dask

İsrail saldırısında annesi öldürülen, kendisi yaralanan 10 yaşındaki Zeyne 3 yıldır tedavi umuduyla bekliyor:

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 27.07.2026 - 14:37, Güncelleme: 27.07.2026 - 14:38 80 kez okundu.
 

İsrail saldırısında annesi öldürülen, kendisi yaralanan 10 yaşındaki Zeyne 3 yıldır tedavi umuduyla bekliyor:

- "Kız kardeşlerimle oynuyorduk. Bir ses oldu ve bir evin yanına saldırı düzenlendi. Ben ve küçük kız kardeşim yaralandık" - "Birkaç yıldır gitmek istiyorum. Bacağım yüzünden acı çekiyorum. Çok ama çok yoruldum, hala beni götürmediler"
GAZZE (AA) - İsrail'in saldırıları ve ablukası altında ağır insani ve tıbbi koşulların yaşandığı Gazze Şeridi'nde 10 yaşındaki Zeyne Hani Ebu Cezar, 3 yıl önce yaralanan bacağının tedavisi için yurt dışına çıkmayı bekliyor. İsrail'in devam eden saldırıları, abluka ve insani yardım ile tıbbi malzeme girişindeki kısıtlamaları nedeniyle sağlık sisteminin büyük ölçüde çöktüğü Gazze'de çok sayıda çocuk tedaviye erişemiyor. Tıbbi tahliyelerin yavaş ilerlemesi, ilaç ve beslenme yetersizliği ile sağlık altyapısındaki hasarın, İsrail saldırılarının çocuklar üzerindeki en ağır sonuçları arasında yer aldığına dikkat çekiliyor. Gazze'de sağlık yetkilileri, binlerce hastanın tedavi için yurt dışına çıkmayı beklediğini, Refah Sınır Kapısı'ndan düzensiz ve sınırlı sayıda gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin ihtiyacı karşılamadığını belirtiyor. Yetkililer, aylar süren bekleyiş nedeniyle bugüne kadar yaklaşık 1500 hastanın yaşamını yitirdiğini, kanser ve böbrek hastaları başta olmak üzere her gün yeni can kayıpları yaşandığını ifade ediyor. - Yaralı Zeyne, 3 yıldır tedavi için yurt dışına çıkmayı bekliyor Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında, İsrail saldırıları nedeniyle zorla yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı bir çadırda yaşayan Zeyne, yaralı bacağını önüne uzatarak çevresinde koşup oynayan çocukları izliyor. Yaşıtları gibi koşup oynamak isteyen Zeyne, bacağındaki ağır yara nedeniyle bunu yapamıyor. Yaşadığı dramı AA muhabirine anlatan Zeyne, "Benim adım Zeyne Hani Ebu Cezar, 10 yaşındayım. Kız kardeşlerimle oynuyorduk. Bir ses oldu ve bir evin yanına saldırı düzenlendi. Ben ve küçük kız kardeşim yaralandık." dedi. Saldırıda küçük kız kardeşinin bir parmağının kesildiğini ve başına şarapnel isabet ettiğini anlatan Zeyne, kendi bacağının da kesilmek istendiğini ancak bir doktorun müdahalesi sayesinde bunun önlendiğini belirtti. Zeyne, Gazze'de ameliyat imkanlarının bulunmadığını, tedavi için yurt dışına çıkması gerektiğini belirterek, "Birkaç yıldır gitmek istiyorum. Bacağım yüzünden acı çekiyorum. Çok ama çok yoruldum, hala beni götürmediler." diye konuştu. - Annesi ailesini geçindirmek için nakış işlerken katledildi Zeyne'nin annesi Amani İbrahim Ebu Cezar, İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle ailesiyle birlikte yerinden edilerek sığındığı çadırda nakış işleri yapıyor ve çocuklarının ihtiyaçlarını bu şekilde karşılamaya çalışıyordu. Anne, aynı zamanda hamile olan kızının ilk bebeği için hazırlık yapmasına yardımcı olmaya çalışıyordu. Annesinin ölümünü anlatan Zeyne, şu ifadeleri kullandı: "Cuma günü nakış işliyordu. Öğle yemeğimizi yedik. Sonra annem nakış işliyordu ve ona bir kurşun geldi. İsrail askerleri ateş ediyorlardı. Birden ona kurşun geldi. Sesini duyduk. Sonra onu yoğun bakıma götürdüler, şehit olduğunu söylediler." Zeyne, annesinin kendilerine kıyafet almak ve ailesini geçindirmek için nakış işlediğini dile getirdi. Ağabey Hani de ailenin tek geçimini sağlayan kişinin anneleri olduğunu ifade etti. Çevrede tankların bulunduğunu ve çadırlara ateş edildiğini söyleyen Hani, olayın "insani ve güvenli bölge" olarak ilan edilen bir yerde gerçekleştiğini ifade etti. Ailenin, İsrail'in güvenli bölge olarak ilan ettiği Mevasi bölgesine sığındığını belirten Hani, "Biz Han Yunus'a göç ettik. İsrail bize buranın insani ve güvenli bir bölge olduğunu söyledi. Ancak annemiz İsrail saldırısında burada hayatını kaybetti." diye konuştu. Zeyne, annesinin hayatını kaybetmesiyle tedavisi için Gazze dışına çıkış işlemlerini takip eden kişiyi de kaybettiğini belirterek, tedavi olmak için Gazze dışına çıkmak istediğini söyledi. - Refah Sınır Kapısı'ndaki sınırlı geçişler Refah Sınır Kapısı, 21 Mayıs 2025'ten bu yana yalnızca yayaların geçişine izin verecek şekilde sınırlı kapasiteyle faaliyet gösteriyor. İsrail denetiminde her gün yalnızca sınırlı sayıda hasta, yaralı ve insani vakaya geçiş izni verilirken, binlerce Gazzeli tedaviye ulaşabilmek için aylarca beklemek zorunda kalıyor. Refah Sınır Kapısı, ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşmasının ilk aşaması kapsamında 2 Şubat 2026'da yaklaşık 20 aylık aranın ardından kısmen yeniden açılmıştı. Ancak İsrail ordusunun Mayıs 2024'te sınır kapısının kontrolünü ele geçirmesinin ardından kapı uzun süre kapalı kaldı. Şubat ayı sonunda İsrail ile İran arasında başlayan çatışmalar nedeniyle yeniden kapatılan sınır kapısı, mart ayı ortasından itibaren ise sınırlı ölçüde yeniden faaliyete geçti. Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, abluka uygulamaları ve insani yardım ile tıbbi malzeme girişine yönelik kısıtlamaları sürüyor. Sağlık altyapısının ağır hasar gördüğü bölgede birçok ameliyat yapılamaz hale gelirken, ileri tedaviye ihtiyaç duyan binlerce hasta ve yaralı, Refah Sınır Kapısı'ndan çıkış izni alabilmek için bekleyişini sürdürüyor.
- "Kız kardeşlerimle oynuyorduk. Bir ses oldu ve bir evin yanına saldırı düzenlendi. Ben ve küçük kız kardeşim yaralandık" - "Birkaç yıldır gitmek istiyorum. Bacağım yüzünden acı çekiyorum. Çok ama çok yoruldum, hala beni götürmediler"

GAZZE (AA) - İsrail'in saldırıları ve ablukası altında ağır insani ve tıbbi koşulların yaşandığı Gazze Şeridi'nde 10 yaşındaki Zeyne Hani Ebu Cezar, 3 yıl önce yaralanan bacağının tedavisi için yurt dışına çıkmayı bekliyor.

İsrail'in devam eden saldırıları, abluka ve insani yardım ile tıbbi malzeme girişindeki kısıtlamaları nedeniyle sağlık sisteminin büyük ölçüde çöktüğü Gazze'de çok sayıda çocuk tedaviye erişemiyor.

Tıbbi tahliyelerin yavaş ilerlemesi, ilaç ve beslenme yetersizliği ile sağlık altyapısındaki hasarın, İsrail saldırılarının çocuklar üzerindeki en ağır sonuçları arasında yer aldığına dikkat çekiliyor.

Gazze'de sağlık yetkilileri, binlerce hastanın tedavi için yurt dışına çıkmayı beklediğini, Refah Sınır Kapısı'ndan düzensiz ve sınırlı sayıda gerçekleştirilen tıbbi tahliyelerin ihtiyacı karşılamadığını belirtiyor.

Yetkililer, aylar süren bekleyiş nedeniyle bugüne kadar yaklaşık 1500 hastanın yaşamını yitirdiğini, kanser ve böbrek hastaları başta olmak üzere her gün yeni can kayıpları yaşandığını ifade ediyor.

- Yaralı Zeyne, 3 yıldır tedavi için yurt dışına çıkmayı bekliyor

Gazze Şeridi'nin güneyindeki Han Yunus kentinin batısında, İsrail saldırıları nedeniyle zorla yerinden edilen Filistinlilerin sığındığı bir çadırda yaşayan Zeyne, yaralı bacağını önüne uzatarak çevresinde koşup oynayan çocukları izliyor.

Yaşıtları gibi koşup oynamak isteyen Zeyne, bacağındaki ağır yara nedeniyle bunu yapamıyor.

Yaşadığı dramı AA muhabirine anlatan Zeyne, "Benim adım Zeyne Hani Ebu Cezar, 10 yaşındayım. Kız kardeşlerimle oynuyorduk. Bir ses oldu ve bir evin yanına saldırı düzenlendi. Ben ve küçük kız kardeşim yaralandık." dedi.

Saldırıda küçük kız kardeşinin bir parmağının kesildiğini ve başına şarapnel isabet ettiğini anlatan Zeyne, kendi bacağının da kesilmek istendiğini ancak bir doktorun müdahalesi sayesinde bunun önlendiğini belirtti.

Zeyne, Gazze'de ameliyat imkanlarının bulunmadığını, tedavi için yurt dışına çıkması gerektiğini belirterek, "Birkaç yıldır gitmek istiyorum. Bacağım yüzünden acı çekiyorum. Çok ama çok yoruldum, hala beni götürmediler." diye konuştu.

- Annesi ailesini geçindirmek için nakış işlerken katledildi

Zeyne'nin annesi Amani İbrahim Ebu Cezar, İsrail ordusunun saldırıları nedeniyle ailesiyle birlikte yerinden edilerek sığındığı çadırda nakış işleri yapıyor ve çocuklarının ihtiyaçlarını bu şekilde karşılamaya çalışıyordu.

Anne, aynı zamanda hamile olan kızının ilk bebeği için hazırlık yapmasına yardımcı olmaya çalışıyordu.

Annesinin ölümünü anlatan Zeyne, şu ifadeleri kullandı:

"Cuma günü nakış işliyordu. Öğle yemeğimizi yedik. Sonra annem nakış işliyordu ve ona bir kurşun geldi. İsrail askerleri ateş ediyorlardı. Birden ona kurşun geldi. Sesini duyduk. Sonra onu yoğun bakıma götürdüler, şehit olduğunu söylediler."

Zeyne, annesinin kendilerine kıyafet almak ve ailesini geçindirmek için nakış işlediğini dile getirdi.

Ağabey Hani de ailenin tek geçimini sağlayan kişinin anneleri olduğunu ifade etti.

Çevrede tankların bulunduğunu ve çadırlara ateş edildiğini söyleyen Hani, olayın "insani ve güvenli bölge" olarak ilan edilen bir yerde gerçekleştiğini ifade etti.

Ailenin, İsrail'in güvenli bölge olarak ilan ettiği Mevasi bölgesine sığındığını belirten Hani, "Biz Han Yunus'a göç ettik. İsrail bize buranın insani ve güvenli bir bölge olduğunu söyledi. Ancak annemiz İsrail saldırısında burada hayatını kaybetti." diye konuştu.

Zeyne, annesinin hayatını kaybetmesiyle tedavisi için Gazze dışına çıkış işlemlerini takip eden kişiyi de kaybettiğini belirterek, tedavi olmak için Gazze dışına çıkmak istediğini söyledi.

- Refah Sınır Kapısı'ndaki sınırlı geçişler

Refah Sınır Kapısı, 21 Mayıs 2025'ten bu yana yalnızca yayaların geçişine izin verecek şekilde sınırlı kapasiteyle faaliyet gösteriyor.

İsrail denetiminde her gün yalnızca sınırlı sayıda hasta, yaralı ve insani vakaya geçiş izni verilirken, binlerce Gazzeli tedaviye ulaşabilmek için aylarca beklemek zorunda kalıyor.

Refah Sınır Kapısı, ABD arabuluculuğunda sağlanan ateşkes anlaşmasının ilk aşaması kapsamında 2 Şubat 2026'da yaklaşık 20 aylık aranın ardından kısmen yeniden açılmıştı.

Ancak İsrail ordusunun Mayıs 2024'te sınır kapısının kontrolünü ele geçirmesinin ardından kapı uzun süre kapalı kaldı. Şubat ayı sonunda İsrail ile İran arasında başlayan çatışmalar nedeniyle yeniden kapatılan sınır kapısı, mart ayı ortasından itibaren ise sınırlı ölçüde yeniden faaliyete geçti.

Ekim 2025'te yürürlüğe giren ateşkese rağmen İsrail'in Gazze Şeridi'ne yönelik saldırıları, abluka uygulamaları ve insani yardım ile tıbbi malzeme girişine yönelik kısıtlamaları sürüyor.

Sağlık altyapısının ağır hasar gördüğü bölgede birçok ameliyat yapılamaz hale gelirken, ileri tedaviye ihtiyaç duyan binlerce hasta ve yaralı, Refah Sınır Kapısı'ndan çıkış izni alabilmek için bekleyişini sürdürüyor.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.