Kolon ve rektum kanserinde erken tanı hayati önem taşıyor
Kolon ve rektum kanserinde erken tanı hayati önem taşıyor
- Medicana Ataköy Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü Prof. Dr. Erkan Doğan: - "Bir hastaya önerilen basit bir tarama testi, yıllar sonra gelişebilecek ciddi bir hastalığın önüne geçebilir. Bu nedenle her muayene, aynı zamanda bir farkındalık fırsatıdır"
İSTANBUL (AA) - Medicana Ataköy Hastanesi Medikal Onkoloji Bölümü Prof. Dr. Erkan Doğan, kolonoskopide rastlanabilecek poliplerin yüzde 25'inde kanserleşme riski bulunduğunu belirterek, bu nedenle düzenli tarama yaptırmak gerektiğini bildirdi.
Medicana Sağlık Grubu'ndan yapılan açıklamaya göre, Türkiye'de her yıl yaklaşık 21 bin kişiye teşhis konulan kalın bağırsak ve rektum kanseri, artık yalnızca ileri yaşların değil, gençlerin de sorunu oluyor.
Açıklamada görüşlerine yer verilen Prof. Dr. Erkan Doğan, beslenmenin ve antibiyotiğin kolon ve rektum kanserinde önemli bir noktada olduğunu kaydetti.
Kolorektal kanser vakalarında 1995'te 65 yaş altındaki hastaların toplam oranının yüzde 27'de kaldığını, bu oranın 2022'de yüzde 45'e yükseldiğini vurgulayan Doğan, "Ocak 2026'da yayınlanan Amerika Kanser Derneği istatistiklerine göre 50 yaş altı kanser ölümlerinde kolorektal kanserler birinci sıraya oturdu. Kanserin gençleri de etkileyen bir hastalık olduğu konusunda farkındalık oluşmalı." ifadelerini kullandı.
Doğan, kolonoskopi taramalarının önemine dikkati çekerek, şunları kaydetti:
"Bir hastaya önerilen basit bir tarama testi, yıllar sonra gelişebilecek ciddi bir hastalığın önüne geçebilir. Bu nedenle her muayene, aynı zamanda bir farkındalık fırsatıdır. Kolonoskopide rastlanabilecek polipler çok önemsenmese de bunlar yüzde 25 oranında kanserleşme riskine sahiptir. 10-15 yıldan fazla süregelen poliplerin kanserleşme ihtimali olduğu için farkındalık önemlidir. Bu nedenle de düzenli tarama yaptırmak gerekir."
İşlenmiş gıdaların kolorektal kanserin artışına neden olabileceğini vurgulayan Doğan, hastalığın artık yalnızca ileri yaşların değil, gençlerin de önemli bir sağlık sorunu haline geldiğini aktardı.
Doğan, işlenmiş gıda tüketimi arttıkça kolorektal kanser vakalarında ciddi artış yaşandığının görüldüğünü ve 90'lar kuşağının çocukluk döneminden itibaren değişen beslenme alışkanlıklarının uzun vadeli riskler doğurduğunu belirtti.
Özellikle işlenmiş et ürünlerinin sık tüketiminin bağırsak sağlığını olumsuz etkilediğini kaydeden Doğan, "Bu kuşak yüksek antibiyotik maruziyetine sahip, bu da bağırsak florasını bozarak zararlı bakterilerin artmasına ve inflamasyonun yükselmesine neden oluyor." bilgisini verdi.
Doğan, ağızda bulunması gereken bazı bakterilerin antibiyotik kullanımı sonrası kolonda daha fazla görülmeye başladığını belirterek, şu değerlendirmede bulundu:
"Bu durum kanser gelişimini tetikleyebilmektedir. Sağlıklı bir yaşam için tam tahıllı, liften zengin beslenmeli. Tedavi kadar korunmak da hayati önemde. Liften zengin beslenme nüks riskini azaltabilir. Düzenli yürüyüş ve koşu ise adjuvan tedavilerle kıyaslanabilecek düzeyde koruyucu etki sağlıyor. Akdeniz tipi beslenmenin bağırsak sağlığını koruyup kanser riskini azaltmada önemli rol oynadığını unutmamalıdır."
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
