dask

Filipinler'in güneyinde barış süreci Manila yönetiminin müdahalesiyle tıkanmanın eşiğinde

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 28.03.2026 - 11:04, Güncelleme: 28.03.2026 - 12:39 127 kez okundu.
 

Filipinler'in güneyinde barış süreci Manila yönetiminin müdahalesiyle tıkanmanın eşiğinde

- Moro Barış Süreci İzleme Heyeti Üyesi Hüseyin Oruç: - "Filipinler'in güneyinde, bölgesel özerkliği anlaşmayla tanınmış bir yönetime dışarıdan ciddi bir müdahale yapılıyor ve yerel siyasi süreç manipüle ediliyor"
ANKARA (AA) - AHMET FURKAN MERCAN - Moro Barış Süreci İzleme Heyeti (TPMT) Üyesi Hüseyin Oruç, Filipinler'in güneyinde uzun yıllar süren barış sürecinin 3 kez ertelenen seçimler ve Manila yönetiminin müdahalesiyle tıkanmanın eşiğinde olduğunu söyledi. İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti ve TPMT Üyesi Oruç, barış sürecinin gidişatını, eylül ayına ertelenen yerel seçimler ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi'nin (MİKC) yaklaşımına yönelik gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi. Oruç, süreçteki tıkanıklığın Mart 2025'te Filipinler'de Devlet Başkanı Marcos Jr'nin, "yerel parlamentoda milletvekillerinin, Manila yönetimi ve MİKC tarafından oranla atanması şartına uymamasıyla" başladığını söyledi. Devlet Başkanı Marcos Jr'nin, Bangsamoro Özerk Bölgesi (BARMM) Başbakanı Hacı Murat İbrahim'in yerine "MİKC'den onay almaksızın" cephenin silahlı kanadı kabul edilen Bangsamoro İslam Silahlı Kuvvetleri (BIAF) lideri Abdurrauf Makakua'yı getirdiğini belirten Oruç, "Hareketin en önemli 3 liderinden bir tanesi de Makakua'nın kendisi ama böyle bir teklif kendisine gelince o da kabul etmiş oldu. Yerel seçimlere hazırlanan MİKC de bu aşamada 'Süreci tehlikeye atmayalım' bakış açısıyla bu aksi duruma itiraz etmedi." dedi. - Barış sürecinde "ikilik ve bölünme" sorunu İlerleyen süreçte "Filipinler Anayasa Mahkemesinin kararlarıyla" seçimlerin 3 kez ertelendiğini anlatan Oruç, sürecin giderek uzaması sonucu MİKC bünyesinde "Makaua ve Hacı Murat grubu" olmak üzere kopuklukların ortaya çıktığını belirtti. Oruç, Manila yönetiminin ataması sonrası MİKC içinde "Makakua problemi"nin ortaya çıktığını, Makakua'nın cephe komiteleriyle istişare halinde olmadığını ve şahsi atamalar yaptığını dile getirdi. Saha gözlemlerinin krize işaret ettiğini söyleyen Oruç, "Parçalanması halinde MİKC, Filipinler için daha tehlikeli. (Süreç) Ciddi bir şekilde alarm veriyor. Barış isteniyorsa (MİKC'nin) birliğini muhafaza edecek işler yapılmalı. En önemli çağrımız da bu. Yeniden karşılıklı saygı düsturuna dönülmeli." ifadelerini kullandı. - Devlet Başkanı düzeyinde adım beklentisi Yerel yetkililerin Devlet Başkanı Marcos Jr. ile görüşmeler yaptığını ve süreçteki tıkanıklıkların sebeplerini anlattıklarını kaydeden Oruç, "Ancak bir çözüm olmadı, atanacağı kaydedilen isimlerin ataması yapılmadı." dedi. Oruç, MİKC'nin, Manila'da barış sürecinin geleceğini yönetebilecek "resmi muhatabın varlığını hissetmediğini" ve bu nedenle MİKC'nin "siyasi düzeyde konuşabilecek bir muhatap" ortaya çıkıncaya kadar barış süreci mekanizmalarını askıya aldığını söyledi. İki tarafın uzun yıllar aynı masada barış sürecini yönettiğine dikkati çeken Oruç, "Süreç, cepheye saygı duyan ve muhatap alan noktadan, saygı duyulmayan, görüşü alınmayan ve 'ben yaptım oldu' yaklaşımına evrildi ve böylece süreç doğal olarak tıkanmış oldu." diye konuştu. Oruç, "Manila tarafı bir adım atmadan MİKC tarafının da bir adım atmasının bir önemi yok. Şu anda inisiyatif tamamen Filipinler Devlet Başkanı'nın elinde ve kendisi de inisiyatif almalı." ifadesini kullandı. - Gözlemci heyetinin uyarılarında renk değişimi TPMT adına konuşan Oruç, önceki açıklamalarda sürecin olumsuz yönlerini büyütmemek için daha yumuşak uyarılar yaptıklarını ancak durumun giderek kontrol edilemez hale geldiğini vurguladı. Oruç, 24 Mart’taki son açıklamada artık kırmızı uyarılar yaptıklarını ifade etti. Son erteleme kararına göre yerel seçimlerin Eylül 2026’da yapılacağını belirten Oruç, bölgedeki siyasi atmosferin bu yönde şekillenmesinin risklerine dikkati çekti ve "Yılların emeğine rağmen böyle bir kriz ortamında yapılacak seçim ne kadar çözüm getirir, bu belirsiz." dedi. Oruç, ayrıca Marcos Jr’nin anlaşmayı ihlal ederek göreve getirdiği Makakua’nın Eylül 2026 seçimlerini kazanması halinde, MİKC’nin 2031’deki bir sonraki seçimlere kadar barış sürecinin siyasi boyutundan tamamen dışlanabileceğini söyledi. - Sandıkta mağlubiyet daha anlaşılabilir Yerel seçimin halihazırda siyasi yarış olduğunu ve normal şartlarda işin doğası gereği MİKC'nin sandıkta kazanamama ihtimalinin de olabileceğine dikkati çeken Oruç, "Neticede halkın kararı." dedi. Oruç, bu süreçte asıl sorunun, imzalanan anlaşma gereği seçimlere kadar meclisin MİKC liderliğinde olacağı ve bu normalleşme sürecini cephenin yürütmesi gerektiği maddesinin ihlal edildiğini belirterek, şöyle konuştu: "(Devlet Başkanı Marcos Jr.) Anayasal yetkisi var ancak imzalanan anlaşmaya bu aykırı. MİKC'nin kararın durdurulmasına yönelik başlattığı hukuki süreç devam ediyor. Kısa sürede sonuçlanmayabilir. Devlet Başkanı buna müdahale etmese, meclis çoğunluğu yine MİKC'in kontrolünde olsa ve yapılacak seçimlerde MİKC kaybetmiş olsa bu kabul edilebilir. Neticede MİKC elinden geleni yapar ancak halk başkasını tercih eder ve sonraki seçimlerde hazırlanırlar ancak şimdi öyle olmadı. Meclis aritmetiği MİKC aleyhine değiştirildi, seçim kanunu ve seçim bölgeleri değiştirildi. MİKC'nin güçlü olduğu ve seçimi rahat kazanacağı yerler bölündü. Yeni kanununa cephe 'Henüz seçime girmeden kaybettik' şeklinde bakıyor. Kısacası Filipinler'in güneyinde, bölgesel özerkliği anlaşmayla tanınmış bir yönetime dışarıdan ciddi bir müdahale yapılıyor ve yerel siyasi süreç manipüle ediliyor." - Marjinalleşme tehlikesi TPMT olarak hazırlanan raporlarda MİKC içinde bölünme dahil olası tehlike ve risklere dikkat çektiklerini kaydeden Oruç, cephe içinde güçlü bazı grupların silahlı direniş ve mücadeleye yeniden dönebilecekleri uyarısını yaptı. Oruç, barış sürecinin silahsızlanma ayağının anlaşma doğrultusunda halen sürmesine rağmen gayriresmi rakamlar çerçevesinde MİKC'nin yaklaşık 14 bin militanının silah bırakmamış durumda olduğunun tahmin edildiğini bildirdi. Cephede aktif emir-komuta zincirinin varlığının sürdüğünü kaydeden Oruç, silahlı direnişin bölgede yeniden başlatılması halinde DEAŞ'a kayabilecek ya da marjinalleşebilecek unsurların ortaya çıkabileceğini belirtti. Oruç, "Filipinler'in güneyinde bu, en olmaması gereken senaryo. Ateşle oynanıyor, büyük fillere malzeme veriliyor. Hiçbir siyasi silahlı grup böyle kenarda tutulmaz. Askerin cevabı çok daha sert ve silahlı olabilir. Eylül seçimlerine kadar o zaman ciddi kargaşalar beklenebilir diye korkuyoruz. Böyle bir riske karşı biz sürekli uyarmaya çalışıyoruz." dedi. Barış sürecinin, Filipinler kamuoyunda ülkenin ulusal ana gündemlerinden biri olarak merakla takip edildiğini anlatan Oruç, "(Konu) Gazetelerin ilk sayfalarında. Muhalif kesimlerden ciddi manada reaksiyon veriliyor." diye konuştu. - Hacı Murat İbrahim "tartışılmaz lider" Oruç, önceki Bölgesel Hükümet Lideri ve Başbakan Hacı Murat İbrahim ile mevcut Başbakan Makakua'nın "50 yıllık silah arkadaşı" olduklarını ve MİKC'nin en önemli 3 isminden biri olduğunu söyledi. Hacı Murat İbrahim'in ileri yaşı ve kötüşelen sağlığına rağmen MİKC'nin "tartışılmaz lideri" olarak kabul görmeye devam ettiğine dikkati çeken Oruç, İbrahim'in yerel seçimlerde adaylığının henüz netleşmediğini belirtti.
- Moro Barış Süreci İzleme Heyeti Üyesi Hüseyin Oruç: - "Filipinler'in güneyinde, bölgesel özerkliği anlaşmayla tanınmış bir yönetime dışarıdan ciddi bir müdahale yapılıyor ve yerel siyasi süreç manipüle ediliyor"

ANKARA (AA) - AHMET FURKAN MERCAN - Moro Barış Süreci İzleme Heyeti (TPMT) Üyesi Hüseyin Oruç, Filipinler'in güneyinde uzun yıllar süren barış sürecinin 3 kez ertelenen seçimler ve Manila yönetiminin müdahalesiyle tıkanmanın eşiğinde olduğunu söyledi.

İnsan Hak ve Hürriyetleri (İHH) İnsani Yardım Vakfı Mütevelli Heyeti ve TPMT Üyesi Oruç, barış sürecinin gidişatını, eylül ayına ertelenen yerel seçimler ile Moro İslami Kurtuluş Cephesi'nin (MİKC) yaklaşımına yönelik gelişmeleri AA muhabirine değerlendirdi.

Oruç, süreçteki tıkanıklığın Mart 2025'te Filipinler'de Devlet Başkanı Marcos Jr'nin, "yerel parlamentoda milletvekillerinin, Manila yönetimi ve MİKC tarafından oranla atanması şartına uymamasıyla" başladığını söyledi.

Devlet Başkanı Marcos Jr'nin, Bangsamoro Özerk Bölgesi (BARMM) Başbakanı Hacı Murat İbrahim'in yerine "MİKC'den onay almaksızın" cephenin silahlı kanadı kabul edilen Bangsamoro İslam Silahlı Kuvvetleri (BIAF) lideri Abdurrauf Makakua'yı getirdiğini belirten Oruç, "Hareketin en önemli 3 liderinden bir tanesi de Makakua'nın kendisi ama böyle bir teklif kendisine gelince o da kabul etmiş oldu. Yerel seçimlere hazırlanan MİKC de bu aşamada 'Süreci tehlikeye atmayalım' bakış açısıyla bu aksi duruma itiraz etmedi." dedi.

- Barış sürecinde "ikilik ve bölünme" sorunu

İlerleyen süreçte " Filipinler Anayasa Mahkemesinin kararlarıyla" seçimlerin 3 kez ertelendiğini anlatan Oruç, sürecin giderek uzaması sonucu MİKC bünyesinde "Makaua ve Hacı Murat grubu" olmak üzere kopuklukların ortaya çıktığını belirtti.

Oruç, Manila yönetiminin ataması sonrası MİKC içinde "Makakua problemi"nin ortaya çıktığını, Makakua'nın cephe komiteleriyle istişare halinde olmadığını ve şahsi atamalar yaptığını dile getirdi.

Saha gözlemlerinin krize işaret ettiğini söyleyen Oruç, "Parçalanması halinde MİKC, Filipinler için daha tehlikeli. (Süreç) Ciddi bir şekilde alarm veriyor. Barış isteniyorsa (MİKC'nin) birliğini muhafaza edecek işler yapılmalı. En önemli çağrımız da bu. Yeniden karşılıklı saygı düsturuna dönülmeli." ifadelerini kullandı.

- Devlet Başkanı düzeyinde adım beklentisi

Yerel yetkililerin Devlet Başkanı Marcos Jr. ile görüşmeler yaptığını ve süreçteki tıkanıklıkların sebeplerini anlattıklarını kaydeden Oruç, "Ancak bir çözüm olmadı, atanacağı kaydedilen isimlerin ataması yapılmadı." dedi.

Oruç, MİKC'nin, Manila'da barış sürecinin geleceğini yönetebilecek "resmi muhatabın varlığını hissetmediğini" ve bu nedenle MİKC'nin "siyasi düzeyde konuşabilecek bir muhatap" ortaya çıkıncaya kadar barış süreci mekanizmalarını askıya aldığını söyledi.

İki tarafın uzun yıllar aynı masada barış sürecini yönettiğine dikkati çeken Oruç, "Süreç, cepheye saygı duyan ve muhatap alan noktadan, saygı duyulmayan, görüşü alınmayan ve 'ben yaptım oldu' yaklaşımına evrildi ve böylece süreç doğal olarak tıkanmış oldu." diye konuştu.

Oruç, " Manila tarafı bir adım atmadan MİKC tarafının da bir adım atmasının bir önemi yok. Şu anda inisiyatif tamamen Filipinler Devlet Başkanı'nın elinde ve kendisi de inisiyatif almalı." ifadesini kullandı.

- Gözlemci heyetinin uyarılarında renk değişimi

TPMT adına konuşan Oruç, önceki açıklamalarda sürecin olumsuz yönlerini büyütmemek için daha yumuşak uyarılar yaptıklarını ancak durumun giderek kontrol edilemez hale geldiğini vurguladı.

Oruç, 24 Mart’taki son açıklamada artık kırmızı uyarılar yaptıklarını ifade etti.

Son erteleme kararına göre yerel seçimlerin Eylül 2026’da yapılacağını belirten Oruç, bölgedeki siyasi atmosferin bu yönde şekillenmesinin risklerine dikkati çekti ve "Yılların emeğine rağmen böyle bir kriz ortamında yapılacak seçim ne kadar çözüm getirir, bu belirsiz." dedi.

Oruç, ayrıca Marcos Jr’nin anlaşmayı ihlal ederek göreve getirdiği Makakua’nın Eylül 2026 seçimlerini kazanması halinde, MİKC’nin 2031’deki bir sonraki seçimlere kadar barış sürecinin siyasi boyutundan tamamen dışlanabileceğini söyledi.

- Sandıkta mağlubiyet daha anlaşılabilir

Yerel seçimin halihazırda siyasi yarış olduğunu ve normal şartlarda işin doğası gereği MİKC'nin sandıkta kazanamama ihtimalinin de olabileceğine dikkati çeken Oruç, "Neticede halkın kararı." dedi.

Oruç, bu süreçte asıl sorunun, imzalanan anlaşma gereği seçimlere kadar meclisin MİKC liderliğinde olacağı ve bu normalleşme sürecini cephenin yürütmesi gerektiği maddesinin ihlal edildiğini belirterek, şöyle konuştu:

"(Devlet Başkanı Marcos Jr.) Anayasal yetkisi var ancak imzalanan anlaşmaya bu aykırı. MİKC'nin kararın durdurulmasına yönelik başlattığı hukuki süreç devam ediyor. Kısa sürede sonuçlanmayabilir. Devlet Başkanı buna müdahale etmese, meclis çoğunluğu yine MİKC'in kontrolünde olsa ve yapılacak seçimlerde MİKC kaybetmiş olsa bu kabul edilebilir. Neticede MİKC elinden geleni yapar ancak halk başkasını tercih eder ve sonraki seçimlerde hazırlanırlar ancak şimdi öyle olmadı. Meclis aritmetiği MİKC aleyhine değiştirildi, seçim kanunu ve seçim bölgeleri değiştirildi. MİKC'nin güçlü olduğu ve seçimi rahat kazanacağı yerler bölündü. Yeni kanununa cephe 'Henüz seçime girmeden kaybettik' şeklinde bakıyor. Kısacası Filipinler'in güneyinde, bölgesel özerkliği anlaşmayla tanınmış bir yönetime dışarıdan ciddi bir müdahale yapılıyor ve yerel siyasi süreç manipüle ediliyor."

- Marjinalleşme tehlikesi

TPMT olarak hazırlanan raporlarda MİKC içinde bölünme dahil olası tehlike ve risklere dikkat çektiklerini kaydeden Oruç, cephe içinde güçlü bazı grupların silahlı direniş ve mücadeleye yeniden dönebilecekleri uyarısını yaptı.

Oruç, barış sürecinin silahsızlanma ayağının anlaşma doğrultusunda halen sürmesine rağmen gayriresmi rakamlar çerçevesinde MİKC'nin yaklaşık 14 bin militanının silah bırakmamış durumda olduğunun tahmin edildiğini bildirdi.

Cephede aktif emir-komuta zincirinin varlığının sürdüğünü kaydeden Oruç, silahlı direnişin bölgede yeniden başlatılması halinde DEAŞ'a kayabilecek ya da marjinalleşebilecek unsurların ortaya çıkabileceğini belirtti.

Oruç, "Filipinler'in güneyinde bu, en olmaması gereken senaryo. Ateşle oynanıyor, büyük fillere malzeme veriliyor. Hiçbir siyasi silahlı grup böyle kenarda tutulmaz. Askerin cevabı çok daha sert ve silahlı olabilir. Eylül seçimlerine kadar o zaman ciddi kargaşalar beklenebilir diye korkuyoruz. Böyle bir riske karşı biz sürekli uyarmaya çalışıyoruz." dedi.

Barış sürecinin, Filipinler kamuoyunda ülkenin ulusal ana gündemlerinden biri olarak merakla takip edildiğini anlatan Oruç, "(Konu) Gazetelerin ilk sayfalarında. Muhalif kesimlerden ciddi manada reaksiyon veriliyor." diye konuştu.

- Hacı Murat İbrahim "tartışılmaz lider"

Oruç, önceki Bölgesel Hükümet Lideri ve Başbakan Hacı Murat İbrahim ile mevcut Başbakan Makakua'nın "50 yıllık silah arkadaşı" olduklarını ve MİKC'nin en önemli 3 isminden biri olduğunu söyledi.

Hacı Murat İbrahim'in ileri yaşı ve kötüşelen sağlığına rağmen MİKC'nin "tartışılmaz lideri" olarak kabul görmeye devam ettiğine dikkati çeken Oruç, İbrahim'in yerel seçimlerde adaylığının henüz netleşmediğini belirtti.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.