dask

İsveç'in Ankara Büyükelçiliği ile AB Türkiye Delegasyonu, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla panel düzenledi

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 16.03.2026 - 14:19, Güncelleme: 16.03.2026 - 14:19 120 kez okundu.
 

İsveç'in Ankara Büyükelçiliği ile AB Türkiye Delegasyonu, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla panel düzenledi

İsveç'in Ankara Büyükelçiliği ile AB Türkiye Delegasyonu, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla panel düzenledi
ANKARA (AA) - İsveç'in Ankara Büyükelçiliği ile Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu işbirliğiyle, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla Ankara'da panel düzenlendi. İsveç'in Ankara Büyükelçiliği'ndeki panelin açılış konuşmalarını Büyükelçi Malena Mard, AB Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, BM Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü'nden Doç. Dr. Emel Memiş yaptı. Büyükelçi Mard, önemli bir konuyu ele almak üzere bir araya geldiklerini belirterek, kadınların ekonomik katılımı için bakım politikaları ve hizmetlerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı. Dünya genelinde kadınlar ile erkekler arasındaki istihdam eşitsizliğinin önemli bir konu olduğunu söyleyen Mard, iki çocuğunu yetiştirirken çalışabilme fırsatına sahip olduğunu anlattı. "Kişisel tercihlerimizin politikalarla desteklenebiliyor olması çok önemli." diyen Mard, çocuklarının da iyi eğitim aldığını ve her ebeveynin bunu arzuladığını vurguladı. Ülkesinde okul öncesi eğitimin belediyelerin sorumluluğunda olduğunu anlatan Mard, bir yaşından itibaren çocuklara hükümet tarafından eğitim olanağının sağlandığını söyledi. Mard, İsveç'te okul öncesi eğitimin yüzde 87 seviyesinde olduğunu, ülkelerin tecrübelerini paylaşmaları ve nasıl ilerleme kaydedilebileceğine dair fikir teatisinde bulunmaları gerektiğini dile getirdi. - Güvencesiz bakım sektöründe yoğunlaşma Guimond da kadınların, erkeklere kıyasla ortalama daha fazla ücretsiz bakım ve ev işi yaptığına işaret ederek, bakım sistemlerinin parçalı yapı gösterdiğini belirtti. Bu yapının kurumlarca şekillendirildiğini ve bu çerçevede sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin olduğunu söyleyen Guimond, "Bakımdaki eşitsizlikler tesadüf değildir." dedi. Guimond, ücretli ve ücretsiz bakım işlerindeki eşitsizliklerin, kadınların haklarını kullanmakta büyük bir engel teşkil ettiğine dikkati çekerek, kadınların çoğu zaman güvencesiz şekilde bakım sektöründe yoğunlaştıklarını anlattı. Bunun ekonomik ve sosyal haklara erişimleri sınırladığına dikkati çeken Guimond, "Bu durum kadınların, kendi yaşamları üzerinde karar alma kapasitelerini azaltmakta." dedi. Guimond, bakım sistemleri güçlendirilerek toplumsal cinsiyet eşitsizliği için çözüm yaratılabileceğini dile getirdi. - Bakım sistemlerine yatırımın önemi Maslahatgüzar Vilcinskas da toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, çoğu zaman "kadın meselesi" olarak ifade edildiğini ancak pek öyle olmadığını söyleyerek, "Ekonomi, dirençlilik meselesi de aynı zamanda." değerlendirmesinde bulundu. Kadınların topluma katıldıklarında birtakım yararlar sağladıklarına dikkati çeken Vilcinskas, "Atatürk'ün de dediği gibi, 'Kadını ihmal eden toplum, geride kalmaya mahkumdur.' Önemli adımlar atılması sürpriz değildir. Yasaları değiştiriyoruz, bu amaçla kadınların iş gücüne katılımını nasıl artırabileceğimizin yollarını araştırıyoruz." ifadelerini kullandı. Vilcinskas, eşitsizliğin giderilmesi ve kadının istihdam alanındaki varlığının artması için yatırımların ve siyasi politikaların gerekliliğini vurguladı. Cinsiyet eşitliğini ele alan çok sayıda AB projesinin bulunduğuna işaret eden Vilcinskas, "Women Up" Projesi'nin bunlardan biri olduğunu ve bakım konusuna odaklandığını söyledi. Vilcinskas, "Nasıl okullara, ulaşıma yatırım yapıyorsak bakım sistemlerine de yatırım yapmamız gerekiyor." dedi. - Bakım sistemlerine duyulan ihtiyaç Doç. Dr. Memiş de bakım ekonomisinin son dönemde çok tartışıldığını, uluslararası kuruluşların da konuyu ele aldıklarını belirtti. 8 Mart'ın yalnızca kutlama değil "politika diyaloğu" oluşturduğunun altını çizen Memiş, bakım politikalarının kilit politik amaçlarla oluşturulduğunu söyledi. Memiş, meselenin tartışıldığını ancak mekanizmalara yerleştirilmesi konusunda ilerlenmediğini, bakımın hala ev içinde çalışmak olarak kabul edildiğini vurguladı. Bakım sistemlerine ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Memiş, bu ihtiyacın toplumsal eşitsizlikler yarattığını sözlerine ekledi.
İsveç'in Ankara Büyükelçiliği ile AB Türkiye Delegasyonu, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla panel düzenledi

ANKARA (AA) - İsveç'in Ankara Büyükelçiliği ile Avrupa Birliği (AB) Türkiye Delegasyonu işbirliğiyle, "8 Mart Dünya Kadınlar Günü" dolayısıyla Ankara'da panel düzenlendi.

İsveç'in Ankara Büyükelçiliği'ndeki panelin açılış konuşmalarını Büyükelçi Malena Mard, AB Türkiye Delegasyonu Maslahatgüzarı Jurgis Vilcinskas, BM Kadın Birimi Türkiye Ülke Direktörü Maryse Guimond ve Ankara Üniversitesi Siyasal Bilgiler Fakültesi İktisat Bölümü'nden Doç. Dr. Emel Memiş yaptı.

Büyükelçi Mard, önemli bir konuyu ele almak üzere bir araya geldiklerini belirterek, kadınların ekonomik katılımı için bakım politikaları ve hizmetlerinin geliştirilmesinin önemini vurguladı.

Dünya genelinde kadınlar ile erkekler arasındaki istihdam eşitsizliğinin önemli bir konu olduğunu söyleyen Mard, iki çocuğunu yetiştirirken çalışabilme fırsatına sahip olduğunu anlattı.

"Kişisel tercihlerimizin politikalarla desteklenebiliyor olması çok önemli." diyen Mard, çocuklarının da iyi eğitim aldığını ve her ebeveynin bunu arzuladığını vurguladı.

Ülkesinde okul öncesi eğitimin belediyelerin sorumluluğunda olduğunu anlatan Mard, bir yaşından itibaren çocuklara hükümet tarafından eğitim olanağının sağlandığını söyledi.

Mard, İsveç'te okul öncesi eğitimin yüzde 87 seviyesinde olduğunu, ülkelerin tecrübelerini paylaşmaları ve nasıl ilerleme kaydedilebileceğine dair fikir teatisinde bulunmaları gerektiğini dile getirdi.

- Güvencesiz bakım sektöründe yoğunlaşma

Guimond da kadınların, erkeklere kıyasla ortalama daha fazla ücretsiz bakım ve ev işi yaptığına işaret ederek, bakım sistemlerinin parçalı yapı gösterdiğini belirtti.

Bu yapının kurumlarca şekillendirildiğini ve bu çerçevede sürdürülebilir kalkınma hedeflerinin olduğunu söyleyen Guimond, "Bakımdaki eşitsizlikler tesadüf değildir." dedi.

Guimond, ücretli ve ücretsiz bakım işlerindeki eşitsizliklerin, kadınların haklarını kullanmakta büyük bir engel teşkil ettiğine dikkati çekerek, kadınların çoğu zaman güvencesiz şekilde bakım sektöründe yoğunlaştıklarını anlattı.

Bunun ekonomik ve sosyal haklara erişimleri sınırladığına dikkati çeken Guimond, "Bu durum kadınların, kendi yaşamları üzerinde karar alma kapasitelerini azaltmakta." dedi.

Guimond, bakım sistemleri güçlendirilerek toplumsal cinsiyet eşitsizliği için çözüm yaratılabileceğini dile getirdi.

- Bakım sistemlerine yatırımın önemi

Maslahatgüzar Vilcinskas da toplumsal cinsiyet eşitsizliğinin, çoğu zaman "kadın meselesi" olarak ifade edildiğini ancak pek öyle olmadığını söyleyerek, "Ekonomi, dirençlilik meselesi de aynı zamanda." değerlendirmesinde bulundu.

Kadınların topluma katıldıklarında birtakım yararlar sağladıklarına dikkati çeken Vilcinskas, "Atatürk'ün de dediği gibi, 'Kadını ihmal eden toplum, geride kalmaya mahkumdur.' Önemli adımlar atılması sürpriz değildir. Yasaları değiştiriyoruz, bu amaçla kadınların iş gücüne katılımını nasıl artırabileceğimizin yollarını araştırıyoruz." ifadelerini kullandı.

Vilcinskas, eşitsizliğin giderilmesi ve kadının istihdam alanındaki varlığının artması için yatırımların ve siyasi politikaların gerekliliğini vurguladı.

Cinsiyet eşitliğini ele alan çok sayıda AB projesinin bulunduğuna işaret eden Vilcinskas, "Women Up" Projesi'nin bunlardan biri olduğunu ve bakım konusuna odaklandığını söyledi.

Vilcinskas, "Nasıl okullara, ulaşıma yatırım yapıyorsak bakım sistemlerine de yatırım yapmamız gerekiyor." dedi.

- Bakım sistemlerine duyulan ihtiyaç

Doç. Dr. Memiş de bakım ekonomisinin son dönemde çok tartışıldığını, uluslararası kuruluşların da konuyu ele aldıklarını belirtti.

8 Mart'ın yalnızca kutlama değil "politika diyaloğu" oluşturduğunun altını çizen Memiş, bakım politikalarının kilit politik amaçlarla oluşturulduğunu söyledi.

Memiş, meselenin tartışıldığını ancak mekanizmalara yerleştirilmesi konusunda ilerlenmediğini, bakımın hala ev içinde çalışmak olarak kabul edildiğini vurguladı.

Bakım sistemlerine ihtiyaç duyulduğunun altını çizen Memiş, bu ihtiyacın toplumsal eşitsizlikler yarattığını sözlerine ekledi.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.