dask

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kadın Parlamenterler Forumu'nun açılış oturumunda konuştu:

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 15.04.2026 - 12:38, Güncelleme: 15.04.2026 - 12:46 137 kez okundu.
 

TBMM Başkanı Kurtulmuş, Kadın Parlamenterler Forumu'nun açılış oturumunda konuştu:

- "Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir" - "Demokratik müzakere masalarına bakıldığında da kadınların hala yeterli ölçüde temsil edilmediği de gayet açıktır. Bu eksiklik sadece bir temsil sorununa işaret etmez, bu eksiklik barışın toplumsallaşmasını geciktiren ve kalıcı hale gelmesini zedeleyen yapısal bir boşluk anlamına gelir" - "Kadına yönelik şiddet, bu meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir. Şiddete karşı geliştirilecek tavrın, hukuki, insani, ahlaki ve siyasi sorumluluklar taşıdığı da aşikardır. Bu alanda gösterilen kararlılık, toplumların medeniyet seviyesinin de hiç şüphesiz en önemli göstergelerinden birisidir"
İSTANBUL (AA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, "Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir." dedi. Kurtulmuş, Parlamentolar Arası Birlik'in (PAB) 152. Genel Kurulu marjında Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi'nde düzenlenen Kadın Parlamenterler Forumu'nun açılış oturumuna katıldı. Katılımcıları kıtaların, medeniyetlerin ve kültürlerin buluştuğu, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, Kadın Parlamenterler Forumu'nun Başkanı Cynthia Lopez Castro'ya açılışta yaptığı konuşma ve Türkiye hakkındaki sözleri dolayısıyla teşekkürlerini iletti. Kurtulmuş, "Forumun açılışında 41. Oturum Başkanlığına seçilen değerli milletvekilimiz Fatma Aksal'ı tebrik ediyorum. Bu toplantı sırasında da başarılı bir yönetim icra edeceğini umuyor, kendilerine yürekten başarılar diliyorum." dedi. Uzun süredir PAB Genel Sekreterliği görevini başarıyla icra eden Martin Chungong'a da tebriklerini ve teşekkürlerini ileten Kurtulmuş, İstanbul'un medeniyetlerin kavşak noktası olduğunu, sadece tarihte değil, bugün de dünyada farklı fikirlerin bir araya gelebildiği, aynı masa etrafında konuşulabildiği, tartışılabildiği ender şehirlerden birisi olma özelliğini taşıdığını kaydetti. Kurtulmuş, şöyle konuştu: "Kadın Parlamenterler Forumu'nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını açıkça ifade etmek isterim. Burası insanlığın önündeki temel meselelerin daha derinlikli olarak, daha hassas ve kapsayıcı bir şekilde tartışıldığı bir forumdur. Burası siyasi tartışmaların ufkunu genişleten ve küresel vicdana yön veren müstesna bir platform olarak uluslararası sistemde yerini almaktadır. İstanbul'daki bu buluşma, kadınların karar süreçlerindeki yeri, çatışma sonrasında toplumların yeniden ayağa kaldırılmasındaki katkıları ve hakkaniyete dayalı bir uluslararası sistemin kurulması yönündeki fikirlerinin tartışılması bakımından çok önemlidir. Esasen bu başlıkların her biri günümüz dünyasının ertelenemez sorumluluk alanlarına da işaret etmektedir." - "En ağır faturayı Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir" Bugün karşı karşıya bulundukları manzaranın sadece bir kriz ya da kaostan ya da uluslararası sistem bakımından alelade bir gerilim konusundan ibaret olmadığını belirten Kurtulmuş, "Hepimizin çok yakinen takip ettiğimiz, zaman zaman da büyük endişeler duyduğumuz gibi aslında bugün karşılaştığımız küresel sorun, çok taraflı sistemin etkisini kaybettiği, hukukun seçici bir hukuk olarak uygulandığı, uluslararası kurumların itibarının aşınmaya başladığı ve küresel karar süreçlerinin adalet duygusundan yoksun bir hale geldiği duruma işaret etmektedir." ifadelerini kullandı. Kurtulmuş, bu tablonun, diplomatik kanalların daralması ve insanlık onurunun ağır bir baskı altına girmesi gibi sarsıcı sonuçlar doğurduğunu belirterek, mevcut ortamda en ağır bedeli de kadınların ve çocukların ödediğini dile getirdi. Dünyanın hemen hemen her çatışma ve gerilim bölgesinde, uluslararası alanda yaşanan her çatışmanın merkezinde, ağırlıklı olarak kadınların ödediği bedellerin, kadınların yüklendiği sıkıntıların söz konusu olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle devam etti: "Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluk, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir. Yerinden edilenler, yoksulluk ve korumasızlık altında kalanlar da ne yazık ki büyük oranda kadınlardır. Öte yandan demokratik müzakere masalarına bakıldığında da kadınların hala yeterli ölçüde temsil edilmediği de gayet açıktır. Bu eksiklik sadece bir temsil sorununa işaret etmez, bu eksiklik barışın toplumsallaşmasını geciktiren ve kalıcı hale gelmesini zedeleyen yapısal bir boşluk anlamına gelir." - "Kadına yönelik şiddet meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir" Kadınların güçlendirilmesi meselesinin dar anlamda bir eşitlik tartışması olarak ele alınamayacağını ifade eden Kurtulmuş, bu konunun demokrasinin kalitesi, yönetimin kapsayıcılığı, kalkınmanın sürekliliği ve toplumsal dengenin sağlıklı bir biçimde korunmasıyla da doğrudan ilgili olduğunu söyledi. Bu sebeple burada yürütülen müzakerelerin tarihi bir gündem olarak değil, çağın ana tartışma başlıkları olarak ele alınmasının yerinde olacağını kaydeden Kurtulmuş, sözlerini şu şekilde sürdürdü: "Sizlerin ortaya koyduğu fikirler iyi niyet beyanı olmanın çok ötesinde, yasama süreçlerini etkilemekte, siyaseti şekillendirmekte ve toplumların geleceğine yön veren alanlarda somut karşılıklar bulmaktadır. Artık açıkça biliyoruz ki, kadınların karar alma mekanizmalarına etkili bir şekilde katılamadığı bir yerde ne hakkaniyet tam manasıyla tesis edilebilir ne de uzun ömürlü bir huzur iklimi oluşturulabilir. Bu noktada parlamentolara özel bir görev düşmektedir. Meclisler, milletlerin iradesinin tecessüm ettiği, toplumsal vicdanın makes bulduğu ve geleceğe dair istikametin belirlendiği kurumsal yapılardır. Yasama, denetim, bütçe ve temsil alanlarında kadınların güçlü şekilde yer alması, daha kapsayıcı, dirençli ve dengeli toplumların inşası bakımından da temel bir gerekliliktir." Bugünün çok boyutlu krizlerinin, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştirdiğine işaret eden Kurtulmuş, şunları kaydetti: "Ekonomik daralma, yerinden edilme, çatışma ortamları, gelir eşitsizliğinin artması, sosyal güvencesizlik ve eğitim imkanlarındaki erişimin bozulması gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen gelişmeler, küresel olarak hemen hemen bütün ülkeleri yakinen ilgilendirmektedir. Kadınların desteklenmesiyle, ekonomik adaletin tahkimi, toplumların dayanıklılığının artırılması ile sosyal barışın kökleştirilmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Kadına yönelik şiddet, bu meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir. Şiddete karşı geliştirilecek tavrın, hukuki, insani, ahlaki ve siyasi sorumluluklar taşıdığı da aşikardır. Bu alanda gösterilen kararlılık, toplumların medeniyet seviyesinin de hiç şüphesiz en önemli göstergelerinden birisidir. Türkiye olarak biz kadınların güçlenmesini, ailenin korunmasını, sosyal dokunun sağlamlaştırılmasını, üretim kapasitesinin artırılmasını ve kamusal hayatın nitelik kazanmasını, toplumsal refahımız için stratejik alanlar olarak kabul ediyor ve bu alanlardaki iyileştirmeyi hükümetlerimizin de en temel vazifesi olarak telakki ediyoruz. Bu anlayışla, eğitimden istihdama, sosyal destek mekanizmalarından karar süreçlerine kadar uzanan geniş bir çerçevede çok yönlü adımları atıyoruz, atmaya devam edeceğiz." Meselenin sadece fırsat sunmaktan da ibaret görülmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, asıl ihtiyacın, kadınların bilgi, tecrübe, sezgi ve siyasi birikimlerinin kamusal hayata tam manasıyla yansıtılabileceği adil bir ortamın kurulabilmesi, günlük hayatın güven duygusunun yerleşmesi, kız çocuklarının eğitimden yeterince istifade etmesi, ailelerin vakar içerisinde yaşayabilmesi ve insan onurunun her şart altında korunabilmesi olduğunu söyledi. Bu itibarla, forum kapsamında ortaya çıkacak görüşlerin ve tekliflerin 152. Genel Kurul çalışmalarına güçlü katkılar sağlayacağına yürekten inandığını belirten Kurtulmuş, Kadın Parlamenterler Forumu'nun başarılı, verimli ve vizyoner neticeler doğurmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi. - AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal oturum başkanlığına seçildi Öte yandan Kadın Parlamenterler Bürosu Başkanı Cynthia Lopez Castro tarafından açılışı yapılan Forumun 41'inci oturumunun başkanlığına, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal seçildi. Aksal, verilen görev için teşekkür ederek sözlerine başladı. İstanbul'da TBMM ev sahipliğinde yapılan buluşmanın parlamentolar arası diyaloğu güçlendireceğine ve ortak sorunlara birlikte çözüm üretme iradesini pekiştireceğine yönelik inancını dile getiren Aksal, "Kadınların siyasetteki temsili ve karar alma süreçlerine etkin katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, demokratik sistemlerin niteliğini belirleyen temel unsurlardan biridir." dedi. Kadınların aktif rol aldığı siyasetin daha kapsayıcı, dengeli ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade eden Aksal, "Unutmamalıyız ki daha adil, daha barışçıl ve daha kapsayıcı bir dünya kadınların karar alma süreçlerinde güçlü biçimde yer aldığı toplumlarla mümkün olacaktır." diye konuştu. Oturuma, PAB Başkanı Tulia Ackson ve PAB Genel Sekreteri Martin Chungong ile çok sayıda parlamenter katıldı.
- "Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir" - "Demokratik müzakere masalarına bakıldığında da kadınların hala yeterli ölçüde temsil edilmediği de gayet açıktır. Bu eksiklik sadece bir temsil sorununa işaret etmez, bu eksiklik barışın toplumsallaşmasını geciktiren ve kalıcı hale gelmesini zedeleyen yapısal bir boşluk anlamına gelir" - "Kadına yönelik şiddet, bu meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir. Şiddete karşı geliştirilecek tavrın, hukuki, insani, ahlaki ve siyasi sorumluluklar taşıdığı da aşikardır. Bu alanda gösterilen kararlılık, toplumların medeniyet seviyesinin de hiç şüphesiz en önemli göstergelerinden birisidir"

İSTANBUL (AA) - Türkiye Büyük Millet Meclisi Başkanı Numan Kurtulmuş, "Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluklar, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir." dedi.

Kurtulmuş, Parlamentolar Arası Birlik'in (PAB) 152. Genel Kurulu marjında Hilton İstanbul Bomonti Otel ve Konferans Merkezi'nde düzenlenen Kadın Parlamenterler Forumu'nun açılış oturumuna katıldı.

Katılımcıları kıtaların, medeniyetlerin ve kültürlerin buluştuğu, dünyanın en önemli şehirlerinden İstanbul'da ağırlamaktan büyük bir memnuniyet duyduğunu dile getiren Kurtulmuş, Kadın Parlamenterler Forumu'nun Başkanı Cynthia Lopez Castro'ya açılışta yaptığı konuşma ve Türkiye hakkındaki sözleri dolayısıyla teşekkürlerini iletti.

Kurtulmuş, "Forumun açılışında 41. Oturum Başkanlığına seçilen değerli milletvekilimiz Fatma Aksal'ı tebrik ediyorum. Bu toplantı sırasında da başarılı bir yönetim icra edeceğini umuyor, kendilerine yürekten başarılar diliyorum." dedi.

Uzun süredir PAB Genel Sekreterliği görevini başarıyla icra eden Martin Chungong'a da tebriklerini ve teşekkürlerini ileten Kurtulmuş, İstanbul'un medeniyetlerin kavşak noktası olduğunu, sadece tarihte değil, bugün de dünyada farklı fikirlerin bir araya gelebildiği, aynı masa etrafında konuşulabildiği, tartışılabildiği ender şehirlerden birisi olma özelliğini taşıdığını kaydetti.

Kurtulmuş, şöyle konuştu:

"Kadın Parlamenterler Forumu'nun sıradan bir toplantı formatı olmadığını açıkça ifade etmek isterim. Burası insanlığın önündeki temel meselelerin daha derinlikli olarak, daha hassas ve kapsayıcı bir şekilde tartışıldığı bir forumdur. Burası siyasi tartışmaların ufkunu genişleten ve küresel vicdana yön veren müstesna bir platform olarak uluslararası sistemde yerini almaktadır. İstanbul'daki bu buluşma, kadınların karar süreçlerindeki yeri, çatışma sonrasında toplumların yeniden ayağa kaldırılmasındaki katkıları ve hakkaniyete dayalı bir uluslararası sistemin kurulması yönündeki fikirlerinin tartışılması bakımından çok önemlidir. Esasen bu başlıkların her biri günümüz dünyasının ertelenemez sorumluluk alanlarına da işaret etmektedir."

- "En ağır faturayı Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir"

Bugün karşı karşıya bulundukları manzaranın sadece bir kriz ya da kaostan ya da uluslararası sistem bakımından alelade bir gerilim konusundan ibaret olmadığını belirten Kurtulmuş, "Hepimizin çok yakinen takip ettiğimiz, zaman zaman da büyük endişeler duyduğumuz gibi aslında bugün karşılaştığımız küresel sorun, çok taraflı sistemin etkisini kaybettiği, hukukun seçici bir hukuk olarak uygulandığı, uluslararası kurumların itibarının aşınmaya başladığı ve küresel karar süreçlerinin adalet duygusundan yoksun bir hale geldiği duruma işaret etmektedir." ifadelerini kullandı.

Kurtulmuş, bu tablonun, diplomatik kanalların daralması ve insanlık onurunun ağır bir baskı altına girmesi gibi sarsıcı sonuçlar doğurduğunu belirterek, mevcut ortamda en ağır bedeli de kadınların ve çocukların ödediğini dile getirdi.

Dünyanın hemen hemen her çatışma ve gerilim bölgesinde, uluslararası alanda yaşanan her çatışmanın merkezinde, ağırlıklı olarak kadınların ödediği bedellerin, kadınların yüklendiği sıkıntıların söz konusu olduğuna dikkati çeken Kurtulmuş, şöyle devam etti:

"Başta Gazze olmak üzere bölgemizde devam eden çatışmalarda yaşanan, artık soykırım boyutlarına varmış olan insanlık suçlarının en ağır faturasını maalesef Gazzeli kadınlar ve çocuklar ödemektedir. Yine aynı şekilde dünyanın birçok yerinde de ortaya çıkan büyük göçler, yoksulluk, yoksunlukların da bedelini ağırlıklı olarak kadınlar ödemektedir. Yerinden edilenler, yoksulluk ve korumasızlık altında kalanlar da ne yazık ki büyük oranda kadınlardır. Öte yandan demokratik müzakere masalarına bakıldığında da kadınların hala yeterli ölçüde temsil edilmediği de gayet açıktır. Bu eksiklik sadece bir temsil sorununa işaret etmez, bu eksiklik barışın toplumsallaşmasını geciktiren ve kalıcı hale gelmesini zedeleyen yapısal bir boşluk anlamına gelir."

- "Kadına yönelik şiddet meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir"

Kadınların güçlendirilmesi meselesinin dar anlamda bir eşitlik tartışması olarak ele alınamayacağını ifade eden Kurtulmuş, bu konunun demokrasinin kalitesi, yönetimin kapsayıcılığı, kalkınmanın sürekliliği ve toplumsal dengenin sağlıklı bir biçimde korunmasıyla da doğrudan ilgili olduğunu söyledi.

Bu sebeple burada yürütülen müzakerelerin tarihi bir gündem olarak değil, çağın ana tartışma başlıkları olarak ele alınmasının yerinde olacağını kaydeden Kurtulmuş, sözlerini şu şekilde sürdürdü:

"Sizlerin ortaya koyduğu fikirler iyi niyet beyanı olmanın çok ötesinde, yasama süreçlerini etkilemekte, siyaseti şekillendirmekte ve toplumların geleceğine yön veren alanlarda somut karşılıklar bulmaktadır. Artık açıkça biliyoruz ki, kadınların karar alma mekanizmalarına etkili bir şekilde katılamadığı bir yerde ne hakkaniyet tam manasıyla tesis edilebilir ne de uzun ömürlü bir huzur iklimi oluşturulabilir. Bu noktada parlamentolara özel bir görev düşmektedir. Meclisler, milletlerin iradesinin tecessüm ettiği, toplumsal vicdanın makes bulduğu ve geleceğe dair istikametin belirlendiği kurumsal yapılardır. Yasama, denetim, bütçe ve temsil alanlarında kadınların güçlü şekilde yer alması, daha kapsayıcı, dirençli ve dengeli toplumların inşası bakımından da temel bir gerekliliktir."

Bugünün çok boyutlu krizlerinin, zaten var olan eşitsizlikleri kadınlar açısından daha da derinleştirdiğine işaret eden Kurtulmuş, şunları kaydetti:

"Ekonomik daralma, yerinden edilme, çatışma ortamları, gelir eşitsizliğinin artması, sosyal güvencesizlik ve eğitim imkanlarındaki erişimin bozulması gibi kadınların hayatını doğrudan etkileyen gelişmeler, küresel olarak hemen hemen bütün ülkeleri yakinen ilgilendirmektedir. Kadınların desteklenmesiyle, ekonomik adaletin tahkimi, toplumların dayanıklılığının artırılması ile sosyal barışın kökleştirilmesi birbirinden ayrı düşünülemez. Kadına yönelik şiddet, bu meselenin en ağır, yakıcı boyutlarından birisidir. Şiddete karşı geliştirilecek tavrın, hukuki, insani, ahlaki ve siyasi sorumluluklar taşıdığı da aşikardır. Bu alanda gösterilen kararlılık, toplumların medeniyet seviyesinin de hiç şüphesiz en önemli göstergelerinden birisidir. Türkiye olarak biz kadınların güçlenmesini, ailenin korunmasını, sosyal dokunun sağlamlaştırılmasını, üretim kapasitesinin artırılmasını ve kamusal hayatın nitelik kazanmasını, toplumsal refahımız için stratejik alanlar olarak kabul ediyor ve bu alanlardaki iyileştirmeyi hükümetlerimizin de en temel vazifesi olarak telakki ediyoruz. Bu anlayışla, eğitimden istihdama, sosyal destek mekanizmalarından karar süreçlerine kadar uzanan geniş bir çerçevede çok yönlü adımları atıyoruz, atmaya devam edeceğiz."

Meselenin sadece fırsat sunmaktan da ibaret görülmemesi gerektiğini belirten Kurtulmuş, asıl ihtiyacın, kadınların bilgi, tecrübe, sezgi ve siyasi birikimlerinin kamusal hayata tam manasıyla yansıtılabileceği adil bir ortamın kurulabilmesi, günlük hayatın güven duygusunun yerleşmesi, kız çocuklarının eğitimden yeterince istifade etmesi, ailelerin vakar içerisinde yaşayabilmesi ve insan onurunun her şart altında korunabilmesi olduğunu söyledi.

Bu itibarla, forum kapsamında ortaya çıkacak görüşlerin ve tekliflerin 152. Genel Kurul çalışmalarına güçlü katkılar sağlayacağına yürekten inandığını belirten Kurtulmuş, Kadın Parlamenterler Forumu'nun başarılı, verimli ve vizyoner neticeler doğurmasını temenni ettiğini sözlerine ekledi.

- AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal oturum başkanlığına seçildi

Öte yandan Kadın Parlamenterler Bürosu Başkanı Cynthia Lopez Castro tarafından açılışı yapılan Forumun 41'inci oturumunun başkanlığına, AK Parti Edirne Milletvekili Fatma Aksal seçildi. Aksal, verilen görev için teşekkür ederek sözlerine başladı.

İstanbul'da TBMM ev sahipliğinde yapılan buluşmanın parlamentolar arası diyaloğu güçlendireceğine ve ortak sorunlara birlikte çözüm üretme iradesini pekiştireceğine yönelik inancını dile getiren Aksal, "Kadınların siyasetteki temsili ve karar alma süreçlerine etkin katılımı yalnızca bir eşitlik meselesi değil, demokratik sistemlerin niteliğini belirleyen temel unsurlardan biridir." dedi.

Kadınların aktif rol aldığı siyasetin daha kapsayıcı, dengeli ve sürdürülebilir politikaların geliştirilmesine katkı sağlayacağını ifade eden Aksal, "Unutmamalıyız ki daha adil, daha barışçıl ve daha kapsayıcı bir dünya kadınların karar alma süreçlerinde güçlü biçimde yer aldığı toplumlarla mümkün olacaktır." diye konuştu.

Oturuma, PAB Başkanı Tulia Ackson ve PAB Genel Sekreteri Martin Chungong ile çok sayıda parlamenter katıldı.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.