Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı: Yeni nesil reaktörler 70 yıllık deneyimle şekilleniyor
Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı: Yeni nesil reaktörler 70 yıllık deneyimle şekilleniyor
- "Yenilikçi reaktörler, soğutucu sıvıların, yakıtların, işletme ortamlarının ve sistem konfigürasyonlarının kullanımında radikal değişiklikleri kapsıyor. Bazı yenilikçi konseptlerin gelecek 10 ila 20 yıl içinde devreye alınması planlanıyor"
İSTANBUL (AA) - FİRDEVS YÜKSEL - Uluslararası Atom Enerjisi Ajansı (IAEA), yeni nesil nükleer reaktörlerin sektörün 70 yıllık işletme deneyiminden yararlanılarak geliştirildiğini, bu tasarımların geçmişte yaşanan kazalardan çıkarılan dersler ve sürekli iyileştirme süreci sayesinde güvenlik standartlarının güçlendirilmesiyle şekillendiğini bildirdi.
IAEA'dan AA muhabirine yapılan açıklamada, küresel enerji arz güvenliği ve iklim hedeflerine yönelik baskılar artarken enerji ve iklim sorunlarıyla karşı karşıya kalan ülkeler için nükleer enerjinin çözümün önemli bir parçası olarak kabul gördüğü kaydedildi.
Birçok ülkenin, düşük karbonlu teknolojiler arasında yer alan nükleer enerjiyi, uzun vadeli, uygun fiyatlı, istikrarlı elektrik arzı sağlayan ve sera gazı emisyonuna yol açmayan bir kaynak olarak değerlendirdiği aktarılan açıklamada, "Enerji arz güvenliği, enerji sistemlerinin istikrarı ve enerji fiyatlarındaki dalgalanmalara ilişkin endişeler, nükleer enerjinin gelişiminin itici güçleri arasında yer alıyor. Bu temiz ve güvenli enerji kaynağına yönelik küresel ivme ise artmaya devam ediyor." ifadesine yer verildi.
Açıklamada ayrıca, nükleer enerjinin sanayi, ulaşım, ısıtma ve soğutmanın elektrifikasyonu ile yapay zeka sistemleri ve veri merkezleri kaynaklı artan elektrik talebinin karşılanmasında rol oynadığı belirtildi.
- "Yenilikçi konseptler 10-20 yıl içinde devreye alınacak"
Yeni nesil reaktörlerin tasarımında güvenlik konusunun önemine dikkati çekilen açıklamada, "Güvenlik, uluslararası güvenlik gerekliliklerinin önemli ölçüde güçlendirilmesini sağlayan, geçmişteki kazalardan çıkarılan dersler de dahil olmak üzere işletme deneyimine dayalı sürekli bir iyileştirme sürecinin sonucu olarak ortaya çıkıyor." değerlendirmesinde bulunuldu.
Açıklamada, IAEA'nın yeni nesil reaktörleri "evrimsel" veya "yenilikçi" olarak sınıflandırdığı belirtilerek, şunlar kaydedildi:
"Evrimsel reaktörler, kanıtlanmış tasarım özelliklerini koruyarak mevcut tasarımları geliştirirken, yenilikçi reaktörler ise yeni teknolojileri kullanmaktadır. Evrimsel reaktörlerin çoğu piyasada mevcut ve zaten şebekeye bağlı durumda. Bu reaktörlerin temel güvenlik yaklaşımı, 1970'ler veya 1980'lerde inşa edilen reaktörlere kıyasla, gelişmiş derinlemesine savunma stratejisinin uygulanmasına dayanıyor. Bu strateji, kaza riskini en aza indirmek için doğal güvenlik özelliklerine ve pasif özelliklere daha fazla önem verilmesi ve operatör müdahalesine olan bağımlılığın azaltılmasıyla destekleniyor. Yenilikçi reaktörler, soğutucu sıvıların, yakıtların, işletme ortamlarının ve sistem konfigürasyonlarının kullanımında radikal değişiklikleri kapsıyor. Bazı yenilikçi konseptlerin gelecek 10 ila 20 yıl içinde devreye alınması planlanıyor."
- Küçük modüler reaktör gelişmeleri
Öte yandan açıklamada, birçok ülkenin küçük modüler reaktör (SMR) teknolojilerini de planlamalarına dahil ettiklerine ve gelişmeleri yakından takip ettiklerine dikkat çekildi.
Ünite başına 300 megavata kadar elektrik üretebilen SMR'lerin, küçük şebekelere hizmet vermesi, fosil yakıtlı santrallerin yerini alması ve uzak veya izole bölgelere enerji sağlamasının amaçlandığı aktarılan açıklamada, "SMR'ler ayrıca, mevcut şebekenin gerekli gücü sağlayamadığı durumlarda veri merkezlerine enerji sağlamak gibi 'sayaç arkası' uygulamalar için de değerlendirilmekte." denildi.
Açıklamada, bölgesel ısıtma, hidrojen üretimi ve nükleer tuzdan arındırma gibi alanlarda da temiz enerji dönüşümüne katkı sağlayan bu reaktörlerin yüksek modülerlik ve standardizasyon özellikleri sayesinde daha kısa inşaat süresi ve düşük maliyet avantajı sunduğu vurgulanarak, "İster küçük modüler reaktörler, isterse daha büyük reaktörler olsun, yeni nesil reaktörler sektörün son 70 yıldır nükleer güç santrallerinin işletilmesinde edindiği her türlü deneyimden faydalanmaktadır." ifadeleri kullanıldı.
- Nükleer enerjinin güvenli işletimi
IAEA'nın, güvenlik standartları ve teknik desteklerle ülkelerde "güçlü ve sürdürülebilir" bir küresel nükleer güvenlik çerçevesinin oluşturulmasını teşvik ettiği aktarılan açıklamada, modern nükleer güç santrallerinde güvenliğin doğal afetler ve ciddi kaza senaryolarına karşı "derinlemesine savunma" yaklaşımının güçlendirilmesiyle artırıldığı belirtildi.
Açıklamada, radyasyon kaynağı ile dış ortam arasındaki bariyerlerin dayanıklılığı artırılarak bir veya daha fazla bariyerin işlevsiz kalması halinde dahi halkın ve çevrenin korunmasına katkı sağlandığı kaydedildi.
Siber tehditlere karşı IAEA'nın bilgi ve bilgisayar güvenliği alanındaki destek programlarını geliştirdiği, jeopolitik risk durumunda nükleer güvenlik için fiziksel bütünlük, güvenlik sistemleri, personel kapasitesi, güç kaynağı, lojistik ve haberleşme, izleme ve acil durum ile saldırı yasağını içeren "Yedi Temel İlke"yi hayata geçirdiği belirtildi.
Açıklamada, IAEA güvenlik standartlarının tesislerin güvenlik değerlendirmelerinde sel, fırtına, sıcak hava dalgaları, kuraklık ve deprem gibi risklerin dikkate alınmasını gerektirdiği ifade edildi.
- Türkiye'nin nükleer enerji serüveninde işbirliği
IAEA'nın talep üzerine güvenlik standartları geliştirerek ve bunların uygulanması için ülkelere yardım ve eğitim desteği sağladığına dikkat çekilen açıklamada, Türkiye ile işbirliğine ilişkin şunlar paylaşıldı:
"Eylül 2023'te Türkiye, IAEA ile 2024-2029 dönemini kapsayan dördüncü 'Ülke Çerçeve Programı Anlaşması'nı imzaladı ve bu anlaşma teknik işbirliği için öncelikli alanları belirledi. Bu alanlar arasında nükleer enerji, radyoaktif atık ve kullanılmış yakıt yönetimi, nükleer ve radyasyon güvenliği, acil durum hazırlığı ve müdahalesi ile nükleer bilgi yönetimi ve kapasite geliştirme yer almaktadır. Nisan 2023'te IAEA Genel Direktörü Rafael Mariano Grossi, Akkuyu Nükleer Güç Santrali'ni (NGS) ziyaret ederek, Akkuyu'nun büyük bir başarıya ulaşmasını sağlamak için Türkiye'deki sağlam ve güçlü kurumsal yapılanmanın önemini vurgulamıştı. Grossi, IAEA'nın nükleer güvenlik ve emniyet dahil olmak üzere Akkuyu için en yüksek standartları desteklemek amacıyla misyonlar ve danışmanlık hizmetleri aracılığıyla Türkiye'ye yardım etmeye devam edeceğini dile getirmişti."
Açıklamada, IAEA'nın Türkiye'yi desteklemek amacıyla gerçekleştirmeyi planladığı görevlere ilişkin, "Türkiye'nin daveti üzerine, IAEA, Türkiye'yi desteklemek amacıyla 'Teknik Güvenlik İncelemeleri', 'Entegre Nükleer Altyapı İncelemesi' ve 'Operasyon Öncesi Güvenlik İnceleme Ekibi' görevi dahil olmak üzere diğer inceleme görevlerini yapmayı planlıyor." bilgisi paylaşıldı.
- Küresel nükleer enerji görünümü
Dünyada 1950'li yıllarda kurulmaya başlanan nükleer enerji santrallerinin küresel elektrik üretimindeki payı yaklaşık yüzde 10 seviyesinde bulunuyor.
IAEA verilerine göre, dünyada 30'dan fazla ülkede faaliyet halinde 415 nükleer reaktör bulunuyor. Çin, Hindistan ve Rusya başta olmak üzere 16 ülkede ise 72 nükleer reaktörün inşaatı devam ediyor. SMR'ler de birçok ülkenin nükleer enerji planlamasında giderek daha fazla yer alıyor.
Küresel nükleer kurulu gücünde 2050'de 2024'e göre 2,6 kat artış öngören IAEA'ya göre bu yeni kapasitenin yüzde 24'ünün SMR'lerden gelmesi bekleniyor.
Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.
