dask

İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2. İlkbahar Toplantısı'na ev sahipliği yaptı

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 11.05.2026 - 11:25, Güncelleme: 11.05.2026 - 12:29 17 kez okundu.
 

İstanbul Bilgi Üniversitesi, 2. İlkbahar Toplantısı'na ev sahipliği yaptı

- İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan: - "Büyümemizi dış ticaret dengesiyle uyumlu kılmak adına stratejik bir dönüşüm şart"
İSTANBUL (AA) - İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye Ekonomi Kurumu ile ortaklaşa 2. İlkbahar Toplantısı'nı düzenledi. Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, dünya çapında ekonomistlerin katıldığı konferansta, Columbia Üniversitesinden Prof. Dr. Jeffrey Sachs, College de France ve London School of Economics'ten Prof. Dr. Philippe Aghion, Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Cambridge Üniversitesinden Doç. Dr. Özge Öner ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Filiz Ünsal gibi alanında önde gelen akademisyenler söz aldı. Yaklaşık 180 akademik bildirinin sunulduğu ve 50 davetli konuşmacının yer aldığı konferansta, küresel ekonomi, inovasyon, sürdürülebilir kalkınma, büyüme politikaları ve bölgesel eşitsizlikler gibi güncel ekonomik gündemin öne çıkan başlıkları ele alındı. Açıklamada konferanstaki görüşlerine yer verilen Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alper Güzel, akademik gelişim ile toplumsal ilerlemenin ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı. Kurumun toplumsal sorumluluk vizyonuna değinen Güzel, gerçek bir kalkınmanın ancak bilimsel ilerlemenin toplumsal refahla buluştuğu kapsayıcı bir yapıyla mümkün olabileceğini ifade etti. - "Yapısal bir dönüşüm önemli" İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan da Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yapısal bir dönüşümün önemine işaret etti. Büyüme ile cari açık arasındaki dengenin daha sağlıklı bir zemine taşınması için stratejik çözüm yolları sunan Yazgan, küresel ölçekte yükselen "yeni sanayileşme politikası" akımının bu süreçte belirleyici bir rol oynayacağına dikkati çekti. Yazgan, "Büyümemizi dış ticaret dengesiyle uyumlu kılmak adına stratejik bir dönüşüm şart. Küresel ekonomide ABD ve Çin'in öncülük ettiği yeni sanayileşme dalgası, artık geleneksel korumacılığın ötesine geçmeyi zorunlu kılıyor. Türkiye'nin de verimlilik, yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı, firmaya özel teşvik mekanizmalarını içeren geniş kapsamlı bir sanayi politikasını benimsemesi, ekonomik istikrarın kalıcı anahtarı olacak." değerlendirmesini yaptı. - "İktisadi hayatı anlamak için mikrocoğrafyaya bakmak elzem" Cambridge ve Sidney üniversitelerinde görev yapan Doç. Dr. Özge Öner, iktisadi olayların sadece makro düzeyde değil, "mikrocoğrafya" merceğinden incelenmesi gerektiğini aktardı. Mekansal iktisat çerçevesinde yürüttüğü çalışmaları paylaşan Öner, "İktisatta nedenselliği açıklamak yetmez, mekanizmaların coğrafi olarak nasıl cereyan ettiğini de anlamamız gerekir. İsveç ve İngiltere verileriyle yaptığımız analizler, göçmenlerin istihdamından seçmen davranışlarına kadar pek çok alanda, mahalle ölçeğindeki sosyal etkileşimin ve 'öğrenme mekanizmasının' kişisel özelliklerden çok daha belirleyici bir çarpan etkisi yarattığını gösteriyor. Jane Jacobs'ın da belirttiği gibi, iktisadi hayatı ve toplumsal dönüşümü gerçek anlamda kavramak için bakış açımızı mahalle ve sokak ölçeğine kadar indirgemek, bugün her zamankinden daha elzem." ifadelerini kullandı. Columbia Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Jeffrey Sachs ise iklim krizinde kritik bir eşiğe gelindiğini, çözümün 25-30 yıllık sistematik bir planlama ve bölgesel işbirliğinden geçtiğini belirtti. Türkiye'nin enerji stratejisine dair somut bir vizyon ortaya koyan Sachs, şunları kaydetti: "İklim krizinde 1,5 derecelik sınırı aşmış durumdayız, ısınma beklenenden çok daha hızlı ilerliyor. Temiz enerjiye geçiş, ulusal sınırları aşan bölgesel bir proje olarak ele alınmalı. Kuzey Denizi ile Karadeniz arasındaki rüzgar potansiyelini birbirine bağlayan güç hatları, çok daha dayanıklı bir şebeke ve daha az depolama maliyeti demek. Bu süreçte yapay zeka hem yüksek enerji tüketen bir yapı hem de akıllı şebekelerin yönetiminde verimliliği artıran büyük güç olarak çift taraflı bir rol oynayacak. Yapay zekanın geleceği, büyük miktarda sıfır karbonlu enerjiye bağlı." - Yapay zekada yeni oyuncuların piyasaya girişi zorlaşıyor" London School of Economics ve College de France'den 2025 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof. Dr. Philippe Aghion, dijital dönüşüme öncülük eden "süperstar" şirketlerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisine ve bu süreçteki hassas dengeye dikkati çekti. Yapay zekanın geleceğine dair teknolojik bir iyimserlik taşıdığını belirten Aghion, dijital dönüşümün dev aktörlerine ilişkin şu tavsiyelerde bulundu: "Bilişim teknolojileri devrimini başlatan süperstar firmalar, ilk etapta büyümeye ivme kazandırdı. Ancak burada kritik bir çelişki söz konusu. Bu yapılar aşırı büyüdüğünde ve rekabet politikaları bu yeni düzene ayak uyduramadığında, yeni oyuncuların piyasaya girişi zorlaşıyor. Rekabetin kısıtlandığı bu tablo ise uzun vadede ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden oluyor. Yapay zeka sadece üretimi değil, fikir geliştirme süreçlerini de otomatikleştirdi. Yeni fikirler, mevcut bilgilerin yeni kombinasyonlarıdır. Yapay zeka, bu birleşimi eşsiz bir hızla yaparak büyümeyi sürdürülebilir kılan bir fikir motoruna dönüşüyor." Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için "mikro" işletmelerin stratejik önemine dikkati çekerek, yapay zekanın bu işletmeler üzerindeki dönüştürücü gücünü mercek altına aldı. Yapay zekanın istihdam piyasasındaki geleneksel rolleri değiştirdiğini aktaran Akçiğit, "Büyük ve yerleşik firmalar yapay zekayı genellikle maliyet düşürmek ve iş gücünü ikame etmek amacıyla kullanırken, yeni iş alanları, yenilikçi ürünler ve taze istihdam fırsatları genç ve küçük işletmelerden geliyor. Verilerimiz açıkça gösteriyor ki küçük işletmeler yapay zekayı benimsediklerinde, yıktıklarından 4 kat daha fazla yeni iş alanı yaratıyorlar." değerlendirmesinde bulundu. Türkiye ekonomisinin yapı taşını oluşturan mikro işletmelerin stratejik önemine değinen Akçiğit, sürdürülebilir kalkınma anahtarının bu işletmelerin dijital dönüşümünde yattığını kaydetti. Akçiğit, "Başarılı dev şirketler bile yolculuklarına küçük birer işletme olarak başlar. Türkiye gibi ekonomilerde 9 ve altı çalışanı olan mikro işletmeler, ekonominin çok büyük bir kısmını oluşturuyor. Bu yüzden sürdürülebilir bir kalkınma için bu işletmelerin sağlığını korumak ve yapay zekayı büyümenin önündeki engelleri kaldıran bir 'kaynak kısıtlaması giderici' olarak nasıl kullandıklarını anlamak zorundayız." ifadelerini kullandı. OECD Genel Müdür Yardımcısı Dr. Filiz Ünsal ise yükselen piyasa ekonomilerinin küresel şoklara karşı direncini artıracak yeni nesil stratejileri değerlendirdi. Para politikasındaki dönüşüm ihtiyacına dikkati çeken Ünsal, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için geleneksel modellerin ötesine geçen bir yol haritası sundu.
- İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan: - "Büyümemizi dış ticaret dengesiyle uyumlu kılmak adına stratejik bir dönüşüm şart"

İSTANBUL (AA) - İstanbul Bilgi Üniversitesi, Türkiye Ekonomi Kurumu ile ortaklaşa 2. İlkbahar Toplantısı'nı düzenledi.

Üniversiteden yapılan açıklamaya göre, dünya çapında ekonomistlerin katıldığı konferansta, Columbia Üniversitesinden Prof. Dr. Jeffrey Sachs, College de France ve London School of Economics'ten Prof. Dr. Philippe Aghion, Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Cambridge Üniversitesinden Doç. Dr. Özge Öner ve Ekonomik İşbirliği ve Kalkınma Örgütü (OECD) Genel Müdür Yardımcısı Dr. Filiz Ünsal gibi alanında önde gelen akademisyenler söz aldı.

Yaklaşık 180 akademik bildirinin sunulduğu ve 50 davetli konuşmacının yer aldığı konferansta, küresel ekonomi, inovasyon, sürdürülebilir kalkınma, büyüme politikaları ve bölgesel eşitsizlikler gibi güncel ekonomik gündemin öne çıkan başlıkları ele alındı.

Açıklamada konferanstaki görüşlerine yer verilen Türkiye Ekonomi Kurumu Yönetim Kurulu Başkanı Prof. Dr. Alper Güzel, akademik gelişim ile toplumsal ilerlemenin ayrılmaz bir bütün olduğunu vurguladı.

Kurumun toplumsal sorumluluk vizyonuna değinen Güzel, gerçek bir kalkınmanın ancak bilimsel ilerlemenin toplumsal refahla buluştuğu kapsayıcı bir yapıyla mümkün olabileceğini ifade etti.

- "Yapısal bir dönüşüm önemli"

İstanbul Bilgi Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Ege Yazgan da Türkiye'nin sürdürülebilir büyüme hedefleri doğrultusunda yapısal bir dönüşümün önemine işaret etti. Büyüme ile cari açık arasındaki dengenin daha sağlıklı bir zemine taşınması için stratejik çözüm yolları sunan Yazgan, küresel ölçekte yükselen "yeni sanayileşme politikası" akımının bu süreçte belirleyici bir rol oynayacağına dikkati çekti.

Yazgan, "Büyümemizi dış ticaret dengesiyle uyumlu kılmak adına stratejik bir dönüşüm şart. Küresel ekonomide ABD ve Çin'in öncülük ettiği yeni sanayileşme dalgası, artık geleneksel korumacılığın ötesine geçmeyi zorunlu kılıyor. Türkiye'nin de verimlilik, yüksek teknoloji ve inovasyon odaklı, firmaya özel teşvik mekanizmalarını içeren geniş kapsamlı bir sanayi politikasını benimsemesi, ekonomik istikrarın kalıcı anahtarı olacak." değerlendirmesini yaptı.

- "İktisadi hayatı anlamak için mikrocoğrafyaya bakmak elzem"

Cambridge ve Sidney üniversitelerinde görev yapan Doç. Dr. Özge Öner, iktisadi olayların sadece makro düzeyde değil, "mikrocoğrafya" merceğinden incelenmesi gerektiğini aktardı.

Mekansal iktisat çerçevesinde yürüttüğü çalışmaları paylaşan Öner, "İktisatta nedenselliği açıklamak yetmez, mekanizmaların coğrafi olarak nasıl cereyan ettiğini de anlamamız gerekir. İsveç ve İngiltere verileriyle yaptığımız analizler, göçmenlerin istihdamından seçmen davranışlarına kadar pek çok alanda, mahalle ölçeğindeki sosyal etkileşimin ve 'öğrenme mekanizmasının' kişisel özelliklerden çok daha belirleyici bir çarpan etkisi yarattığını gösteriyor. Jane Jacobs'ın da belirttiği gibi, iktisadi hayatı ve toplumsal dönüşümü gerçek anlamda kavramak için bakış açımızı mahalle ve sokak ölçeğine kadar indirgemek, bugün her zamankinden daha elzem." ifadelerini kullandı.

Columbia Üniversitesi Sürdürülebilir Kalkınma Merkezi Direktörü Prof. Dr. Jeffrey Sachs ise iklim krizinde kritik bir eşiğe gelindiğini, çözümün 25-30 yıllık sistematik bir planlama ve bölgesel işbirliğinden geçtiğini belirtti.

Türkiye'nin enerji stratejisine dair somut bir vizyon ortaya koyan Sachs, şunları kaydetti:

"İklim krizinde 1,5 derecelik sınırı aşmış durumdayız, ısınma beklenenden çok daha hızlı ilerliyor. Temiz enerjiye geçiş, ulusal sınırları aşan bölgesel bir proje olarak ele alınmalı. Kuzey Denizi ile Karadeniz arasındaki rüzgar potansiyelini birbirine bağlayan güç hatları, çok daha dayanıklı bir şebeke ve daha az depolama maliyeti demek. Bu süreçte yapay zeka hem yüksek enerji tüketen bir yapı hem de akıllı şebekelerin yönetiminde verimliliği artıran büyük güç olarak çift taraflı bir rol oynayacak. Yapay zekanın geleceği, büyük miktarda sıfır karbonlu enerjiye bağlı."

- Yapay zekada yeni oyuncuların piyasaya girişi zorlaşıyor"

London School of Economics ve College de France'den 2025 Nobel Ekonomi Ödülü sahibi Prof. Dr. Philippe Aghion, dijital dönüşüme öncülük eden "süperstar" şirketlerin ekonomik büyüme üzerindeki etkisine ve bu süreçteki hassas dengeye dikkati çekti.

Yapay zekanın geleceğine dair teknolojik bir iyimserlik taşıdığını belirten Aghion, dijital dönüşümün dev aktörlerine ilişkin şu tavsiyelerde bulundu:

"Bilişim teknolojileri devrimini başlatan süperstar firmalar, ilk etapta büyümeye ivme kazandırdı. Ancak burada kritik bir çelişki söz konusu. Bu yapılar aşırı büyüdüğünde ve rekabet politikaları bu yeni düzene ayak uyduramadığında, yeni oyuncuların piyasaya girişi zorlaşıyor. Rekabetin kısıtlandığı bu tablo ise uzun vadede ekonomik büyümenin yavaşlamasına neden oluyor. Yapay zeka sadece üretimi değil, fikir geliştirme süreçlerini de otomatikleştirdi. Yeni fikirler, mevcut bilgilerin yeni kombinasyonlarıdır. Yapay zeka, bu birleşimi eşsiz bir hızla yaparak büyümeyi sürdürülebilir kılan bir fikir motoruna dönüşüyor."

Chicago Üniversitesinden Prof. Dr. Ufuk Akçiğit, Türkiye gibi gelişmekte olan ekonomiler için "mikro" işletmelerin stratejik önemine dikkati çekerek, yapay zekanın bu işletmeler üzerindeki dönüştürücü gücünü mercek altına aldı.

Yapay zekanın istihdam piyasasındaki geleneksel rolleri değiştirdiğini aktaran Akçiğit, "Büyük ve yerleşik firmalar yapay zekayı genellikle maliyet düşürmek ve iş gücünü ikame etmek amacıyla kullanırken, yeni iş alanları, yenilikçi ürünler ve taze istihdam fırsatları genç ve küçük işletmelerden geliyor. Verilerimiz açıkça gösteriyor ki küçük işletmeler yapay zekayı benimsediklerinde, yıktıklarından 4 kat daha fazla yeni iş alanı yaratıyorlar." değerlendirmesinde bulundu.

Türkiye ekonomisinin yapı taşını oluşturan mikro işletmelerin stratejik önemine değinen Akçiğit, sürdürülebilir kalkınma anahtarının bu işletmelerin dijital dönüşümünde yattığını kaydetti.

Akçiğit, "Başarılı dev şirketler bile yolculuklarına küçük birer işletme olarak başlar. Türkiye gibi ekonomilerde 9 ve altı çalışanı olan mikro işletmeler, ekonominin çok büyük bir kısmını oluşturuyor. Bu yüzden sürdürülebilir bir kalkınma için bu işletmelerin sağlığını korumak ve yapay zekayı büyümenin önündeki engelleri kaldıran bir 'kaynak kısıtlaması giderici' olarak nasıl kullandıklarını anlamak zorundayız." ifadelerini kullandı.

OECD Genel Müdür Yardımcısı Dr. Filiz Ünsal ise yükselen piyasa ekonomilerinin küresel şoklara karşı direncini artıracak yeni nesil stratejileri değerlendirdi. Para politikasındaki dönüşüm ihtiyacına dikkati çeken Ünsal, Türkiye gibi gelişmekte olan ülkeler için geleneksel modellerin ötesine geçen bir yol haritası sundu.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.