dask

İçişleri Bakanlığından "Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi" raporu

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 06.05.2026 - 12:16, Güncelleme: 06.05.2026 - 13:00 51 kez okundu.
 

İçişleri Bakanlığından "Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi" raporu

- Raporda, bazı dijital alt kültürlerin şiddeti meşrulaştıran içerikler üretmesinin iç güvenlik açısından risk teşkil edebileceği belirtilerek, çocukların korunması için bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği vurgulandı - Dijital bağımlılık, siber zorbalık, çevrim içi taciz, dezenformasyon, radikalleşme, mahremiyet ihlalleri ve kimlik hırsızlığı, çocuklar açısından öne çıkan riskler olarak raporda yer aldı
ANKARA (AA) - MUHAMMED NURİ ERDOĞAN - İçişleri Bakanlığınca hazırlanan "Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi" raporunda, bazı dijital alt kültürlerin şiddeti meşrulaştıran içerikler üretmesinin iç güvenlik açısından risk teşkil edebileceği belirtilerek, çocukların korunması için bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği vurgulandı. İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığı tarafından "Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi" başlıklı rapor hazırlandı. Raporda, sosyal medyanın çocukların sosyalleşme araçlarından biri haline geldiği belirtilerek, dijital ortamların kontrolsüz kullanımının çocukların psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiği kaydedildi. Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasının, çocukların yüz yüze iletişim becerilerinde zayıflama, dikkat dağınıklığı ve sosyal izolasyon gibi sonuçlar doğurabildiği ifade edildi. Raporda, dijital bağımlılık, siber zorbalık, çevrim içi taciz, dezenformasyon, radikalleşme, mahremiyet ihlalleri ve kimlik hırsızlığı, çocuklar açısından öne çıkan riskler olarak sıralandı. Özellikle son dönemde bazı dijital alt kültürlerin şiddeti meşrulaştıran içerikler üretmesine dikkat çekilen raporda, bu durumun çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu ve iç güvenlik açısından da risk teşkil edebileceği vurgulandı. - "Politikalar bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı" Raporda, Türkiye'de çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik çerçevenin 5651 sayılı Kanun ile belirlendiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca (BTK) sunulan Güvenli İnternet Hizmeti'nin koruyucu bir mekanizma olarak uygulandığı hatırlatıldı. Öte yandan raporda, çocukların korunmasına yönelik politikaların yalnızca yasaklayıcı tedbirlerle sınırlı kalmaması gerektiği belirtildi. Söz konusu politikaların eğitim, ebeveyn denetimi, platform sorumluluğu ve hukuki düzenlemeleri birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının daha etkili olacağı değerlendirmesinde bulunuldu.
- Raporda, bazı dijital alt kültürlerin şiddeti meşrulaştıran içerikler üretmesinin iç güvenlik açısından risk teşkil edebileceği belirtilerek, çocukların korunması için bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği vurgulandı - Dijital bağımlılık, siber zorbalık, çevrim içi taciz, dezenformasyon, radikalleşme, mahremiyet ihlalleri ve kimlik hırsızlığı, çocuklar açısından öne çıkan riskler olarak raporda yer aldı

ANKARA (AA) - MUHAMMED NURİ ERDOĞAN - İçişleri Bakanlığınca hazırlanan "Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi" raporunda, bazı dijital alt kültürlerin şiddeti meşrulaştıran içerikler üretmesinin iç güvenlik açısından risk teşkil edebileceği belirtilerek, çocukların korunması için bütüncül bir yaklaşım benimsenmesi gerektiği vurgulandı.

İçişleri Bakanlığı İç Güvenlik Stratejileri Dairesi Başkanlığı tarafından "Sosyal Medyanın Çocuklar Üzerindeki Etkisi" başlıklı rapor hazırlandı.

Raporda, sosyal medyanın çocukların sosyalleşme araçlarından biri haline geldiği belirtilerek, dijital ortamların kontrolsüz kullanımının çocukların psikolojik, sosyal ve bilişsel gelişimleri üzerinde olumsuz etkiler oluşturabildiği kaydedildi.

Sosyal medya kullanımının yaygınlaşmasının, çocukların yüz yüze iletişim becerilerinde zayıflama, dikkat dağınıklığı ve sosyal izolasyon gibi sonuçlar doğurabildiği ifade edildi. Raporda, dijital bağımlılık, siber zorbalık, çevrim içi taciz, dezenformasyon, radikalleşme, mahremiyet ihlalleri ve kimlik hırsızlığı, çocuklar açısından öne çıkan riskler olarak sıralandı.

Özellikle son dönemde bazı dijital alt kültürlerin şiddeti meşrulaştıran içerikler üretmesine dikkat çekilen raporda, bu durumun çocuklar üzerinde olumsuz etkiler oluşturduğu ve iç güvenlik açısından da risk teşkil edebileceği vurgulandı.

- "Politikalar bütüncül bir yaklaşımla ele alınmalı"

Raporda, Türkiye'de çocukların dijital ortamda korunmasına yönelik çerçevenin 5651 sayılı Kanun ile belirlendiği, Bilgi Teknolojileri ve İletişim Kurumunca (BTK) sunulan Güvenli İnternet Hizmeti'nin koruyucu bir mekanizma olarak uygulandığı hatırlatıldı.

Öte yandan raporda, çocukların korunmasına yönelik politikaların yalnızca yasaklayıcı tedbirlerle sınırlı kalmaması gerektiği belirtildi.

Söz konusu politikaların eğitim, ebeveyn denetimi, platform sorumluluğu ve hukuki düzenlemeleri birlikte içeren bütüncül bir yaklaşımla ele alınmasının daha etkili olacağı değerlendirmesinde bulunuldu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.