dask

Van'da depremlerin ardından yapı stoku güçlendirildi

Gündem (AA) - Anadolu Ajansı | 23.10.2026 - 13:07, Güncelleme: 23.10.2026 - 13:08 120 kez okundu.
 

Van'da depremlerin ardından yapı stoku güçlendirildi

- Kentte 2011'de meydana gelen depremlerin ardından yeni konutlar ve kamu binalarının inşa edilmesi, afetlere karşı daha dirençli bir yapılaşma sürecinin temel adımlarından biri oldu - Van YYÜ Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Şatır: - "Deprem durumunda mühendislik hatasından dolayı binalar yıkılırsa firmalar ceza alacak. Bu durum, kişilerin sorumluluk bilincini de artırmış oldu. Türkiye genelinde şu anda yapı denetim uygulamaları düzenli olarak yapılıyor"
VAN (AA) - ORHAN SAĞLAM - Van'da 2011'de meydana gelen depremlerin ardından Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) deprem yönetmeliğine uygun konutlar, okullar ve kamu binaları inşa edilerek kentteki yapı stoku güçlendirildi. Kentte 23 Ekim ve 9 Kasım 2011'de meydana gelen 7,2 ve 5,6 büyüklüğündeki depremlerde 31 bin 870 konut, 8 bin 849 iş yeri ve 9 bin 602 ahır ağır hasar gördü. Kentte 644 kişinin yaşamını yitirdiği iki büyük depremin ardından başlatılan konut seferberliği kapsamında AFAD tarafından Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde 25 binin üzerinde konut tamamlanarak depremzedelere teslim edildi, 17 okul, 33 cami, 9 alışveriş merkezi ve 3 bin 194 ahır yapıldı. Ayrıca "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında 6 bin 803 konutun inşa çalışmalarının başlatıldığı kentte, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü, DSİ 17. Bölge Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, Van Adliyesi gibi kurumlar da yeni yapılan depreme dayanıklı binalarına taşındı. Millet Bahçesi'nin yanında yeni valilik binası inşaatının devam ettiği kentte, son 4 yılda 167'si anaokulu olmak üzere yaklaşık 300 okul inşa edilerek hizmete açıldı. Depremden sonra yüzlerce binanın kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yenilenmesi ve inşaat firmalarının yeni yönetmelikleri göz önünde bulundurarak depreme dayanıklı yapılar inşa etmesiyle kentteki yapı stoku güçlendirildi. - "TOKİ yapılarında belli standartlar var" Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Şatır, AA muhabirine, Türkiye'nin deprem bölgesinde yer aldığını ve afetlere karşı her an hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi. Deprem, sel ve iklim değişikliğine bağlı afetlerin gelecekte şehirleri etkileyebilecek önemli riskler arasında bulunduğunu belirten Şatır, dirençli kent kavramının bu noktada önem kazandığını ifade etti. Deprem sonrasında önceliğin barınma ihtiyacının karşılanması olduğunu dile getiren Şatır, bu doğrultuda TOKİ tarafından konutlar inşa edildiğini anlattı. Deprem sonrasında geçici barınma alanlarında yaşayan vatandaşların kalıcı konutlara yerleştirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Şatır, şunları kaydetti: "Bu, temel yaklaşımın ilk aşamasıdır. Kalıcı konutların sağlam ve doğru zemine yapılması önemliydi. 2012'de, o dönemdeki adıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, zemin kontrollerini hızlıca yaparak deprem sonrasında yeni yapıların nerelere yapılması gerektiği konusunda girişimlerde bulundu. Yapılaşmalar başladı ve konutlar dağıtıldı. 2012 ve 2013'te birçok kişi ev sahibi oldu, bu noktada bir nebze de olsa yaralar sarılmış oldu." Depremde Van'daki bazı yapıların orta ve ağır hasar aldığını belirten Şatır, eski yapıların risk oluşturduğuna dikkati çekti. Deprem sonrasında inşa edilen yapılarda daha dikkatli davranıldığını, yapı denetimi ile inşaat sürecinde sunulan mühendislik hizmetlerinin önem taşıdığını anlatan Şatır, şöyle devam etti: "Deprem durumunda mühendislik hatasından dolayı binalar yıkılırsa firmalar ceza alacak. Bu durum, kişilerin sorumluluk bilincini de artırmış oldu. Türkiye genelinde şu anda yapı denetim uygulamaları düzenli olarak yapılıyor. TOKİ yapılarında belli standartlar var. Bu standartlar TOKİ'nin kendi mühendisleri tarafından denetleniyor. Mühendisler geldiğinde gerekli eksiklikleri not alıp bildiriyorlar. Denetçilerin bağımsız olması önemli. Beton, temel ve zemin kalitesi önemli. TOKİ'nin, yapının mimari tasarımına uygun tip projeleri var. Statik ve mukavemet hesapları yapılmış tip projelerin bulunması ve bunların çeşitli bölgelere uyarlanabilmesi önemli. Dolayısıyla Van'da vatandaşlarımız deprem öncesinde yapılan TOKİ konutlarında da çok büyük zarar görülmedi. Deprem sonrasında yapılan TOKİ konutları ise daha dikkatli şekilde ve yeni yönetmeliklere göre inşa edildi. Bunların daha sağlam olduğunu düşünüyorum." - "İnsanların yaşam standartlarını düşünmemiz gerekiyor" Deprem sonrasında yapılan konutlarda alınması gereken tedbirlerden de bahseden Şatır, yapı güvenliğinin yanı sıra planlamanın ve yaşam alanlarının niteliğinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı. Şatır, "Deprem sonrasında yapılan konutların mühendislik hizmetlerinin iyi olması, planlı yapılaşmaya gidilmesi, yapı yüksekliklerinin zemine göre belirlenmesi ve insanların yaşam standartlarının düşünülmesi gerekiyor. Yeşil alan ve afet sonrası toplanma alanları önemli çünkü sel ve deprem gibi afetlerde insanlar riskli bölgelerden kaçma eğiliminde oluyor. Özellikle depremden sonra yapıları bir anda terk ettiklerinde trafik yoğunluğu inanılmaz artıyor." diye konuştu. TOKİ tarafından Kurubaş mevkisinde yürütülen yapılaşmaya da değinen Şatır, şu değerlendirmede bulundu: "Eğer bir TOKİ veya devlet yapısı yapılacaksa gerekli sondajlar ve zemin etütleri yapılıyor. Günümüzde deprem yönetmelikleri gereği devlet bir yapı yapıyorsa yönetmeliklere uyuyor çünkü sonuç itibarıyla devletin temel önceliği kar etmek değil, insanlara yeni konut ve barınma alanları açmak. Daha sonra sürdürülebilir bir yapı içerisinde elbette belli bir miktar kazanıp yeni yapılara kaynak sağlamak durumunda."
- Kentte 2011'de meydana gelen depremlerin ardından yeni konutlar ve kamu binalarının inşa edilmesi, afetlere karşı daha dirençli bir yapılaşma sürecinin temel adımlarından biri oldu - Van YYÜ Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Şatır: - "Deprem durumunda mühendislik hatasından dolayı binalar yıkılırsa firmalar ceza alacak. Bu durum, kişilerin sorumluluk bilincini de artırmış oldu. Türkiye genelinde şu anda yapı denetim uygulamaları düzenli olarak yapılıyor"

VAN (AA) - ORHAN SAĞLAM - Van'da 2011'de meydana gelen depremlerin ardından Toplu Konut İdaresi Başkanlığınca (TOKİ) deprem yönetmeliğine uygun konutlar, okullar ve kamu binaları inşa edilerek kentteki yapı stoku güçlendirildi.

Kentte 23 Ekim ve 9 Kasım 2011'de meydana gelen 7,2 ve 5,6 büyüklüğündeki depremlerde 31 bin 870 konut, 8 bin 849 iş yeri ve 9 bin 602 ahır ağır hasar gördü.

Kentte 644 kişinin yaşamını yitirdiği iki büyük depremin ardından başlatılan konut seferberliği kapsamında AFAD tarafından Edremit, İpekyolu, Tuşba ve Erciş ilçelerinde 25 binin üzerinde konut tamamlanarak depremzedelere teslim edildi, 17 okul, 33 cami, 9 alışveriş merkezi ve 3 bin 194 ahır yapıldı.

Ayrıca "Yüzyılın Konut Projesi" kapsamında 6 bin 803 konutun inşa çalışmalarının başlatıldığı kentte, Karayolları 11. Bölge Müdürlüğü, DSİ 17. Bölge Müdürlüğü, Emniyet Müdürlüğü, Van Adliyesi gibi kurumlar da yeni yapılan depreme dayanıklı binalarına taşındı.

Millet Bahçesi'nin yanında yeni valilik binası inşaatının devam ettiği kentte, son 4 yılda 167'si anaokulu olmak üzere yaklaşık 300 okul inşa edilerek hizmete açıldı.

Depremden sonra yüzlerce binanın kentsel dönüşüm çalışmaları kapsamında yenilenmesi ve inşaat firmalarının yeni yönetmelikleri göz önünde bulundurarak depreme dayanıklı yapılar inşa etmesiyle kentteki yapı stoku güçlendirildi.

- "TOKİ yapılarında belli standartlar var"

Van Yüzüncü Yıl Üniversitesi (YYÜ) Peyzaj Mimarlığı Bölümü Öğretim Üyesi Prof. Dr. Onur Şatır, AA muhabirine, Türkiye'nin deprem bölgesinde yer aldığını ve afetlere karşı her an hazırlıklı olunması gerektiğini söyledi.

Deprem, sel ve iklim değişikliğine bağlı afetlerin gelecekte şehirleri etkileyebilecek önemli riskler arasında bulunduğunu belirten Şatır, dirençli kent kavramının bu noktada önem kazandığını ifade etti.

Deprem sonrasında önceliğin barınma ihtiyacının karşılanması olduğunu dile getiren Şatır, bu doğrultuda TOKİ tarafından konutlar inşa edildiğini anlattı.

Deprem sonrasında geçici barınma alanlarında yaşayan vatandaşların kalıcı konutlara yerleştirilmesinin önemli olduğunu vurgulayan Şatır, şunları kaydetti:

"Bu, temel yaklaşımın ilk aşamasıdır. Kalıcı konutların sağlam ve doğru zemine yapılması önemliydi. 2012'de, o dönemdeki adıyla Çevre ve Şehircilik Bakanlığımız, zemin kontrollerini hızlıca yaparak deprem sonrasında yeni yapıların nerelere yapılması gerektiği konusunda girişimlerde bulundu. Yapılaşmalar başladı ve konutlar dağıtıldı. 2012 ve 2013'te birçok kişi ev sahibi oldu, bu noktada bir nebze de olsa yaralar sarılmış oldu."

Depremde Van'daki bazı yapıların orta ve ağır hasar aldığını belirten Şatır, eski yapıların risk oluşturduğuna dikkati çekti.

Deprem sonrasında inşa edilen yapılarda daha dikkatli davranıldığını, yapı denetimi ile inşaat sürecinde sunulan mühendislik hizmetlerinin önem taşıdığını anlatan Şatır, şöyle devam etti:

"Deprem durumunda mühendislik hatasından dolayı binalar yıkılırsa firmalar ceza alacak. Bu durum, kişilerin sorumluluk bilincini de artırmış oldu. Türkiye genelinde şu anda yapı denetim uygulamaları düzenli olarak yapılıyor. TOKİ yapılarında belli standartlar var. Bu standartlar TOKİ'nin kendi mühendisleri tarafından denetleniyor. Mühendisler geldiğinde gerekli eksiklikleri not alıp bildiriyorlar. Denetçilerin bağımsız olması önemli. Beton, temel ve zemin kalitesi önemli. TOKİ'nin, yapının mimari tasarımına uygun tip projeleri var. Statik ve mukavemet hesapları yapılmış tip projelerin bulunması ve bunların çeşitli bölgelere uyarlanabilmesi önemli. Dolayısıyla Van'da vatandaşlarımız deprem öncesinde yapılan TOKİ konutlarında da çok büyük zarar görülmedi. Deprem sonrasında yapılan TOKİ konutları ise daha dikkatli şekilde ve yeni yönetmeliklere göre inşa edildi. Bunların daha sağlam olduğunu düşünüyorum."

- "İnsanların yaşam standartlarını düşünmemiz gerekiyor"

Deprem sonrasında yapılan konutlarda alınması gereken tedbirlerden de bahseden Şatır, yapı güvenliğinin yanı sıra planlamanın ve yaşam alanlarının niteliğinin de göz önünde bulundurulması gerektiğini vurguladı.

Şatır, "Deprem sonrasında yapılan konutların mühendislik hizmetlerinin iyi olması, planlı yapılaşmaya gidilmesi, yapı yüksekliklerinin zemine göre belirlenmesi ve insanların yaşam standartlarının düşünülmesi gerekiyor. Yeşil alan ve afet sonrası toplanma alanları önemli çünkü sel ve deprem gibi afetlerde insanlar riskli bölgelerden kaçma eğiliminde oluyor. Özellikle depremden sonra yapıları bir anda terk ettiklerinde trafik yoğunluğu inanılmaz artıyor." diye konuştu.

TOKİ tarafından Kurubaş mevkisinde yürütülen yapılaşmaya da değinen Şatır, şu değerlendirmede bulundu:

"Eğer bir TOKİ veya devlet yapısı yapılacaksa gerekli sondajlar ve zemin etütleri yapılıyor. Günümüzde deprem yönetmelikleri gereği devlet bir yapı yapıyorsa yönetmeliklere uyuyor çünkü sonuç itibarıyla devletin temel önceliği kar etmek değil, insanlara yeni konut ve barınma alanları açmak. Daha sonra sürdürülebilir bir yapı içerisinde elbette belli bir miktar kazanıp yeni yapılara kaynak sağlamak durumunda."

Habere ifade bırak !
Habere ait etiket tanımlanmamış.
Okuyucu Yorumları (0)

Yorumunuz başarıyla alındı, inceleme ardından en kısa sürede yayına alınacaktır.

Yorum yazarak Topluluk Kuralları’nı kabul etmiş bulunuyor ve noktahaber.com.tr sitesine yaptığınız yorumunuzla ilgili doğrudan veya dolaylı tüm sorumluluğu tek başınıza üstleniyorsunuz. Yazılan tüm yorumlardan site yönetimi hiçbir şekilde sorumlu tutulamaz.
Sitemizden en iyi şekilde faydalanabilmeniz için çerezler kullanılmaktadır, sitemizi kullanarak çerezleri kabul etmiş saylırsınız.