dask

Sinerjiyi Açığa Çıkarmak: Antarktika'ya Uzanan Ortak Bir Yolculuk sergisi başkentte açıldı

Ekonomi (AA) - Anadolu Ajansı | 27.04.2026 - 15:57, Güncelleme: 27.04.2026 - 16:13 65 kez okundu.
 

Sinerjiyi Açığa Çıkarmak: Antarktika'ya Uzanan Ortak Bir Yolculuk sergisi başkentte açıldı

- TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın: - "Yüzyıllık dostluk, artık bilim, inovasyon ve ortak sorumluluk temelinde yeni bir yüzyıla taşınmaktadır. Bu işbirliğini daha da geliştirmeye önem veriyoruz ve Şili Ulusal Araştırma ve Geliştirme Ajansı gibi kurumlarla daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz" - MAM Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy: - "Türkiye-Şili ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken, kutup bölgelerindeki işbirliğimizin sadece ölçek olarak değil, aynı zamanda derinlik, etki ve küresel katkı açısından da büyümeye devam edeceğine inanıyoruz"
ANKARA (AA) - TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, kutup bilim seferleri kapsamında Türkiye ile Şili arasındaki işbirliğine dikkati çekerek, "Bu işbirliğini daha da geliştirmeye önem veriyoruz ve Şili Ulusal Araştırma ve Geliştirme Ajansı (ANID) gibi kurumlarla daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz." dedi. Şili'nin Ankara Büyükelçiliğince, Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı'nın 48. yıl dönümü vesilesiyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla "Sinerjiyi Açığa Çıkarmak: Antarktika'ya Uzanan Ortak Bir Yolculuk" fotoğraf sergisi açıldı. Aydın, burada yaptığı konuşmada, Antarktika ve Arktik'te yaşananların dünyada iklim sistemlerini, deniz seviyelerini, biyolojik çeşitliliği ve sürdürülebilirliği etkilemesi nedeniyle kutup biliminin herkes için ortak bir sorumluluk olduğunu söyledi. Türkiye'nin kutup biliminde aktif ve sorumlu bir katkı sağlayıcı olma yönünde net bir hedef ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, şu ifadeleri kullandı: "2017 yılında gerçekleştirdiğimiz ilk ulusal seferden bu yana kutup bölgelerindeki bilimsel varlığımızı istikrarlı şekilde güçlendirdik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının liderliği ve TÜBİTAK'ın bilimsel koordinasyonu ile son yıllarda önemli kurumsal adımlar atılmıştır. Bunlar arasında Kutup Araştırmaları Enstitüsünün kurulması, ulusal stratejilerin uygulanması ve Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulunun oluşturulması yer almaktadır. Tüm bu çalışmalar, araştırma, lojistik, insan kaynağı geliştirme ve uluslararası işbirliği kapasitemizi güçlendirmeye devam etmektedir." Aydın, derin deneyimi, kurumsal kapasitesi ve stratejik konumuyla Şili'nin küresel kutup çalışmalarında önemli bir yeri olduğuna işaret ederek, iki ülke arasındaki işbirliğinin güvene dayalı bilimsel ortaklığın güçlü bir örneği haline geldiğini söyledi. - Diplomatik ilişkilerde ikinci yüzyıl Bu işbirliğinin aynı zamanda Antarktika Antlaşması Sistemi içinde bilimsel ortaklıkların nasıl anlamlı ve yapıcı katkılar sunabileceğini de gösterdiğini belirten Aydın, şöyle devam etti: "Punta Arenas, Türk Antarktika seferleri için önemli bir geçiş noktası olmuştur. Aynı zamanda araştırmacılarımız ve kurumlarımız arasındaki işbirliği saha koordinasyonu, bilgi paylaşımı ve ortak bilimsel çalışmalar yoluyla gelişmiştir. Bu deneyimler, kutup bölgelerinde başarının uluslararası işbirliğine bağlı olduğunu göstermektedir. Türkiye ile Şili arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılını kutladığımız bu dönemde, bu ortaklık özel bir anlam taşımaktadır. 100 yıllık dostluk, artık bilim, inovasyon ve ortak sorumluluk temelinde yeni bir yüzyıla taşınmaktadır. Bu işbirliğini daha da geliştirmeye önem veriyoruz ve Şili Ulusal Araştırma ve Geliştirme Ajansı (ANID) gibi kurumlarla daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz." Aydın, bugün açtıkları serginin bu yolculuğu yansıttığını ve buradaki fotoğrafların buzulların ve araştırma ekiplerinin yanı sıra adanmışlığı, dayanıklılığı ve insanları sınırların ötesinde birleştiren bilimin evrensel dilini de ortaya koyduğunu aktardı. Türkiye'nin bu yıl Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlandığına dikkati çeken Aydın, bu tür işbirliklerinin, kendilerine iklim eyleminin bilimle yönlendirilmesi, işbirliğiyle güçlendirilmesi ve ortak sorumluluk anlayışıyla ilerletilmesi gerektiğini hatırlattığını dile getirdi. Aydın, Türkiye'nin Antarktika Antlaşması Sistemi'ne yaptığı yapıcı katkıların Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı sürecinde ülkenin "Danışman Ülke" statüsü başvurusunu önemli bir aşamaya getirmiş olmasından memnuniyet duyduklarını söyledi. Bu sürece sorumluluk, işbirliği ve katkı anlayışıyla yaklaşmaya devam edeceklerini anlatan Aydın, "TÜBİTAK olarak bilim diplomasisinin ülkeler arasında güven inşa etmenin en güçlü yollarından biri olduğuna inanıyoruz. Araştırmacılar birlikte çalıştığında kurumlar birbirine yaklaşır. Bilgi paylaşıldığında ortak çözümler mümkün hale gelir." dedi. - "Birlikte başardıklarımızla gurur duyuyoruz" TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy da Türkiye ve Şili'nin en başından beri kutup araştırmalarında uzun süreli ve güvene dayalı bir işbirliği geliştirdiğini dile getirerek, Antarktik işbirliğine ilişkin mutabakat zaptlarının sadece kağıt üzerinde kalmadığını, sayısız girişim ve son derece üretken ortak çabalar aracılığıyla aktif bir şekilde uygulamaya dönüştürüldüğünü belirtti. İki ülkenin ortaklaşa gerçekleştirdiği çalışmalar konusunda örnekler veren Özsoy, bunların sembolik jestler değil, uluslararası ortaklığın en uç koşullar altında bile nasıl etkili bir şekilde işleyebileceğini gösteren pratik, çözüm odaklı işbirlikleri olduğunun altını çizdi. Özsoy, Türkiye ve Şili'nin, Antarktika lojistiğinde koordinasyonu ve verimliliği artırmak için yan yana çalıştığını vurgulayarak, şunları kaydetti: "Şili, Antarktika seferlerine katılan Türk araştırmacılara ve hatta öğrencilere cömertçe ev sahipliği yapmıştır. Ortaklığımız sadece Antarktika ile sınırlı değil, Arktik seferlerimiz kapsamında Şilili bilim insanlarını ağırlama ayrıcalığına sahip olduk. Kutup bölgeleri sadece uzak coğrafi alanlar değil, bilimin bir bütün olarak insanlığa hizmet ettiği alanlardır. Şimdiye kadar birlikte başardıklarımızdan gurur duyuyoruz, ancak daha da önemlisi, önümüzdeki dönem için kendimize güveniyoruz. Türkiye-Şili ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken, kutup bölgelerindeki işbirliğimizin sadece ölçek olarak değil, aynı zamanda derinlik, etki ve küresel katkı açısından da büyümeye devam edeceğine inanıyoruz. Nihayetinde inşa ettiğimiz şey sadece bilimsel kapasite değil, bilgiyle şekillenen, işbirliğiyle yönlendirilen ve gezegenimize karşı kolektif bir sorumlulukla hareket eden ortak bir gelecektir."
- TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın: - "Yüzyıllık dostluk, artık bilim, inovasyon ve ortak sorumluluk temelinde yeni bir yüzyıla taşınmaktadır. Bu işbirliğini daha da geliştirmeye önem veriyoruz ve Şili Ulusal Araştırma ve Geliştirme Ajansı gibi kurumlarla daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz" - MAM Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy: - "Türkiye-Şili ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken, kutup bölgelerindeki işbirliğimizin sadece ölçek olarak değil, aynı zamanda derinlik, etki ve küresel katkı açısından da büyümeye devam edeceğine inanıyoruz"

ANKARA (AA) - TÜBİTAK Başkanı Prof. Dr. Orhan Aydın, kutup bilim seferleri kapsamında Türkiye ile Şili arasındaki işbirliğine dikkati çekerek, "Bu işbirliğini daha da geliştirmeye önem veriyoruz ve Şili Ulusal Araştırma ve Geliştirme Ajansı (ANID) gibi kurumlarla daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz." dedi.

Şili'nin Ankara Büyükelçiliğince, Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı'nın 48. yıl dönümü vesilesiyle, Sanayi ve Teknoloji Bakanı Mehmet Fatih Kacır'ın katılımıyla "Sinerjiyi Açığa Çıkarmak: Antarktika'ya Uzanan Ortak Bir Yolculuk" fotoğraf sergisi açıldı.

Aydın, burada yaptığı konuşmada, Antarktika ve Arktik'te yaşananların dünyada iklim sistemlerini, deniz seviyelerini, biyolojik çeşitliliği ve sürdürülebilirliği etkilemesi nedeniyle kutup biliminin herkes için ortak bir sorumluluk olduğunu söyledi.

Türkiye'nin kutup biliminde aktif ve sorumlu bir katkı sağlayıcı olma yönünde net bir hedef ortaya koyduğunu vurgulayan Aydın, şu ifadeleri kullandı:

"2017 yılında gerçekleştirdiğimiz ilk ulusal seferden bu yana kutup bölgelerindeki bilimsel varlığımızı istikrarlı şekilde güçlendirdik. Sanayi ve Teknoloji Bakanlığının liderliği ve TÜBİTAK'ın bilimsel koordinasyonu ile son yıllarda önemli kurumsal adımlar atılmıştır. Bunlar arasında Kutup Araştırmaları Enstitüsünün kurulması, ulusal stratejilerin uygulanması ve Kutup Bölgeleri Koordinasyon Kurulunun oluşturulması yer almaktadır. Tüm bu çalışmalar, araştırma, lojistik, insan kaynağı geliştirme ve uluslararası işbirliği kapasitemizi güçlendirmeye devam etmektedir."

Aydın, derin deneyimi, kurumsal kapasitesi ve stratejik konumuyla Şili'nin küresel kutup çalışmalarında önemli bir yeri olduğuna işaret ederek, iki ülke arasındaki işbirliğinin güvene dayalı bilimsel ortaklığın güçlü bir örneği haline geldiğini söyledi.

- Diplomatik ilişkilerde ikinci yüzyıl

Bu işbirliğinin aynı zamanda Antarktika Antlaşması Sistemi içinde bilimsel ortaklıkların nasıl anlamlı ve yapıcı katkılar sunabileceğini de gösterdiğini belirten Aydın, şöyle devam etti:

"Punta Arenas, Türk Antarktika seferleri için önemli bir geçiş noktası olmuştur. Aynı zamanda araştırmacılarımız ve kurumlarımız arasındaki işbirliği saha koordinasyonu, bilgi paylaşımı ve ortak bilimsel çalışmalar yoluyla gelişmiştir. Bu deneyimler, kutup bölgelerinde başarının uluslararası işbirliğine bağlı olduğunu göstermektedir. Türkiye ile Şili arasındaki diplomatik ilişkilerin 100. yılını kutladığımız bu dönemde, bu ortaklık özel bir anlam taşımaktadır. 100 yıllık dostluk, artık bilim, inovasyon ve ortak sorumluluk temelinde yeni bir yüzyıla taşınmaktadır. Bu işbirliğini daha da geliştirmeye önem veriyoruz ve Şili Ulusal Araştırma ve Geliştirme Ajansı (ANID) gibi kurumlarla daha güçlü bağlar kurmayı hedefliyoruz."

Aydın, bugün açtıkları serginin bu yolculuğu yansıttığını ve buradaki fotoğrafların buzulların ve araştırma ekiplerinin yanı sıra adanmışlığı, dayanıklılığı ve insanları sınırların ötesinde birleştiren bilimin evrensel dilini de ortaya koyduğunu aktardı.

Türkiye'nin bu yıl Antalya'da COP31'e ev sahipliği yapmaya hazırlandığına dikkati çeken Aydın, bu tür işbirliklerinin, kendilerine iklim eyleminin bilimle yönlendirilmesi, işbirliğiyle güçlendirilmesi ve ortak sorumluluk anlayışıyla ilerletilmesi gerektiğini hatırlattığını dile getirdi.

Aydın, Türkiye'nin Antarktika Antlaşması Sistemi'ne yaptığı yapıcı katkıların Antarktika Antlaşması Danışma Toplantısı sürecinde ülkenin "Danışman Ülke" statüsü başvurusunu önemli bir aşamaya getirmiş olmasından memnuniyet duyduklarını söyledi.

Bu sürece sorumluluk, işbirliği ve katkı anlayışıyla yaklaşmaya devam edeceklerini anlatan Aydın, "TÜBİTAK olarak bilim diplomasisinin ülkeler arasında güven inşa etmenin en güçlü yollarından biri olduğuna inanıyoruz. Araştırmacılar birlikte çalıştığında kurumlar birbirine yaklaşır. Bilgi paylaşıldığında ortak çözümler mümkün hale gelir." dedi.

- "Birlikte başardıklarımızla gurur duyuyoruz"

TÜBİTAK Marmara Araştırma Merkezi (MAM) Başkanı Prof. Dr. Burcu Özsoy da Türkiye ve Şili'nin en başından beri kutup araştırmalarında uzun süreli ve güvene dayalı bir işbirliği geliştirdiğini dile getirerek, Antarktik işbirliğine ilişkin mutabakat zaptlarının sadece kağıt üzerinde kalmadığını, sayısız girişim ve son derece üretken ortak çabalar aracılığıyla aktif bir şekilde uygulamaya dönüştürüldüğünü belirtti.

İki ülkenin ortaklaşa gerçekleştirdiği çalışmalar konusunda örnekler veren Özsoy, bunların sembolik jestler değil, uluslararası ortaklığın en uç koşullar altında bile nasıl etkili bir şekilde işleyebileceğini gösteren pratik, çözüm odaklı işbirlikleri olduğunun altını çizdi.

Özsoy, Türkiye ve Şili'nin, Antarktika lojistiğinde koordinasyonu ve verimliliği artırmak için yan yana çalıştığını vurgulayarak, şunları kaydetti:

"Şili, Antarktika seferlerine katılan Türk araştırmacılara ve hatta öğrencilere cömertçe ev sahipliği yapmıştır. Ortaklığımız sadece Antarktika ile sınırlı değil, Arktik seferlerimiz kapsamında Şilili bilim insanlarını ağırlama ayrıcalığına sahip olduk. Kutup bölgeleri sadece uzak coğrafi alanlar değil, bilimin bir bütün olarak insanlığa hizmet ettiği alanlardır. Şimdiye kadar birlikte başardıklarımızdan gurur duyuyoruz, ancak daha da önemlisi, önümüzdeki dönem için kendimize güveniyoruz. Türkiye-Şili ilişkilerinin ikinci yüzyılına girerken, kutup bölgelerindeki işbirliğimizin sadece ölçek olarak değil, aynı zamanda derinlik, etki ve küresel katkı açısından da büyümeye devam edeceğine inanıyoruz. Nihayetinde inşa ettiğimiz şey sadece bilimsel kapasite değil, bilgiyle şekillenen, işbirliğiyle yönlendirilen ve gezegenimize karşı kolektif bir sorumlulukla hareket eden ortak bir gelecektir."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.