dask

Lübnan'daki Türk hastanesi, İsrail saldırılarında yaralananların başlıca adresi oldu

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 15.04.2026 - 11:51, Güncelleme: 15.04.2026 - 12:53 58 kez okundu.
 

Lübnan'daki Türk hastanesi, İsrail saldırılarında yaralananların başlıca adresi oldu

- Hastanenin Genel Müdürü Mona Teryaki: - "Türkiye'ye teşekkür ederiz. Bu hastane yüksek standartlarda inşa edildi ve biz de bunu korumaya çalışıyoruz" - Hastanede tedavi gören Kasım Zaim: - "Buraya gelir gelmez tedavime başlandı. 12 gün içinde 5 ameliyat geçirdim ve durumum iyileşmeye başladı"
SAYDA (AA) - ETHEM EMRE ÖZCAN/MUHAMMED EMİN CANİK - Lübnan'ın Sayda kentinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından inşa edilen Sayda Türk Travma ve Rehabilitasyon Hastanesi, İsrail saldırılarında yaralananlar için en önemli tedavi merkezlerinden biri haline geldi. TİKA tarafından 2010 yılında inşa edilen hastane, bölgedeki en önemli sağlık kuruluşları arasında yer alıyor. İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırıların ardından artan yaralı sayısı ve yerinden edilme dalgası, hastanenin rolünü daha da kritik hale getirdi. TİKA'nın da desteklediği hastane, Lübnan Sağlık Bakanlığına bağlı olarak hizmet veriyor. Sağlık çalışanları da hizmetlerin aksamaması için yoğun çaba harcıyor. - "Bu hastane, travma ve yanık alanındaki uzmanlaşmasıyla büyük önem taşıyor" Hastanenin Genel Müdürü Mona Teryaki, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye tarafından inşa edilen hastanenin yüksek standartlarda hizmet sunduğunu belirterek, "Bu hastane, Lübnan'daki mevcut koşullar açısından özellikle travma ve yanık alanındaki uzmanlaşmasıyla büyük önem taşıyor." dedi. İsrail saldırılarında yaralanan çok sayıda hastayı tedavi ettiklerini ifade eden Teryaki, "Türkiye'ye teşekkür ederiz. Bu hastane yüksek standartlarda inşa edildi ve biz de bunu korumaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı. Hastanede fizyoterapi hizmetinin de verildiğini aktaran Teryaki, özellikle yanık tedavisi sonrası ve çoklu travma yaşayan hastaların rehabilitasyonu açısından bunun kritik rol oynadığını vurguladı. Mart ayında yüzlerce hastanın kabul edildiğini belirten Teryaki, hastanedeki 4 ameliyathanenin yanı sıra yetişkin yoğun bakım ve yanık yoğun bakım ünitelerinin aktif olarak hizmet verdiğini, genel cerrahi servisinin ise dolu olduğunu söyledi. Kemoterapi hizmetinin de başlatıldığını kaydeden Teryaki, bu kapsamda yerinden edilmiş çok sayıda hastaya hizmet verdiklerini dile getirdi. Lübnan Sağlık Bakanlığının ilaç ve sarf malzemesi desteği sağladığını aktaran Teryaki, zaman zaman bazı ilaçlarda sıkıntı yaşansa da alternatiflerin bulunduğunu belirtti. Teryaki, hastaların ücretsiz tedavi edildiğini de sözlerine ekledi. - "Yoğun hasta sevkine rağmen, hastanedeki ekip tedavimize büyük katkı sundu" İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine düzenlediği saldırıda yaralanan Muhammed Ali, tedavi için Sayda'daki bu hastaneye sevk edildiğini söyledi. Ali, "İsrail saldırısının hedefi olduk. Saldırı sonrası enkaz altında kaldık. Kurtarma ekipleri bizi önce Nebatiye Devlet Hastanesi'ne götürdü. Ancak bizi enkazdan çıkaran gönüllü ekiplerin daha sonra hayatını kaybettiğini öğrendik. Devlet hastanesinde olsak bile kendimizi güvende hissetmiyorduk." dedi. Daha sonra Sayda'daki Türk hastanesine nakledildiğini belirten Ali, "Lübnan'ın güneyindeki birçok hastanenin tahliye edilmesinin ardından buraya yoğun hasta sevki yapılmasına rağmen, hastanenin idari kadrosu, hemşireleri ve yanık uzmanı ekip tedavimize büyük katkı sundu." diye konuştu. Ali, "Biz İsrail saldırılarının mağduruyuz. Bu durum İsrail'in uyguladığı şiddeti ve bizim direncimizi ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı. - "Lübnan'daki hastalar için daha fazla desteğe ihtiyaç var" Hastanenin yanık ünitesinde gönüllü olarak çalışan İngiliz hemşire Pameia Robetshaw, "Lübnan'a ilk olarak 2024'te geldim. 2024 ve 2025 yıllarında burada çalıştım. Son çatışmaların ardından Lübnan'daki insanlara destek olmak için yeniden geldim." dedi. Yanık yaralanmalarının hastalar üzerinde ciddi travmalara yol açtığını belirten Robetshaw, vakaların büyük bölümünün patlamalardan kaynaklandığını ifade etti. Robetshaw, "Lübnan halkı da herkes gibi yaşamını sürdürmek istiyor. Bakımı hak ediyorlar ve Lübnan'daki hastalar için daha fazla desteğe ihtiyaç var." ifadelerini kullandı. - "Savaşın sona ermesini ve her şeyin eskisi gibi olmasını istiyorum" İsrail'in Lübnan'a kapsamlı saldırı başlattığı 2 Mart günü yaralanan Kasım Zaim, ramazan ayında annesiyle Beyrut'un Dahiye bölgesindeki evlerinin önünde oturdukları sırada saldırıya maruz kaldıklarını söyledi. Saldırıda annesinin de yaralandığını belirten Zaim, kendisinin bir kolunu hissetmediğini ve bacaklarını hareket ettirmekte güçlük çektiğini ifade etti. Önce kuzeydeki Trablusşam'daki bir hastaneye kaldırıldığını, ardından Sayda'daki Türk hastanesine nakledildiğini belirten Zaim, "Buraya gelir gelmez tedavime başlandı. 12 gün içinde 5 ameliyat geçirdim ve durumum iyileşmeye başladı." dedi. Sporu çok sevdiğini, özellikle futbol oynadığını söyleyen Zaim, yaşadığı sürecin ardından eski hayatına dönüp dönemeyeceği konusunda endişe duyduğunu dile getirdi. Zaim, "Hayatım spordu. Şimdi ise bunların hepsine nasıl döneceğimi düşünüyorum. Hareket edemiyorum. Bir kolumu hissetmiyorum ve kullanamıyorum. En çok istediğim şey kolumun iyileşmesi ve hastaneden çıkmak." dedi. Yaklaşık 6 haftadır yataktan kalkamadığını ifade eden Zaim, "Savaşın sona ermesini ve her şeyin eskisi gibi olmasını istiyorum." diye konuştu.  
- Hastanenin Genel Müdürü Mona Teryaki: - "Türkiye'ye teşekkür ederiz. Bu hastane yüksek standartlarda inşa edildi ve biz de bunu korumaya çalışıyoruz" - Hastanede tedavi gören Kasım Zaim: - "Buraya gelir gelmez tedavime başlandı. 12 gün içinde 5 ameliyat geçirdim ve durumum iyileşmeye başladı"

SAYDA (AA) - ETHEM EMRE ÖZCAN/MUHAMMED EMİN CANİK - Lübnan'ın Sayda kentinde, Türk İşbirliği ve Koordinasyon Ajansı (TİKA) tarafından inşa edilen Sayda Türk Travma ve Rehabilitasyon Hastanesi, İsrail saldırılarında yaralananlar için en önemli tedavi merkezlerinden biri haline geldi.

TİKA tarafından 2010 yılında inşa edilen hastane, bölgedeki en önemli sağlık kuruluşları arasında yer alıyor.

İsrail ordusunun Lübnan'a 2 Mart'ta başlattığı saldırıların ardından artan yaralı sayısı ve yerinden edilme dalgası, hastanenin rolünü daha da kritik hale getirdi.

TİKA'nın da desteklediği hastane, Lübnan Sağlık Bakanlığına bağlı olarak hizmet veriyor.

Sağlık çalışanları da hizmetlerin aksamaması için yoğun çaba harcıyor.

- "Bu hastane, travma ve yanık alanındaki uzmanlaşmasıyla büyük önem taşıyor"

Hastanenin Genel Müdürü Mona Teryaki, AA muhabirine yaptığı açıklamada, Türkiye tarafından inşa edilen hastanenin yüksek standartlarda hizmet sunduğunu belirterek, "Bu hastane, Lübnan'daki mevcut koşullar açısından özellikle travma ve yanık alanındaki uzmanlaşmasıyla büyük önem taşıyor." dedi.

İsrail saldırılarında yaralanan çok sayıda hastayı tedavi ettiklerini ifade eden Teryaki, "Türkiye'ye teşekkür ederiz. Bu hastane yüksek standartlarda inşa edildi ve biz de bunu korumaya çalışıyoruz." ifadelerini kullandı.

Hastanede fizyoterapi hizmetinin de verildiğini aktaran Teryaki, özellikle yanık tedavisi sonrası ve çoklu travma yaşayan hastaların rehabilitasyonu açısından bunun kritik rol oynadığını vurguladı.

Mart ayında yüzlerce hastanın kabul edildiğini belirten Teryaki, hastanedeki 4 ameliyathanenin yanı sıra yetişkin yoğun bakım ve yanık yoğun bakım ünitelerinin aktif olarak hizmet verdiğini, genel cerrahi servisinin ise dolu olduğunu söyledi.

Kemoterapi hizmetinin de başlatıldığını kaydeden Teryaki, bu kapsamda yerinden edilmiş çok sayıda hastaya hizmet verdiklerini dile getirdi.

Lübnan Sağlık Bakanlığının ilaç ve sarf malzemesi desteği sağladığını aktaran Teryaki, zaman zaman bazı ilaçlarda sıkıntı yaşansa da alternatiflerin bulunduğunu belirtti.

Teryaki, hastaların ücretsiz tedavi edildiğini de sözlerine ekledi.

- "Yoğun hasta sevkine rağmen, hastanedeki ekip tedavimize büyük katkı sundu"

İsrail ordusunun Lübnan'ın güneyindeki Nebatiye vilayetine düzenlediği saldırıda yaralanan Muhammed Ali, tedavi için Sayda'daki bu hastaneye sevk edildiğini söyledi.

Ali, "İsrail saldırısının hedefi olduk. Saldırı sonrası enkaz altında kaldık. Kurtarma ekipleri bizi önce Nebatiye Devlet Hastanesi'ne götürdü. Ancak bizi enkazdan çıkaran gönüllü ekiplerin daha sonra hayatını kaybettiğini öğrendik. Devlet hastanesinde olsak bile kendimizi güvende hissetmiyorduk." dedi.

Daha sonra Sayda'daki Türk hastanesine nakledildiğini belirten Ali, "Lübnan'ın güneyindeki birçok hastanenin tahliye edilmesinin ardından buraya yoğun hasta sevki yapılmasına rağmen, hastanenin idari kadrosu, hemşireleri ve yanık uzmanı ekip tedavimize büyük katkı sundu." diye konuştu.

Ali, "Biz İsrail saldırılarının mağduruyuz. Bu durum İsrail'in uyguladığı şiddeti ve bizim direncimizi ortaya koyuyor." ifadelerini kullandı.

- "Lübnan'daki hastalar için daha fazla desteğe ihtiyaç var"

Hastanenin yanık ünitesinde gönüllü olarak çalışan İngiliz hemşire Pameia Robetshaw, "Lübnan'a ilk olarak 2024'te geldim. 2024 ve 2025 yıllarında burada çalıştım. Son çatışmaların ardından Lübnan'daki insanlara destek olmak için yeniden geldim." dedi.

Yanık yaralanmalarının hastalar üzerinde ciddi travmalara yol açtığını belirten Robetshaw, vakaların büyük bölümünün patlamalardan kaynaklandığını ifade etti.

Robetshaw, " Lübnan halkı da herkes gibi yaşamını sürdürmek istiyor. Bakımı hak ediyorlar ve Lübnan'daki hastalar için daha fazla desteğe ihtiyaç var." ifadelerini kullandı.

- "Savaşın sona ermesini ve her şeyin eskisi gibi olmasını istiyorum"

İsrail'in Lübnan'a kapsamlı saldırı başlattığı 2 Mart günü yaralanan Kasım Zaim, ramazan ayında annesiyle Beyrut'un Dahiye bölgesindeki evlerinin önünde oturdukları sırada saldırıya maruz kaldıklarını söyledi.

Saldırıda annesinin de yaralandığını belirten Zaim, kendisinin bir kolunu hissetmediğini ve bacaklarını hareket ettirmekte güçlük çektiğini ifade etti.

Önce kuzeydeki Trablusşam'daki bir hastaneye kaldırıldığını, ardından Sayda'daki Türk hastanesine nakledildiğini belirten Zaim, "Buraya gelir gelmez tedavime başlandı. 12 gün içinde 5 ameliyat geçirdim ve durumum iyileşmeye başladı." dedi.

Sporu çok sevdiğini, özellikle futbol oynadığını söyleyen Zaim, yaşadığı sürecin ardından eski hayatına dönüp dönemeyeceği konusunda endişe duyduğunu dile getirdi.

Zaim, "Hayatım spordu. Şimdi ise bunların hepsine nasıl döneceğimi düşünüyorum. Hareket edemiyorum. Bir kolumu hissetmiyorum ve kullanamıyorum. En çok istediğim şey kolumun iyileşmesi ve hastaneden çıkmak." dedi.

Yaklaşık 6 haftadır yataktan kalkamadığını ifade eden Zaim, "Savaşın sona ermesini ve her şeyin eskisi gibi olmasını istiyorum." diye konuştu.

 

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.