dask

Şeker-İş Genel Başkanı Gök'ten iklim kriziyle mücadeleye ilişkin açıklama:

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 08.06.2026 - 12:03, Güncelleme: 08.06.2026 - 13:06 33 kez okundu.
 

Şeker-İş Genel Başkanı Gök'ten iklim kriziyle mücadeleye ilişkin açıklama:

- "Düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreci, çalışanların mağdur edildiği değil, yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu, mesleki dönüşüm programlarının uygulandığı ve adil geçiş ilkelerinin benimsendiği bir anlayışla yürütülmelidir"
ANKARA (AA) - Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri (Şeker-İş) Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, "Düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreci, çalışanların mağdur edildiği değil, yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu, mesleki dönüşüm programlarının uygulandığı ve adil geçiş ilkelerinin benimsendiği bir anlayışla yürütülmelidir." ifadelerini kullandı. Gök, yaptığı yazılı açıklamada, iklim krizinin üretimden istihdama, gıda arzından enerji güvenliğine, sanayiden dış ticarete kadar ekonominin ve toplumsal yaşamın bütün alanlarını etkileyen stratejik bir mesele haline geldiğini belirtti. İklim krizinin mevcut ekonomik ve sosyal sorunları derinleştiren bir risk çarpanı niteliği taşıdığına dikkati çeken Gök, meseleye yalnız çevre politikaları değil, kalkınma, güvenlik, sanayi ve sosyal politika perspektiflerinden de yaklaşılması gerektiğini vurguladı. İklim politikalarının çevrenin korunmasının yanında çalışanların haklarının güvence altına alınmasını da içermesi gerektiğini savunan Gök, şunları kaydetti: "Düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreci, çalışanların mağdur edildiği değil, yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu, mesleki dönüşüm programlarının uygulandığı ve adil geçiş ilkelerinin benimsendiği bir anlayışla yürütülmelidir. Türkiye'nin 2026 yılında gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olması bu açıdan önemli bir fırsattır. Bu süreç yalnız uluslararası bir organizasyon olarak değerlendirilmemeli, sanayiden tarıma, yerel yönetimlerden üniversitelere, iş dünyasından sendikalara kadar tüm paydaşların katılımıyla güçlü bir ulusal farkındalık ve dönüşüm hamlesine dönüştürülmelidir." - "Tüm kesimleri ortak bir irade etrafında buluşmaya davet ediyoruz" Şeker-İş'in iklim krizine karşı mücadeleyi üretimin sürdürülebilirliği, çalışanların refahı ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun bir gereği olarak gördüğünü vurgulayan Gök, şöyle devam etti: "Karar vericileri, özel sektörü, yerel yönetimleri ve tüm toplumsal kesimleri ortak bir irade etrafında buluşmaya davet ediyoruz. Çünkü iklim krizi yalnız doğayı değil, üretimi, istihdamı, gıda güvenliğini, ekonomik bağımsızlığı ve ülkemizin gelecekteki kalkınma kapasitesini de doğrudan etkilemektedir. Bugün alınacak kararlar, yarının Türkiye'sinin ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyecektir."
- "Düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreci, çalışanların mağdur edildiği değil, yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu, mesleki dönüşüm programlarının uygulandığı ve adil geçiş ilkelerinin benimsendiği bir anlayışla yürütülmelidir"

ANKARA (AA) - Türkiye Gıda ve Şeker Sanayi İşçileri (Şeker-İş) Sendikası Genel Başkanı İsa Gök, "Düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreci, çalışanların mağdur edildiği değil, yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu, mesleki dönüşüm programlarının uygulandığı ve adil geçiş ilkelerinin benimsendiği bir anlayışla yürütülmelidir." ifadelerini kullandı.

Gök, yaptığı yazılı açıklamada, iklim krizinin üretimden istihdama, gıda arzından enerji güvenliğine, sanayiden dış ticarete kadar ekonominin ve toplumsal yaşamın bütün alanlarını etkileyen stratejik bir mesele haline geldiğini belirtti.

İklim krizinin mevcut ekonomik ve sosyal sorunları derinleştiren bir risk çarpanı niteliği taşıdığına dikkati çeken Gök, meseleye yalnız çevre politikaları değil, kalkınma, güvenlik, sanayi ve sosyal politika perspektiflerinden de yaklaşılması gerektiğini vurguladı.

İklim politikalarının çevrenin korunmasının yanında çalışanların haklarının güvence altına alınmasını da içermesi gerektiğini savunan Gök, şunları kaydetti:

"Düşük karbonlu ekonomiye geçiş süreci, çalışanların mağdur edildiği değil, yeni istihdam alanlarının oluşturulduğu, mesleki dönüşüm programlarının uygulandığı ve adil geçiş ilkelerinin benimsendiği bir anlayışla yürütülmelidir. Türkiye'nin 2026 yılında gerçekleştirilecek COP31 İklim Zirvesi'ne ev sahipliği yapacak olması bu açıdan önemli bir fırsattır. Bu süreç yalnız uluslararası bir organizasyon olarak değerlendirilmemeli, sanayiden tarıma, yerel yönetimlerden üniversitelere, iş dünyasından sendikalara kadar tüm paydaşların katılımıyla güçlü bir ulusal farkındalık ve dönüşüm hamlesine dönüştürülmelidir."

- "Tüm kesimleri ortak bir irade etrafında buluşmaya davet ediyoruz"

Şeker-İş'in iklim krizine karşı mücadeleyi üretimin sürdürülebilirliği, çalışanların refahı ve gelecek nesillere karşı sorumluluğun bir gereği olarak gördüğünü vurgulayan Gök, şöyle devam etti:

"Karar vericileri, özel sektörü, yerel yönetimleri ve tüm toplumsal kesimleri ortak bir irade etrafında buluşmaya davet ediyoruz. Çünkü iklim krizi yalnız doğayı değil, üretimi, istihdamı, gıda güvenliğini, ekonomik bağımsızlığı ve ülkemizin gelecekteki kalkınma kapasitesini de doğrudan etkilemektedir. Bugün alınacak kararlar, yarının Türkiye'sinin ekonomik gücünü ve toplumsal dayanıklılığını belirleyecektir."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.