Türkiye, enerji dönüşümü yatırımlarıyla krizlere karşı direncini artırdı
Türkiye, enerji dönüşümü yatırımlarıyla krizlere karşı direncini artırdı
- Enerji sektöründe, yenilenebilir yatırımları, altyapı güçlendirmeleri ve senaryo bazlı planlamalarla küresel krizlere karşı daha güçlü bir yapı oluşturuldu - Enerjisa Üretim Üst Yönetici İhsan Erbil Bayçöl: - "Senaryo bazlı yaklaşımların karşılığını aldık. Doğru yatırımları zamanında hayata geçirdik"
ANKARA (AA) - HÜMEYRA AYAZ - Türkiye, enerji sektöründe yenilenebilir kaynak kullanımının artırılması, arz güvenliğini güçlendiren altyapı yatırımları ve senaryo bazlı planlamalar sayesinde küresel krizlere karşı direncini artırdı.
Enerjisa Üretim Üst Yöneticisi İhsan Erbil Bayçöl, AA muhabirine yaptığı değerlendirmede, Türkiye'nin 2000'li yıllardan bu yana geliştirdiği enerji politikalarının, son yıllarda yaşanan küresel krizler karşısında etkinliğini ortaya koyduğunu söyledi.
Bayçöl, enerji dönüşüm sürecinin doğru planlama ve yatırımlarla ilerlediğini dile getirdi.
Kovid-19 salgını, Rusya-Ukrayna Savaşı ve Orta Doğu'daki gelişmelerin Türkiye'nin enerji stratejilerini test ettiğini belirten Bayçöl, "Senaryo bazlı yaklaşımların karşılığını aldık. Doğru yatırımları zamanında hayata geçirdik." dedi.
Bayçöl, Türkiye'nin yenilenebilir enerji hedeflerinde iddialı olduğunu, rüzgar ve güneş kapasitesinde önemli artış hedeflendiğini ifade etti.
Yatırım süreçlerinin sadeleştirilmesiyle projelerin de daha hızlı ilerlediğini anlatan Bayçöl, gelecek 5 yılda sektörde daha güçlü büyüme beklendiğini söyledi.
Bayçöl, mevcut kapasitenin önemli ölçüde artırılabileceğini vurgulayarak, şunları kaydetti:
" Türkiye hala rüzgar ve güneşte kendi potansiyelini hayata geçirmemiş vaziyette. Önünde muazzam bir fırsat var. Zira bütün dünyanın yapmış olduğu yenilenebilir enerji yatırımlarıyla bu yatırımların hayata geçirme maliyetleri daha ekonomik hale geldi. Rüzgarda 15 bin megavatın biraz üzerinde kurulu gücümüz bulunuyor. Bu kapasiteyi 40 bin megavata çıkarmak mümkün."
Güneş enerjisinde de benzer büyüme öngördüklerini aktaran Bayçöl, "Güneşte 30 bin megavatı aşan bir kapasiteden söz ediyoruz. Bu alanda 60 bin, 80 bin hatta 100 bin megavat seviyelerinin görülmesi bekleniyor." ifadelerini kullandı.
Bayçöl, batarya teknolojilerinin enerji dönüşümünde önemli rolü olduğuna işaret ederek, bu alandaki gelişmelerin sistem verimliliğini artıracağını, günlük ve yıllık bazda daha etkin işletme yapısını mümkün kılacağını ve Türkiye'nin enerji sistemini küresel krizlere karşı daha dayanıklı bir yapıya kavuşturacağını söyledi.
Planlamayı netleştirmek ve yatırımları daha verimli yönetmek için enerji altyapısında üç temel öncelik belirlediklerini aktaran Bayçöl, bunların enerji arz güvenliği, verimlilik ve sürdürülebilirlik ile dijitalleşme olduğunu dile getirdi.
Bayçöl, en önemli unsurlardan bir tanesinin enerji arz güvenliği ve sistemin sağlamlığı olduğuna dikkati çekerek, "Dolayısıyla yeni tarife döneminde ilk odak maddemiz bu olacak. Bütün sorumlu olduğumuz dağıtım şebekelerinde arzın güvenli olması ve daha sağlam bir şebekeyle hizmet verilebilmesi adına yatırımlarımızı yönlendiriyor olacağız." diye konuştu.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
