kapsamlı bir programın hazırlandığını, bu tür çalışmaların üniversitelerde yapılmasının önemli olduğunu belirterek, emeği bulunanlara teşekkür etti.
Hukukun hayatın her alanında olduğuna işaret eden Şentop, sözlerini şöyle sürdürdü:
"Hayatı yaşarken bir hukuk, bir kurallar düzeni görmüyoruz. Hayatın içindeki olaylarla ilgili bir sorun, bir ihlal, bir zarar ortaya çıktığında, bir ilişki bozulduğunda o zaman hukukla karşılaşıyor, hukukun varlığını hissetmeye başlıyorsunuz. Dolayısıyla hayatımızın her safhası aslında hukuk tarafından düzenlenmiş. Dünyaya gelmeden belki kısa bir süre önce hukuk bizimle ilgilenmeye başlıyor. Öldükten sonra da hukuk bizi bırakmıyor. Hukukçunun özelliği hayatın görünen ile görünmeyen yüzünü beraber idrak edebilmesidir. Dolayısıyla hukuk-hayat ilişkisi bir denge içerisinde yürütülmelidir. İşte o da aslında adalettir. Adalet, hayat ile hukuk kuralları arasındaki doğru orantının adıdır. İşte bunu tam manasıyla kurabilmek her zaman kolay olmuyor. Dediğim gibi dinamik bir süreçtir. Hem hayatın işleyişinden hukukun istifade etmesi lazım ama tamamen hayatın işleyişine teslim olmaması da gerekir hukukun. Dolayısıyla hukuk okurken sadece kuralları, normları öğrenmek yeterli değil. Şekli anlamda bir hukuk bilgisi olur bu ve sadece bununla yetinirseniz o zaman şekli anlamda bir hukukçu olmuş olursunuz. Kurallarla normlarla beraber hem bu normları var eden hem bu soyut normları somutlaştıran, onlara ruh veren hayatı da bilmek zorundadır gerçek hukukçu. Sadece üniversitede verilen bilgilerle kendinizi yetiştirmenin, geliştirmenin önemine bir kere daha dikkat çekiyorum."
- "Siyaset hayata hukuk yoluyla bir istikamet verme faaliyetidir"
Siyaset denildiğinde hemen akla siyasi partiler, siyasi partilerin faaliyetleri, yapıları, milletvekilleri ve seçim çalışmalarının geldiğini ifade eden Şentop, siyasetin aslında bundan ibaret olmadığını belirtti.
Şentop, "Siyaset hayata hukuk yoluyla bir istikamet verme faaliyetidir. İnsan doğduğu zamandan başlayıp vefatına kadar hayatında her zaman tercihler, bazı talepler içerisindedir. Aile içerisinde de böyle, toplum içerisinde de böyle. Dolayısıyla insan tamamen politik bir canlıdır. Siyasi bir canlıdır ama çoğu bunun farkında değildir. Siyaseti bu geniş manada bilenler, kavrayanlar politik bir canlı olduğunun farkında olanlardır. Siyaset hukuk vasıtasıyla, hukuk eliyle hayatın düzenlenmesini sağlayan bir çalışma, bir faaliyet alanıdır. Esasen budur ama esasen hukuku düzenlemek suretiyle hayatı düzenlemek siyasetin hedefidir. Yani hukuk sadece bizim ders kitaplarındaki, kanun metinlerindeki kurallardan ibaret değil. Hukuk sokakta, çarşıda, evimizde... Siyaset, hayatı, toplumsal hayatı hukuk üzerinden düzenleyen, düzenlemeye çalışan bir faaliyet alanıdır. Hukukçu eğer sadece kuralları öğrenirse hayatı ıskalarsa o zaman şekli anlamda hukukçu olur. Hayatı da bilmesi lazım." diye konuştu.
- "Devletin varlık sebebi ve meşruiyeti adalet kavramı üzerine kuruludur"
Diyarbakır Valisi Murat Zorluoğlu da adaletin en bilinen tabiriyle haklıyla haksızı ayırmak, haklıya hakkını teslim etmek, ölçü ve nizama kayıtsız, şartsız uymak şeklinde tanımlandığını vurguladı.
Zorluoğlu, "Esasında devletin varlık sebebi ve meşruiyeti de adalet kavramı üzerine kuruludur. Kadim geleneğimizde de adalet, devletin, toplumun ve beşeri münasebetlerin taşıyıcı sütunu olarak kabul edilir. Her mahkemenin duvarında gördüğümüz 'Adalet mülkün temelidir' sözü de bu anlayışın tezahürüdür." dedi.
Adaletin aynı zamanda toplumun huzuru, toplumsal barışın zemini ve refahı olduğuna dikkati çeken Zorluoğlu, "(Adalet) Ekonomik ve sosyal kalkınmanın olmazsa olmazıdır. Adalet bir işçinin alın teri kurumadan hakkını teslim edebilmektir. Adalet, alacaklıyı da borçluyu da, işçiyi de işvereni de, tüketiciyi de üreticiyi de, kiracıyı da kiraya vereni de, mağduru da sanığı da, aynı anda düşünebilmek ve herkese hakkını tam olarak verebilmektir. Adalet, güçlüyü değil haklıyı korumaktır. Hukuk öğrencilerinin böylesi hassas bir teraziyle tartı yapmaya talip olması sadece kanunları öğrenerek değil, hukuk felsefesini ve mantalitesini de kavrayarak buralardan mezun olması, sadece teorik bilgileri değil, uygulamaya ilişkin deneyimleri de kazanan hukukçular olarak hayata atılması çok kıymetli." ifadesini kullandı.
- 4 gün sürecek program, 20 üniversiteden 120 hukuk fakültesi öğrencisini bir araya getiriyor
DÜ Rektörü Prof. Dr. Kamuran Eronat ise 4 gün sürecek programda Türkiye'nin 20 farklı üniversitesinden 120 hukuk öğrencisinin aynı çatı altında bir araya geleceğini aktardı.
Programda, hukuk camiasının önemli isimlerini öğrencilerle buluşturmanın büyük mutluluğunu yaşadıklarını dile getiren Eronat, şunları kaydetti:
"Hiç şüphesiz ki hukuk ezberlenerek öğrenilen bir alan değildir. Hukuk ancak yüzleşilerek, tartışılarak ve sorumluluk hissedilerek kavranır. İşte burada kurulan bu simülasyon düzeni tam da bunu mümkün kılmaktadır. 18 fakülte, 2 yüksekokul, 4 enstitü, 11 meslek yüksekokul ve 38 uygulama araştırma merkezi ile yaklaşık 45 bin öğrencinin öğrenim gördüğü üniversitemizde nitelikli ve topluma faydalı bireyler yetiştirme sorumluluğunun bilincindeyiz. Amacımız yalnızca diploma vermek değil, insan onurunu, ülke sevgisini, toplum yararını ve insanlık vicdanını merkeze alan sorumlu hukukçular, öğretmenler, mühendisler, doktorlar, bilim insanları yetiştirmektir. Bugün burada yapılan çalışma bunun somut bir göstergesidir. Bu organizasyon emeğin, disiplinin ve ciddiyetin ürünüdür. Aynı zamanda genç hukukçuların adalet fikrine ne kadar güçlü bir şekilde sahip çıktığının da açık bir işaretidir."
Dicle Üniversitesi öğretim görevlisi ve DÜHAK Akademik Danışmanı Burak Kazan da öğrencilerin aylar süren çalışmaları sonucu böyle bir program düzenlediklerini söyledi.
Program öncesi 105 öğrencinin 7 ay boyunca çok sayıda dosya incelediğini belirten Kazan, "Tıpkı bir adliyedeki işleyiş gibi çalışmalarını yürüttüler. Dosyalar hazırladılar, bilirkişilere gönderdiler ve çalışmalar yaptılar. 4 gün sürecek bu etkinlikle artık yargılamaların sonuçları açıklanmış olacak." bilgisini paylaştı.
Konuşmaların ardından DÜ İktisadi ve İdari Bilimler Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr. Nurettin Menteş moderatörlüğünde, Anayasa Mahkemesi Üyesi Selahaddin Menteş, Yargıtay Üyesi Ömer Faruk Aydıner ile eski Danıştay ve Hakimler Savcılar Kurulu (HSK) üyesi Muharrem Özkaya'nın katılımıyla söyleşi yapıldı.
Program kapsamında, 20 farklı üniversiteden 120 hukuk fakültesi öğrencisi, duruşma salonu ortamında yargılama süreçlerini uygulamalı olarak deneyimleme fırsatı bulacak.
Açılışa, AK Parti Diyarbakır Milletvekili Galip Ensarioğlu, Diyarbakır Cumhuriyet Başsavcısı Erdal Kuruçay, AK Parti İl Başkanı Ömer İler, akademisyenler ve öğrenciler de katıldı.
Program, 23 Nisan'da sona erecek.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
