dask

"Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi" başladı

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 20.04.2026 - 15:14, Güncelleme: 20.04.2026 - 16:29 91 kez okundu.
 

"Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi" başladı

- Zirveye çevrim içi katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: - "Yapay zeka, bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer alırken bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısaltmış durumda. Bu alan, üniversitelerden girişimlere, kamudan özel sektöre kadar geniş bir yelpazede çok katmanlı bir işbirliğini zorunlu kılmaktadır" - "Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin, milletin tam anlamıyla bağımsız olması mümkün değildir. Kendi bilginizi, teknolojinizi üretmeden, yerli milli kapasitelerinizi geliştirmeden dünyadaki varlığınızı da güçlü bir şekilde ortaya koymak maalesef mümkün değil"
ESKİŞEHİR (AA) - Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Eskişehir Teknik Üniversitesinin (ESTÜ) katılımlarıyla yükseköğretimde disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zeka ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefleyen "Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi" başladı. Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu'nda düzenlenen zirvenin açılış programına çevrimiçi katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kentteki 3 devlet üniversitesinin bu zirve özelinde sergilediği ortak iradenin, yükseköğretimdeki disiplinler arası etkileşim vizyonunun en somut örneklerinden olduğunu söyledi. Bu zirvenin, bilimsel birikimi ortak bir ufka taşıyan ve Türkiye'nin yapay zeka yolculuğuna istikamet kazandıran güçlü bir buluşma zemini oluşturacağına inandığını belirten Yılmaz, şöyle konuştu: "Yapay zeka, bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer alırken bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısaltmış durumda. Bu alan, üniversitelerden girişimlere, kamudan özel sektöre kadar geniş bir yelpazede çok katmanlı bir işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Bilgi üretiminin hızını uygulama kapasitesiyle birlikte değerlendirmeyi gerektirmektedir. Eskişehir'deki üç üniversitemizin ortak iradesiyle hayata geçirilen bu zirve de tam olarak bu bütünleşmenin güçlü bir örneğini ortaya koymaktadır." Yılmaz, zirve programı kapsamında Türkiye'nin yapay zeka ekosistem yönetimine dair çizilecek yol haritasının, Türkiye'nin bu yarışta "oyun kurucu" bir rol üstlenmesine katkıda bulunacağını vurguladı. Aynı şekilde, "Dijital Hümanizm" kavramı etrafında şekillenecek sosyal ve beşeri bilimler tartışmalarının, teknolojiyi insan odaklı bir perspektifle yönetme iradesine güç vereceğini anlatan Yılmaz, "Tarımdan sağlığa, finanstan eğitime kadar kritik sektörlerde yapay zeka entegrasyonuyla başlayacak 'hassas yönetim' devri ise bu akademik birikimin reel ekonomimize doğrudan tahvil edilmesine yol açacaktır. Bu başlıkların işaret ettiği yönelim, yapay zekanın küresel ekonomik rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koymaktadır." dedi. - "Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil" Yılmaz, meselenin artık teknolojiyi takip etmekten öte onu geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştürebilen bir kapasiteyi inşa edebilmek olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti: "Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin, milletin tam anlamıyla bağımsız olması mümkün değildir. Kendi bilginizi, teknolojinizi üretmeden, yerli milli kapasitelerinizi geliştirmeden dünyadaki varlığınızı da güçlü bir şekilde ortaya koymak maalesef mümkün değil. Türkiye, hükümetlerimiz, sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep bu anlayışta olmuştur. Savunma sanayiinden enerjiye bütün alanlarda milli yerli kapasitelerimizi geliştirmek bizler için son derece kritik bir politika olmuştur. Şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğinin altını özellikle çizmek isterim." Bu doğrultuda araştırmadan üretime, yatırımdan ihracata uzanan bütüncül bir politika yaklaşımıyla hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti: "Bir yandan bu yatay teknolojinin gelişimini yakından takip ederken diğer yandan sağlanacak ilerlemelerin etik değerler, hukuk, sosyal ve insani boyutlarını da hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil, bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen, çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir. Sosyal adalet boyutuyla, demokrasi hak ve özgürlükler boyutuyla, etik ve hukuk çerçevesinde bütün boyutlarıyla bu teknolojiyi tartışmamız gerekiyor. Elbette bu teknolojiyi kullanacağız, geliştireceğiz, uygulayacağız ama aynı zamanda bunu doğru bir şekilde yapacağız. Bu teknolojilerin negatif, olumsuz etkilerini en aza indirirken pozitif, katkı sunacak yönlerini ise maksimum düzeyde değerlendireceğiz." - "İnsan kaynağına ve altyapı kapasitesine özel bir önem atfediyoruz" Yılmaz, insan odaklı bir anlayışla ele aldıkları yapay zekayı ulusal kalkınmanın, toplumsal refahın ve stratejik özerkliğin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerine dikkati çekti. Bu anlayışla 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Strateji'nin uygulama dönemini başarıyla tamamladıklarını belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü: "Bu süreçte, Türkiye'nin yapay zeka alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren, kamu, özel sektör ve akademi işbirliğini derinleştiren önemli bir öğrenme ve olgunlaşma dönemi yaşamış olduk. Elde ettiğimiz kazanımlar, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil kalkınma ve rekabet politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alma yaklaşımımızı pekiştirmiştir. Bu birikim üzerine inşa ettiğimiz yeni dönem eylem planı çalışmalarında odağımızı, yapay zeka ekosistemini uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesi oluşturuyor. Bu çerçevede, insan kaynağına ve altyapı kapasitesine özel bir önem atfediyoruz. Yapay zekada kalıcı başarıyı güçlü ve esnek bir ulusal hesaplama portföyü, güvenli ve paylaşılabilir veri alanları ile bu sistemleri tasarlayan, geliştiren ve yöneten nitelikli insan kaynağı arasında kurulacak dengeli bir yapı olmadan mümkün görmüyoruz." Yılmaz, yeni dönemde bu alanda uzanan bütüncül bir yaklaşımı benimsediklerini anlatarak, "Diğer yandan ekonominin temel işletim sistemi haline gelen yapay zeka teknolojisine yönelik yeni bir eylem planı hazırlarken bu teknolojinin operasyonel verimliliğe, güvenliğe ve ölçülebilir ekonomik değere nasıl dönüşeceğine odaklanıyoruz. Bu anlamda yapay zeka alanındaki en güncel gelişmeleri dikkate alarak 'etken yapay zeka', 'egemen yapay zeka', 'yeşil yapay zeka', 'beşeri sermayenin adaptasyonu', 'küçük dil modelleri', 'sürdürülebilir enerji', 'veri egemenliği' gibi hususlara öncelik veriyoruz." ifadelerini kullandı. Cevdet Yılmaz, yeni ve güncel hedeflere yoğunlaşan eylem planlarını gelecek aylarda kamuoyuyla paylaşacaklarını sözlerine ekledi. - "Teknolojik bir gelişimle karşı karşıyayız" TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ise gelinen noktada insan beynini ikame edecek, düşünme ve bilişsel yeteneklerini taklit edecek bir teknoloji ile karşı karşıya olduklarını anlattı. Hal böyleyken TBMM'nin bunlara izleyici kalamayacağını belirten Dönmez, "Bu konuyu geçtiğimiz yıl gündeme getirdiğimizde aslında önce siyasi gruplardan tepkilerini aldık. Olağanüstü bir ilgi oldu. Normalde komisyonumuz 22 kişiden oluşması gerekiyordu ama sadece bizim partiden söyleyeyim, 50'den fazla arkadaşımız komisyona üye olmak için başvurdu." diye konuştu. Yapay zekanın dokunmadığı hiçbir alanın olmadığını belirten Dönmez, 2050 yılında yapay zeka ya da yapay zeka destekli robotik teknolojilerin, insanların yaptığı işin yüzde 50 ile 60 oranında yapılabileceğini öngördüklerini ifade etti. Dönmez, yapay zekanın ekonomik ve sosyal birçok etkisini bugünden öngörmeleri gerektiğini dile getirerek, şöyle konuştu: "TBMM, tabii yasal düzenlemenin en yetkili kurumu. Bu alanda bir düzenlemeye ihtiyaç varsa hiç şüphesiz yapacak fakat acele etmek istemiyoruz. Çünkü teknolojik bir gelişimle karşı karşıyayız. Zaman olgunlaşmadan önce yapılan birtakım düzenlemelerin, geçmişte başka alanlarda olduğu gibi teknolojilerin gelişmesine engel olabileceğini de gördük. Burada esnek bir modelle, inovasyona engel olmayacak şekilde yol alabileceğimizi düşünüyoruz." Dönmez ayrıca teknoloji ile kültürü buluşturan önemli bir adım üzerinde çalıştıklarını paylaşarak, "Eskişehir ile özdeşleşmiş iki büyük değerimiz olan Nasreddin Hoca ve Yunus Emre'yi yapay zeka ve dijital teknolojilerle buluşturacak bir dijital müze planlaması yürütüyoruz." dedi. Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz da yapay zekanın insanlara dış dünyayı bilmeyi, tahmin etmeyi ve yönetmeyi sağladığını ancak asıl meselenin, bu teknolojiyi geliştirirken insani değerleri koruyabilmek olduğunu vurguladı. Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise yapay zekanın stratejik bir alan olduğunu söyleyerek, çağın en dönüştürücü akıllarından bir tanesi olduğunu kaydetti. ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak da zirvede, bilginin teknoloji ile teorinin de pratikle buluştuğunu belirtti. ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan ise şehrin 3 güzide kurumunun el ele vererek yapay zeka gibi dünyayı dönüştüren bir alanda güç birliği yapmasının sadece akademik bir başarı değil, aynı zamanda şehrin entelektüel sermayesinin ne denli büyük bir sinerjiye sahip olduğunun en somut kanıtı olduğunu kaydetti. Farklı konu başlıklarının düzenlenecek panellerle ele alınacağı zirveye, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, Baro Başkanı Barış Günaydın, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, bazı kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler de katıldı. Zirve, yarın sona erecek.
- Zirveye çevrim içi katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz: - "Yapay zeka, bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer alırken bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısaltmış durumda. Bu alan, üniversitelerden girişimlere, kamudan özel sektöre kadar geniş bir yelpazede çok katmanlı bir işbirliğini zorunlu kılmaktadır" - "Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin, milletin tam anlamıyla bağımsız olması mümkün değildir. Kendi bilginizi, teknolojinizi üretmeden, yerli milli kapasitelerinizi geliştirmeden dünyadaki varlığınızı da güçlü bir şekilde ortaya koymak maalesef mümkün değil"

ESKİŞEHİR (AA) - Anadolu Üniversitesinin ev sahipliğinde Eskişehir Osmangazi Üniversitesi (ESOGÜ) ve Eskişehir Teknik Üniversitesinin (ESTÜ) katılımlarıyla yükseköğretimde disiplinler arası etkileşimi güçlendirmeyi ve yapay zeka ekosistemini ortak bir zeminde buluşturmayı hedefleyen "Uluslararası Eskişehir Yapay Zeka Zirvesi" başladı.

Anadolu Üniversitesi Öğrenci Merkezi Yunus Emre Salonu'nda düzenlenen zirvenin açılış programına çevrimiçi katılan Cumhurbaşkanı Yardımcısı Cevdet Yılmaz, kentteki 3 devlet üniversitesinin bu zirve özelinde sergilediği ortak iradenin, yükseköğretimdeki disiplinler arası etkileşim vizyonunun en somut örneklerinden olduğunu söyledi.

Bu zirvenin, bilimsel birikimi ortak bir ufka taşıyan ve Türkiye'nin yapay zeka yolculuğuna istikamet kazandıran güçlü bir buluşma zemini oluşturacağına inandığını belirten Yılmaz, şöyle konuştu:

"Yapay zeka, bugün veriden değere uzanan sürecin merkezinde yer alırken bilimsel üretim ile ekonomik çıktı arasındaki mesafeyi her zamankinden daha fazla kısaltmış durumda. Bu alan, üniversitelerden girişimlere, kamudan özel sektöre kadar geniş bir yelpazede çok katmanlı bir işbirliğini zorunlu kılmaktadır. Bilgi üretiminin hızını uygulama kapasitesiyle birlikte değerlendirmeyi gerektirmektedir. Eskişehir'deki üç üniversitemizin ortak iradesiyle hayata geçirilen bu zirve de tam olarak bu bütünleşmenin güçlü bir örneğini ortaya koymaktadır."

Yılmaz, zirve programı kapsamında Türkiye'nin yapay zeka ekosistem yönetimine dair çizilecek yol haritasının, Türkiye'nin bu yarışta "oyun kurucu" bir rol üstlenmesine katkıda bulunacağını vurguladı.

Aynı şekilde, "Dijital Hümanizm" kavramı etrafında şekillenecek sosyal ve beşeri bilimler tartışmalarının, teknolojiyi insan odaklı bir perspektifle yönetme iradesine güç vereceğini anlatan Yılmaz, "Tarımdan sağlığa, finanstan eğitime kadar kritik sektörlerde yapay zeka entegrasyonuyla başlayacak 'hassas yönetim' devri ise bu akademik birikimin reel ekonomimize doğrudan tahvil edilmesine yol açacaktır. Bu başlıkların işaret ettiği yönelim, yapay zekanın küresel ekonomik rekabetin belirleyici unsurlarından biri haline geldiğini ortaya koymaktadır." dedi.

- "Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil"

Yılmaz, meselenin artık teknolojiyi takip etmekten öte onu geliştiren, yöneten ve küresel ölçekte rekabet gücüne dönüştürebilen bir kapasiteyi inşa edebilmek olduğunu dile getirerek, şöyle devam etti:

"Teknolojiyi sadece kullanan, teknolojik gelişmeleri sadece dışarıdan takip eden bir ülkenin, milletin tam anlamıyla bağımsız olması mümkün değildir. Kendi bilginizi, teknolojinizi üretmeden, yerli milli kapasitelerinizi geliştirmeden dünyadaki varlığınızı da güçlü bir şekilde ortaya koymak maalesef mümkün değil. Türkiye, hükümetlerimiz, sayın Cumhurbaşkanımızın liderliğinde hep bu anlayışta olmuştur. Savunma sanayiinden enerjiye bütün alanlarda milli yerli kapasitelerimizi geliştirmek bizler için son derece kritik bir politika olmuştur. Şimdi de yapay zeka bağlamında aynı politikanın devam ettirildiğinin altını özellikle çizmek isterim."

Bu doğrultuda araştırmadan üretime, yatırımdan ihracata uzanan bütüncül bir politika yaklaşımıyla hareket ettiklerini vurgulayan Yılmaz, şunları kaydetti:

"Bir yandan bu yatay teknolojinin gelişimini yakından takip ederken diğer yandan sağlanacak ilerlemelerin etik değerler, hukuk, sosyal ve insani boyutlarını da hiçbir şekilde ihmal etmiyoruz. Yapay zeka, teknolojilerden bir teknoloji değil, bunun altını da çizmek isterim. Bütün alanları etkileyen, çok geniş bir yelpazede hayatı dönüştüren bir teknoloji. Dolayısıyla bununla ilgili yapılacak tartışmalarda sadece teknik tartışmalarla yetinmek doğru değildir. Sosyal adalet boyutuyla, demokrasi hak ve özgürlükler boyutuyla, etik ve hukuk çerçevesinde bütün boyutlarıyla bu teknolojiyi tartışmamız gerekiyor. Elbette bu teknolojiyi kullanacağız, geliştireceğiz, uygulayacağız ama aynı zamanda bunu doğru bir şekilde yapacağız. Bu teknolojilerin negatif, olumsuz etkilerini en aza indirirken pozitif, katkı sunacak yönlerini ise maksimum düzeyde değerlendireceğiz."

- "İnsan kaynağına ve altyapı kapasitesine özel bir önem atfediyoruz"

Yılmaz, insan odaklı bir anlayışla ele aldıkları yapay zekayı ulusal kalkınmanın, toplumsal refahın ve stratejik özerkliğin en temel unsurlarından biri olarak gördüklerine dikkati çekti.

Bu anlayışla 2021-2025 Ulusal Yapay Zeka Strateji'nin uygulama dönemini başarıyla tamamladıklarını belirten Yılmaz, sözlerini şöyle sürdürdü:

"Bu süreçte, Türkiye'nin yapay zeka alanında kurumsal kapasitesini güçlendiren, kamu, özel sektör ve akademi işbirliğini derinleştiren önemli bir öğrenme ve olgunlaşma dönemi yaşamış olduk. Elde ettiğimiz kazanımlar, yapay zekayı yalnızca teknolojik bir araç olarak değil kalkınma ve rekabet politikalarının temel bileşenlerinden biri olarak ele alma yaklaşımımızı pekiştirmiştir. Bu birikim üzerine inşa ettiğimiz yeni dönem eylem planı çalışmalarında odağımızı, yapay zeka ekosistemini uzun vadeli ve sürdürülebilir biçimde güçlendirilmesi oluşturuyor. Bu çerçevede, insan kaynağına ve altyapı kapasitesine özel bir önem atfediyoruz. Yapay zekada kalıcı başarıyı güçlü ve esnek bir ulusal hesaplama portföyü, güvenli ve paylaşılabilir veri alanları ile bu sistemleri tasarlayan, geliştiren ve yöneten nitelikli insan kaynağı arasında kurulacak dengeli bir yapı olmadan mümkün görmüyoruz."

Yılmaz, yeni dönemde bu alanda uzanan bütüncül bir yaklaşımı benimsediklerini anlatarak, "Diğer yandan ekonominin temel işletim sistemi haline gelen yapay zeka teknolojisine yönelik yeni bir eylem planı hazırlarken bu teknolojinin operasyonel verimliliğe, güvenliğe ve ölçülebilir ekonomik değere nasıl dönüşeceğine odaklanıyoruz. Bu anlamda yapay zeka alanındaki en güncel gelişmeleri dikkate alarak 'etken yapay zeka', 'egemen yapay zeka', 'yeşil yapay zeka', 'beşeri sermayenin adaptasyonu', 'küçük dil modelleri', 'sürdürülebilir enerji', 'veri egemenliği' gibi hususlara öncelik veriyoruz." ifadelerini kullandı.

Cevdet Yılmaz, yeni ve güncel hedeflere yoğunlaşan eylem planlarını gelecek aylarda kamuoyuyla paylaşacaklarını sözlerine ekledi.

- "Teknolojik bir gelişimle karşı karşıyayız"

TBMM Yapay Zeka Araştırma Komisyonu Başkanı ve AK Parti Eskişehir Milletvekili Fatih Dönmez ise gelinen noktada insan beynini ikame edecek, düşünme ve bilişsel yeteneklerini taklit edecek bir teknoloji ile karşı karşıya olduklarını anlattı.

Hal böyleyken TBMM'nin bunlara izleyici kalamayacağını belirten Dönmez, "Bu konuyu geçtiğimiz yıl gündeme getirdiğimizde aslında önce siyasi gruplardan tepkilerini aldık. Olağanüstü bir ilgi oldu. Normalde komisyonumuz 22 kişiden oluşması gerekiyordu ama sadece bizim partiden söyleyeyim, 50'den fazla arkadaşımız komisyona üye olmak için başvurdu." diye konuştu.

Yapay zekanın dokunmadığı hiçbir alanın olmadığını belirten Dönmez, 2050 yılında yapay zeka ya da yapay zeka destekli robotik teknolojilerin, insanların yaptığı işin yüzde 50 ile 60 oranında yapılabileceğini öngördüklerini ifade etti.

Dönmez, yapay zekanın ekonomik ve sosyal birçok etkisini bugünden öngörmeleri gerektiğini dile getirerek, şöyle konuştu:

"TBMM, tabii yasal düzenlemenin en yetkili kurumu. Bu alanda bir düzenlemeye ihtiyaç varsa hiç şüphesiz yapacak fakat acele etmek istemiyoruz. Çünkü teknolojik bir gelişimle karşı karşıyayız. Zaman olgunlaşmadan önce yapılan birtakım düzenlemelerin, geçmişte başka alanlarda olduğu gibi teknolojilerin gelişmesine engel olabileceğini de gördük. Burada esnek bir modelle, inovasyona engel olmayacak şekilde yol alabileceğimizi düşünüyoruz."

Dönmez ayrıca teknoloji ile kültürü buluşturan önemli bir adım üzerinde çalıştıklarını paylaşarak, " Eskişehir ile özdeşleşmiş iki büyük değerimiz olan Nasreddin Hoca ve Yunus Emre'yi yapay zeka ve dijital teknolojilerle buluşturacak bir dijital müze planlaması yürütüyoruz." dedi.

Eskişehir Valisi Erdinç Yılmaz da yapay zekanın insanlara dış dünyayı bilmeyi, tahmin etmeyi ve yönetmeyi sağladığını ancak asıl meselenin, bu teknolojiyi geliştirirken insani değerleri koruyabilmek olduğunu vurguladı.

Anadolu Üniversitesi Rektörü Prof. Dr. Yusuf Adıgüzel ise yapay zekanın stratejik bir alan olduğunu söyleyerek, çağın en dönüştürücü akıllarından bir tanesi olduğunu kaydetti.

ESOGÜ Rektörü Prof. Dr. Kamil Çolak da zirvede, bilginin teknoloji ile teorinin de pratikle buluştuğunu belirtti.

ESTÜ Rektörü Prof. Dr. Adnan Özcan ise şehrin 3 güzide kurumunun el ele vererek yapay zeka gibi dünyayı dönüştüren bir alanda güç birliği yapmasının sadece akademik bir başarı değil, aynı zamanda şehrin entelektüel sermayesinin ne denli büyük bir sinerjiye sahip olduğunun en somut kanıtı olduğunu kaydetti.

Farklı konu başlıklarının düzenlenecek panellerle ele alınacağı zirveye, AK Parti Merkez Karar ve Yönetim Kurulu (MKYK) Üyesi ve Eskişehir Milletvekili Nebi Hatipoğlu, Cumhuriyet Başsavcısı Üzeyir Karakülah, Adli Yargı Adalet Komisyonu Başkanı Arif Hamdi Sazak, İl Jandarma Komutanı Tuğgeneral Erhan Demir, İl Emniyet Müdürü Tolga Yılmaz, Baro Başkanı Barış Günaydın, AK Parti İl Başkanı Gürhan Albayrak, bazı kurum müdürleri, akademisyenler ve öğrenciler de katıldı.

Zirve, yarın sona erecek.

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.